Star yazarı Ersoy Dede, Kadir Gecesi'nde rakı masasından fotoğraf paylaşıp, altına da "Kadir Gecesi özel" diye yazan hadsizlere ayar verdi.
Star yazarı Ersoy Dede, Kadir Gecesi'nde rakı masasından fotoğraf paylaşıp, altına da "Kadir Gecesi özel" diye yazan hadsizlere ayar verdi. Dede, "İnanmıyorsunuz, reddediyorsunuz, kabul etmiyorsunuz... Tamam!.. Peki bu hiç inanmadığınız şeylerle bitmeyen kavga ne diye?.. İnanmadığın bir şeyi bu kadar takıntı yapmak ne diye?" dediği yazısında şunları kaydetti:
"(...) Âlem-i İslâm'a, bin aydan daha hayırlı olduğu müjdelenen Kadir gecemizin coşkusunu yaşadığımız o akşam, bir kaç kendini bilmez, kıt zekâlarınca inancımızla alay etmeye kalktılar. O gece tam olarak bu oldu...
**
Size bir şey hatırlatayım mı?.. Bakın bu ülkede, hiç bir vakitte ama hiç bir vakitte... Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı oluğunda da, Başbakan, Cumhurbaşkanı olduğunda da, kadrolarıyla başka hiç bir partiye ihtiyaç duymadan Anayasayı değiştirecek çoğunluğu elde ettiğinde de kimseye, zannedilenin ya da vehmedilenin aksine Müslümanca yaşam dayatılmadı... Kimse bu konuda tek bir örnek bile veremez... Erdoğan belediye başkanı olduğu gün, meyhaneleri kapatacak diyenler, gazetelerinde konforlu köşelerini muhafaza ediyor. Belediye otobüslerini; harem/selamlık şeklinde ayıracak diye ortalığı ayağa kaldıranlar şimdi de yazmaya devam ediyor... Kaç sene geçti üzerinden?.. Neredeyse 30 yıl olacak değil mi?.. Onun üzerine neler geldi geçti.. Karma eğitime son vereceğini yazdılar, ülke genelinde içki yasaklayacağını, resmi tatil gününü değiştireceğini, kadınlara başörtüsünü zorunlu tutacağını, kadınların okula gitmesine/işe girmesine izin verilmeyeceğini... Daha neler neler... Ne oldu?.. Ya hu başında başörtü var diye kızların okula alınmadığı bir ülkeden, bizzat Emine Erdoğan Hanımefendi'nin öncülüğünde "haydi kızlar okula" kampanyasıyla her çocuğumuzun okutulduğu bir Türkiye'ye kavuştuk... Evet, kimseye Müslüman gibi bir yaşam dayatmadı AK Parti... Sadece Müslümanca yaşadığı için yaşanan haksızlıkları giderdi... Birilerinin mini eteğiyle girebildiği derslere başörtüsüyle giremeyen kızlarımızın yaşadığı adaletsizlik son buldu... Ama her dönemde Müslüman gibi yaşamaya çalışanlar; fiziksel yahut psikolojik şiddet gördü ya da alay konusu oldu... Bu son olay da işte tamamen bu anlayışın bir tezahürü...
**
Yaptıkları ne ki?.. Her zaman yapılan şeyler... Dinle, inançlarla, ibadetlerle dalga geçmek... Hayatlarının rutini zaten... Peki kim bu insanlar?.. Bu kadar öfkeyi nerede ve neden biriktirdiler?.. Ne istiyorlar bizden?.. Bakın bunu samimiyetle soruyorum... Ne istiyorsunuz kardeşim?..
**
Değerli dostlar... Anlamadığım şu... Şimdi teknik olarak bu ateist arkadaşlar, (daha teknik detaylara girmeksizin kabaca ifade etmek gerekirse) Allah'a ve Peygamberlere, kitaplara, meleklere inanmıyorlar, değil mi?.. Deist arkadaşların inanç dünyası biraz daha farklı... Ama temeli inançsız olmaktan geçiyor... İnanmıyorsunuz, reddediyorsunuz, kabul etmiyorsunuz... Tamam!.. Peki bu hiç inanmadığınız şeylerle bitmeyen kavga ne diye?.. İnanmadığın bir şeyi bu kadar takıntı yapmak ne diye?.. (...) Bana ne bulaşıyorsun kardeşim?.."