Mustafa Şentop Prens Harry'nin Afganistan sözleri üzerinden Batı'ya ayar çekti!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Ankara'da düzenlenen 21’inci Yüzyılda İnsan Haklarının Geleceği konulu uluslararası konferansta konuşan TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Prens Harry'nin kaleme aldığı kitabında Afganistan ile ilgili sözlerini gündeme getirerek Batı'ya ayar çekti.
Yeniakit.com.tr
TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Kamu Denetçiliği Kurumu’nun düzenlediği "21’inci Yüzyılda İnsan Haklarının Geleceği" konulu uluslararası konferansta konuştu.
Başkan Şentop, "Yabancı düşmanlığı, İslam düşmanlığı, Müslüman düşmanlığı, dünyada birçok ülkede ciddi sorunlar üretecek noktaya geldi." dedikten sonra, İngiliz Kraliyet Ailesi Prensi Harry'nin Afganistan'a ilişkin sözlerini örnek gösterdi.
Sözlerine, "İngiliz Kraliyet Ailesi’nden istifa eden, ayrılan prensin otobiyografik bir kitabı çıkıyor. O kitaptan bazı bölümler basına sızdı. Orada bir yerde 'Afganistan'da görev yaptım. 25 kişiyi öldürdüm. Onları insan olarak görmüyordum. Eğer insan olarak görsem zaten öldüremezdim. Onları insan olarak görmememiz konusunda eğitim aldık' diyor." ifadesi ile başlayan Mustafa Şentop, "Bu genç, beyaz Avrupalı'nın bir görüşü değil sadece, keşke öyle olsa. Bu bir kültürü, bir yaklaşımı, bir anlayışı ifade ediyor." dedi.
'Paradigmamızı bunun üstüne oturtmamız gerekir'
TBMM Başkanı Mustafa Şentop konuşmasına şöyle devam etti:
Avrupalı beyaz bir insan Afganistan'da yaşayan 25 insanın insan olmadığına karar veriyor, kendisini ikna ediyor, onları öldürebiliyor ve bundan hiç utanç duymadığını ifade ediyor.
Temel meselemiz; insan haklarıyla ilgili ne yazarsak yazalım, hangi kurumları oluşturursak oluşturalım, temel meselemiz bir paradigma meselesi. Biz, dünyada yaşayan 8 milyon kişi hangi ten rengine, hangi inanca, hangi ırka sahip olursak olalım, her birinin diğeriyle tam anlamıyla, gerçek anlamda hukuk konusunda eşit olduğunu kabul etmek ve zihnimizi, kültürümüzü de paradigmamızı da bunun üzerine oturtmamız gerekir.
Bunu yapmadığımız taktirde küreselleşen bir dünyada gerçek anlamda insan hakları uygulamasını yerleştirebilmek mümkün olmaz.