Hayatı insanca yaşamak için birbirimizle münakaşa tartışma yolunu değil müzakere yolunu izlemeliyiz.
Münakaşa, tartışma uygun değildir. Zira münakaşa kişileri birbirinden soğutur. Sevgiyi kaybettirir ve nefreti doğurur. Bu konuda Hz. Peygamber (s.a.v.) şefaatçi olarak şöyle buyurmuştur:
MÜNAKAŞA.. TARTIŞMA
“Ben, münakaşayı haklı da olsa terk edene cennetin kenarında köşk verileceğine kefilim, yalanı şaka da olsa terk edene cennetin ortasında köşk verileceğine kefilim, ahlakını güzelleştirene de cennetin en yükseğinde köşk verileceğine kefilim.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 8, Hadis no: 4800.)
AFÜVV OL.. AFFETMEK
Birbirimize karşı; hata edince af ve özür dilemeyi, hata edilince de affetmesini bilmeliyiz. İnsanın hata edebileceği gerçeği, herkes için geçerlidir. Suç işleyen insan, affedilmeye layık olmasa bile kişi kendisini affetmeye layık görmeli de affetmelidir. Av hem insanın kendisini hem de karşıdakini kazandırır. Af, suçu ve suçluyu artırmadıkça tercih edilen bir değerdir.
Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:
“Rabbiniz tarafından bir mağfirete, genişliği göklerle yer kadar olan ve muttakiler için hazırlanmış olan bir cennete doğru yarışırcasına koşuşun! O muttakîler ki bollukta da darlıkta da Allah yolunda harcarlar, kızdıklarında öfkelerini yutar, insanların kusurlarını affederler. Allah böyle iyi davrananları sever.” (Âl-i Imrân sûresi (3), 133-134.)
Mevlânâ’nın oğlu Sultan Veled’e, “Size kötülük ediyorlar sen iyilik ediyorsun, sana zulmediyorlar sen affediyorsun, senden alakayı kesiyorlar sen ise onlardan alakayı hiç kesmiyorsun neden böyle yapıyorsun?” diye sorduklarında onlara:
“Bizimle onlar arasında fark olmasın mı?” diye cevap veriyor.
İnsanı yanlışlığa ve kötülüğe iten, kişinin nefsidir. Kişinin nefsi kişinin köpeğine benzer. Nasıl ki kişinin köpeğinin yaptığı yanlışlıktan dolayı o kimseye hakaret edilmeyip affedilirse, biz de o kimseyi affetmeliyiz.
Ancak, “köpeğine sahip ol” denilir. Şu da bir gerçektir ki “dostun köpeğinin bile hatırı vardır” denir. Nasıl ki o köpeğe dostundan dolayı iyilik edilirse sahibine ise daha fazla iyilik edilmelidir. O kardeşe nefsinden dolayı kızmayıp afüvv olmalıyız.
Kötülüğü, iyilikle yok etmenin çaresi hakkında Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
“İyilikle kötülük bir olmaz, Sen (kötülüğü) en güzel bir şekilde önle. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki candan bir dost olur. Buna (bu güzel davranışa) ancak sabredenler kavuşturulur; buna ancak (hayırdan) büyük nasibi olan kimse kavuşturulur. Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa, hemen Allah'a sığın. Çünkü O, (işitilecek her şeyi) işitendir, (her şeyi en iyi) bilendir.” (Fussilet sûresi (41), 33-36.)
EDEP, ADAB
Birbirimizle konuşurken edebe ve adaba dikkat etmeliyiz.
“İlmini tuz, edebini un yap!” (İmam Mâlik rh.a.)
“İnsanla hayvan arasındaki fark, edeptir.” (Mevlâna)
“İman nedir?” diye akıldan sordum; akıl, kalbimin kulağına söyleyerek, iman; “Edeptir” dedi. (Mevlâna)