Miras devri reddi miras yok
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Gazeteci ve Yazar Hüseyin Adalan 'Miras devri reddi miras yok' başlıklı bir yazı kaleme aldı.
İşte Hüseyin Adalan'n kaleme olduğu o yazı;
Başkan Erdoğan yüz yıl sonra kırmızı çizgiyi çekti. Şanlı Türk tarihinde reddi miras olmaz sözüyle artık Yüce Türk Devletinin bakiyesini en yüksek ve en parlak dönemini başlattı.
Geçmişe dönelim:
1517 yılında Osmanlı İmparatoru, Mısır Seferi'nin ardından Kutlu Emanetleri başkente getirdi. Bu emanetler arasında Peygamber'imizin Hırkası, Sakal-ı Şerif, kılıçlar, mektuplar ve devlet tarafından en kutsal kabul edilen diğer emanetler bulunuyordu. Emanetler, Saray-ı Âlî'nin Has Odası'nda, yani Kutlu Emanetler Dairesi'nde muhafaza edilmeye başlandı.
Aynı dönemde Osmanlı İmparatoru'nun emriyle Has Oda'da yirmi dört saat boyunca kesintisiz Kur'an-ı Kerim okunması geleneği de başlatıldı.
Bu geleneğin 1571 yılından 1918 yılına kadar hiç kesintiye uğramadan devam etti. 1918 yılında işgalin ardından sona erdi.
1918'den 1950 yılına kadar Kur'an-ı Kerim okunmadı. 1950 yılında yeniden iktidara gelen Adnan Menderes döneminde gelenek tekrar başlatıldı ve 1960 yılına kadar sürdü. 1960 yılında ise yeniden durduruldu.
1960 ile 1974 yılları arasında yine sessizlik hâkim oldu. 1974 yılında Başbakan Yardımcısı Erbakan Hoca döneminde nöbet yeniden başlatıldı. Ancak yaklaşık on ay sonra, 1975 yılında tekrar sona erdi.
1975 ile 1983 yılları arasında Has Oda yeniden sessizliğe büründü. 1983 yılında devlet yönetimini devralan Turgut Özal döneminde Kur'an-ı Kerim yeniden okunmaya başlandı ve bu gelenek 1993 yılına kadar devam etti.
1996 yılında Erbakan Hoca bu kez hükümetin başına geçtiğinde nöbet yeniden başlatıldı. Ancak 1997 yılında bir kez daha sona erdi. 1997 ile 2002 yılları arasında Has Oda'da yine sessizlik hüküm sürdü.
2002 yılında yönetimi devralan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan döneminde yeniden başlatılan yirmi dört saat kesintisiz Kur'an-ı Kerim okunması geleneği ise bu zaman diliminde hâlâ devam etmektedir.
Peki bu nöbet gelecekte de devam edecek mi?
İşte bu sorunun cevabı sizde...
Seçimlerde Kur'an-ı Kerim yeniden susturulacak mı? Yoksa okunmaya devam edecek mi?
Mirasın Nöbeti'nin asıl anlamı tam olarak budur.
Türk tarihi dünyanın en büyük ve en uzun dillere destan tarihidir. Hiç bir Türk genci asla geçmişini görmezlikten gelemez ve inkar edemez.
Tarihimizle gurur duymak her Türkün onurudur.