• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Mesafe 1 kilometreye kadar düştü! TSK, “İdlib’e açılan kapı”ya yığınak yapıyor

Yeniakit Publisher
2020-02-05 08:37:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Mesafe 1 kilometreye kadar düştü! TSK, "İdlib’e açılan kapı"ya yığınak yapıyor

Suriye'de katil Esed rejimi ve destekçileri her geçen gün yeni bir katliama imza atarken; TSK olası bir operasyon için “İdlib’e açılan kapı” olarak bilinen Serakib kasabasına yığınak yapmaya devam ediyor. Serakib, rejim ve destekçilerinin hedefi haline gelirken TSK unsurlarıyla rejim ve destekçileri arasındaki mesafe 1 kilometreye kadar düştü.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), hayati önem taşıyan Suriye'nin Serakib kasabasına yığınak yaparken, TSK unsurlarıyla rejim ve destekçileri arasındaki mesafe 1 kilometreye kadar düştü.

Suriye’de muhalifler ve Türkiye, 2011 yılanda başlayan iç savaşın kritik dönemeçlerinden birisiyle karşı karşıya.

Yeni Şafak'ta yer alan habere göre, muhaliflerin elindeki son kalelerden birisi olan İdlib, rejim, Rusya ve İran’a bağlı milisler tarafından adım adım kuşatılıyor. Rejim ve destekçilerinin İdlib’e ulaşması için en kritik nokta Serakip kasabası. “İdlib’e açılan kapı” olarak bilinen kasaba, İdlib şehir merkezine 17 kilometre uzaklıkta. Kasabayı stratejik yapan sadece İdlib’e olan yakınlığı değil, kasaba aynı zamanda ülkenin güneyi ile kuzeyini, Şam ile Halep’i birbirine bağlayan M5 karayolu ile Lazkiye, İdlib ve Halep’den Irak’a uzanan M4 karayolunun kesişme noktasında.

Mesafe 1 kilometreye kadar düştü

Esed rejimi, İdlib’e baskı kurmak ve şehirdeki sivilleri göçe zorlamak için kasabayı ele geçirmek istiyor. Ayrıca M4 ve M5 karayolunda tam hakimiyet kurmayı hedefliyor. Cephede bu yönde adımlar atan rejim ve destekçileri önce el-Neyrab kasabasını, ardından da Serakib’e bağlı Mardih beldesini ele geçirdi. İdlib’le Serakib arasındaki Kumeynas ve Sırman da rejimin ağır saldırısı altında. Serakib kırsalında Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarıyla rejim ve destekçileri arasındaki mesafe 1 kilometreye kadar düştü.

TSK'dan Serakib'e yığınak

Stratejik öneminden dolayı tüm gözler Serakib’e çevrilmiş durumda. TSK, 1 milyondan fazla sivilin yaşadığı İdlib şehir merkezini rejimin işgal etmesine engel olmak için buraya yığınağı artırdı. Güvenlik güçleri Kefr Emimim, Tel Tukan ve Trenbe’ye kurduğu gözlem noktalarının sayısını 4’e çıkardı. Serakib’deki yeni gözlem noktalarıyla birlikte İdlib’deki üs sayısının 17’ye ulaştığı belirtiliyor. Tüm bu üslere son birkaç gündür 7 konvoy halinde yaklaşık 400 araçlık sevkiyat gerçekleşti. Konvoydaki araçlarda silah/mühimmatın yanısıra olası saldırılara karşı etkili cevap vermek için gelişmiş füze sistemleri de bulunuyor. Ayrıca çok sayıda TIR bölgeye bombalara karşı korunaklı nöbet kulübeleri de taşıdı. Serakib, Türkmen dağındaki muhalif unsurların Halep’le olan bağlantısı bakımından da önem taşıyor. Bölgede gözle görülür uzaklıkta olan rejim ve TSK unsurları arasındaki gergin bekleyiş devam ediyor.

40 bin kişi sığındı

Suriye’de Beşşar Esed rejimi ve destekçilerinin İdlib’e yoğun saldırıları nedeniyle son 2 günde 40 bin sivil daha Türkiye sınırı yakınlarına göç etti. Yerinden edilenlerin büyük kısmı Türkiye sınırı hattındaki kamplar bölgesine gelirken, bir kısmı da Türkiye’nin terörden arındırdığı Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtı bölgesine sığınıyor. İdlib’in güneyi ve güneydoğusu ile Halep’in batı ve güney kırsalındaki yerleşimlerinden Ocak 2019’dan beri Türkiye sınırı yakınlarına göç edenlerin sayısı 1 milyon 677 bine ulaştı.

Türk topçusu rejim unsurlarını top atışına boğdu

Dün gece saatlerinde rejim unsurlarının Han Tuman’daki gözlem noktamıza taciz amaçlı top atışı yapması üzerine saldırıya karşılık verildi. Türk topçusu 4 gözlem noktasından rejim unsurlarını yoğun ateş altına aldı. Karşılıklı top atışları gece boyunca sürdü.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ahmet

türkiye, suriyeliler tarafından işgal ediliyor. ve devlet buna bir "dur" demiyor. biz suriye ile bir savaş yaptık ve kaybettik de, topraklarımız işgal ediliyor, bizim mi haberimiz yok? biz kurtuluş savaşını kaybetmiş olsaydık, 8 milyon tane haçlı, bu ülkeye gelip yerleşecek miydi? hayır! o zaman biz hangi savaşı kaybettik de 8 milyon kişi ülkemize zorla giriyor ve kamu hizmetlerini öncelikli veya bedavaya kullanacak ayrıcalıklar elde ediyor? 1. dünya savaşını kaybettiğimizde bize dayatılan sözde sevr anlaşmasında bile ülkemizin 8 milyon kişi tarafından işgal edileceği ve bu kişilere ayrıcalık tanınacağına dair böyle komik bir madde yoktu. kendi elimizle, kendi ülkemizi işgal ettiriyoruz. ben bir türk vatandaşı olarak, ülkeme yapılan işgalin durdurulmasını devletten talep ediyorum.. bu devleti yöneten kişiler iyi bilmelidirler ki, bir ülkeye 8 milyon yabancı kişi, zorla, ancak bir savaş kaybedilmesi gibi ciddi olumsuz bir durum altında mümkün olabilir. bir insan veya insanlar kendi ülkesini 8 milyon kişiye kendi elleriyle nasıl işgal ettirir aklım almıyor. başka ülkelerden gelen insanlar, eşyalarını kamyonlara doldurup, konvoylar halinde ülkemize giriyorlar. Eşyalarını yükleyip kamyonla türkiyeye zorla girmek ne demektir? Bu hangi hukuk kuralımıza uyar? biz vatandaşlar olarak hukuk kurallarına neden uyuyoruz? sorumluluğu olan bütün kamu yetkililerini, ülkemize yasa dışı yollarla milyonlarca işgalciyi, ülkemizden cebren çıkarmaya davet ediyorum. türk silahlı kuvvetleri, emniyet, jandarma, polis, ülkemize zorla girecek 8 milyon kişiyi, engelleyemeyecek ise neden varlar? Biz neden vergi ödüyoruz? Bir ülke nedir? Sınır nedir?türk silahlı kuvvetleri ülkeyi 8 milyon insanın işgalinden koruyamıyor ise, ne tür bir işgalden korumak için var? Türk silahlı kuvvetleri ülkemizi neye karşı koruyor? Yıkılmaya karşı koruyor ise tsk bilmelidir ki, bu ülke yıkılsa bile 8-10 milyon kişi tarafından ancak işgal edilebilirdi. Biz elimizle ülkemizi işgal ettirmiş oluyoruz. Bu yanlıştır. Bu yapılan yapılan yanlışlığın acilen düzeltilmesi gereklidir. yada işgal bu değil ise işgal nedir? Bu kavramları çöpe mi attık? Bu işgal durdurulmazsa , bu soruların hepsi anlamsız hale geliyor? ben bütün kamu görevlilerini acil eyleme geçmeye çağırıyorum. başta cumhurbaşkanımız, meclisimiz, yöneticilerimiz olmak üzere, askerinden, kaymakamına, hakiminden, doktoruna, maliyecisinden, savcısına, yüzbaşısından, valisine, işçisinden, polisine, hemşiresinden, kütüphanecisine, medyasına, iş dünyasına; bütün ülkemizin seferber olup, bu işgalcileri ülkemizden çıkartmasını, bu yönde acilen bir aksiyon alınmasını temenni ederim. Doğru olan budur. Doğru olan, ülkemizin veya herhangi bir ülkenin topraklarına 8 milyon kişinin elini kolunu sallayarak girememesidir. Bunu ülkelerin güvenlik güçleri engellemelidir. normal olan bu olmalıdır.

Eyman

Bu kuduz fEsat canavarını Allah için vurun. Kahrolası alçak. Allah onu kahretsin inşallah.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23