CHP’li Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde dönen yolsuzlukları ve vurgunları belgeleriyle deşifre eden gazeteciye yönelik saldırının faillerinin izine Akit ulaştı.
CHP’li Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde dönen yolsuzlukları ve vurgunları belgeleriyle deşifre eden gazeteciye yönelik saldırının faillerinin izine Akit ulaştı. 14 Şubat’ta, Mersin merkezli Birebir Haber ve Kara Haber gazetelerinin imtiyaz sahibi Zeynel Boğan’a yönelik muştalı ve bıçaklı saldırı gerçekleştiren şehir eşkıyalarının, ismi skandallarla anılan ve oturduğu lüks sitenin yüzme havuzunu kaçak su ile dolduran CHP’li Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkanı Vahap Seçer’in emrinde çalıştığı ortaya çıktı.
Gazeteci Boğan’a yönelik kanlı saldırıyı gerçekleştiren grupta yer alan Ramazan Kutlu ile Eyüp Özdemir’in, Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Mezarlık İşleri Müdürlüğü kadrosunda işçi statüsünde yer aldıkları öğrenildi. Mersinli gazeteci Boğan’ı sabah saatlerinde ofisine yakın ara sokakta kurdukları hain pusuyla başından ağır yaralayan ve burnunu kıran eli kanlı CHP’liler, ‘organize suç örgütü kurarak adam yaralamak’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Cevap veremediler
Konuyla ilgili ulaştığımız Mersin Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halklar İlişkiler Daire Başkanlığı yetkilileri, ‘Saldırgan personele yönelik her hangi bir işlem yapılacak mı?’ sorumuzu, “gerekirse size geri dönüş yapılacak” diyerek cevapsız bıraktı. Öte yandan, her fırsatta sözde basın özgürlüğü naraları atan ve ‘helalleşme’ adı altında oy avcılığına soyunan CHP’lilerin, kendilerine yönelik en ufak bir eleştiride gazetecileri ölümüne darp etmesi, çirkin ve kanlı yüzlerini bir kez daha gözler önüne serdi.
Yolsuzluğu dayakla gölgeleme
CHP’lilerin gazetecileri hedef almasını Akit’e değerlendiren AK Parti Mersin Milletvekili Zeynep Gül Yılmaz ise, şunları dile getirdi: “Bu gazete, yolsuzluk iddialarına karşı belgeli haberler yapıyor. Buna rağmen saldırıya uğruyor. Bu tamamen gazetecilere gözdağı verme politikasıdır. Bunlar basın özgürlüğü çığırtkanlığı yaparken, vatana ihanetten yargılanan insanlara bile ‘gazeteci’ diyerek sahip çıkarken, kalkıp belgeli habercilik yapan bir gazeteciyi darp etmeleri ikiyüzlülüktür. Sürekli helalleşme çağrıları yapan bir partinin teşkilat mensuplarının, basın emekçilerine yönelik saldırlar gerçekleştirmesi, samimi olmadıklarını gösteriyor. Bir yandan başörtüsüne bir metrelik bez parçası deyip de diğer yandan helalleşme istemeleri nasıl bir tutarsızlık ise, basın özgürlüğü, dürüstlük gibi kavramları kullandıkları halde gazetecileri hedef almaları da odur. Bunlar olguları göz ardı ederek algı ile geçinmeye çalışıyorlar.”