Mekke’den İstanbul’a Uzanan Diplomasi Ekonomiye Ne Kazandırır?
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Gazetemiz okurlarından Tayfun Kaan Gündüz - Ekonomist 'Mekke’den İstanbul’a Uzanan Diplomasi Ekonomiye Ne Kazandırır?' başlıklı yazısını bizimle paylaştı.
Son iki buçuk ayda Türk diplomasisi alışılmadık bir hat çizdi. 7 Ağustos’ta Mekke’de Mekke Ortak Savunma Anlaşması imzalandı. Ardından 23 Ekim’de Hakan Fidan İstanbul’da önce R4’ü (Türkiye, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan), sonra İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya dışişleri bakanlarını aynı masada ağırladı. Fidan geçtiğimiz günlerde Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zube ve Kuzey Makedonya Devlet Bakanı Zülfikar Zeynula’yı İstanbul’da kabul etti, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Al Sani ile de Körfez’in güvenliğini telefonda konuştu.
Tek tek bakınca ayrı haberler gibi duruyor, ama ekonomi penceresinden bakınca aynı hikâyenin parçaları.
Önce Risk Primi
Bu diplomasinin ilk somut getirisi risk algısında. 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail ve İran savaşından beri Hürmüz Boğazı kesintili, Brent 14 Ekim’de 106 doları gördü. Ember’in hesabına göre fiyatlar mayıs seviyesinde kalsa Türkiye’nin 2026 enerji faturası 14 milyar dolar artacak. Türkiye boğaza fiziken sınırlı bağımlı, çünkü doğalgazı boru hatlarıyla Rusya, Azerbaycan ve İran’dan alıyor. Ama asıl yük fiyat kanalından geliyor, yani enflasyon ve cari açıktan.
Fidan toplantının ardından Hürmüz’ün bir an önce açılması gerektiğini, Karadeniz ve Babülmendeb’deki istikrarsızlığın enerjiyi, gıdayı ve serbest ticaret rejimini vurduğunu söyledi, masadaki sekiz ülkenin İran’a yeni bir saldırının savaşı yayacağı konusunda aynı fikirde olduğunu da ekledi.
Enerji üreticisi Körfez ile en büyük ihracat pazarı Avrupa’nın aynı mesajı verdiği bir masanın sahibi olmak, Türkiye’nin jeopolitik risk priminin düşmesine yardımcı olabilir ve bu dolaylı yoldan finansman maliyetine de yansır. Irak’ın Türkiye’ye günlük 1 milyon varile kadar petrol sağlayabileceği yönündeki teklifi de aynı resmin parçası; boğazdan geçmeyen, kara hattıyla gelen alternatif bir arz.
Ticarette Hedefler Büyük, Zemin Hazır
Suudi Arabistan’la ticaret 2025’te 8,6 milyar dolar, 2026’nın ilk sekiz ayında 6 milyar dolar oldu. Ticaret Bakanı Bolat kısa vadede 10, uzun vadede 30 milyar dolar hedefliyor ve Körfez İşbirliği Konseyi’yle serbest ticaret müzakerelerinde ilerleme olduğunu söylüyor. Aynı görüşmede müteahhitlik hizmetleri, helal alanında iş birliği ve transit ticaret de gündemdeydi, yani mesele yalnızca mal ihracatı değil, hizmet ve proje ihracatı da.
Mısır’la 2025’te yaklaşık 8 milyar dolar olan ticaretin bu yıl 9 milyar dolarla rekor kırması bekleniyor, uzun vadeli hedef 15 milyar dolar. Türkiye’nin Mısır’a ihracatı ocak-temmuzda 522 milyon dolar artarak 2,8 milyar dolara çıktı. Türkiye’nin İslam İşbirliği Teşkilatı ülkeleriyle ticareti 2025’te 119,1 milyar dolara ulaştı.
Kuzey Makedonya küçük bir pazar ama olgun bir örnek: 2025’te ticaret 886 milyon dolar, Türk yatırımları ise 1,8 milyar doları aşıyor, 4 binden fazla Türk şirketi 10 binden fazla kişiye iş veriyor, yakın gelecekte hedef 2 milyar dolar.
Yemen ve Katar görüşmelerinin ticari karşılığı daha dolaylı. Yemen’de istikrar Kızıldeniz ve Süveyş hattının güvenliği demek, Katar’la Körfez müzakereleri ise enerji arzının ve sermaye akışının güvenliği demek.
Savunma Sanayii İki Yönlü Avantaj
Burada Türkiye’nin konumu özgün, çünkü hem tedarikçi hem alıcı. Savunma ve havacılık ihracatı 2026’nın ilk dokuz ayında yüzde 15,6 artışla 6,93 milyar dolara, son on iki ayda yüzde 30 artışla 10,94 milyar dolara çıktı. Suudi Arabistan’la 2023’te Akıncı insansız hava araçları için 3 milyar doları aşan anlaşma imzalanmıştı. Mekke çerçevesi ilişkiyi alım satımdan ortak üretime taşıyabilir. Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya arasında savunma sanayii mutabakatının Doha’da imzalanması da planlanıyor.
Öte yandan E3 ve İtalya masası Türkiye için bir teknoloji kapısı. İngiltere’yle 20 Eurofighter Typhoon için anlaşma imzalandı, BAE Systems’ın payı 5,4 milyar sterlin. Eğitim ve destek sözleşmesi 25 Mart’ta Londra’da imzalandı, teslimatlar 2030’da başlayacak, ara dönem için Katar ve Umman’ın elindeki ikinci el Typhoon’lar da görüşülüyor. İtalya’yla Baykar-Leonardo ortaklığı da var. Sonuçta ortaya Körfez’e satan, Avrupa’dan teknoloji alan ve ikisinin arasında köprü kuran bir sanayi çıkıyor.
Sonuç
Diplomasinin ekonomiye çevrilmesi üç kanaldan geçiyor: daha düşük risk primi, büyüyen ticaret hacmi ve çeşitlenen savunma sanayii pazarı. Masaya oturmak tek başına kazanç sağlamaz, ama masada oturanların menüyü birlikte yazdığı da bir gerçek. Körfez sermayesinin İstanbul Finans Merkezi ve katılım finans üzerinden Türkiye’ye akması için de önce güven ortamı gerekiyor. Bu hafta kurulan masa, o güvenin zeminini hazırlıyor.