• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Mehmet Metiner çok sinirlendi! "Şamarı yiyeceksiniz" deyip isyan etti

Yeniakit Publisher
2023-02-14 11:40:00 -
Mehmet Metiner çok sinirlendi! "Şamarı yiyeceksiniz" deyip isyan etti

Yeni Şafak yazarı Mehmet Metiner, depremi kirli siyasetlerine alet etmeye çalışan çevrelere çok sert tepki gösterdi. "15 Temmuz’da amacınıza ulaşamadınız. Pandemiden kaynaklı ekonomik sıkıntıdan umduğunuz sonucu da elde edemediniz. Şimdi tüm umudunuzu depreme bağladınız" ifadelerini kullanan Metiner, "Depremi, 15 Temmuz’da gerçekleştirilemeyeni gerçekleştirebilme aracı olarak görüp siyaseten sömürmeye kalkışırsanız, bu acı ve öfke günleri geçtiğinde, milletin şamarını en acısından suratınızda hissedeceksiniz, bilesiniz" uyarısında bulundu.

Yeni Şafak yazarı Mehmet Metiner, depremi kirli siyasetlerine alet etmeye çalışan çevrelere çok sert tepki gösterdi. "15 Temmuz’da amacınıza ulaşamadınız. Pandemiden kaynaklı ekonomik sıkıntıdan umduğunuz sonucu da elde edemediniz. Şimdi tüm umudunuzu depreme bağladınız" ifadelerini kullanan Metiner, "Depremi, 15 Temmuz’da gerçekleştirilemeyeni gerçekleştirebilme aracı olarak görüp siyaseten sömürmeye kalkışırsanız, bu acı ve öfke günleri geçtiğinde, milletin şamarını en acısından suratınızda hissedeceksiniz, bilesiniz" uyarısında bulundu. 

Metiner, şunları kaydetti:

"15 Temmuz akşamında sokaklara dökülüp sevinç gösterisinde bulundunuz…

Evlerinizde darbenin başarılı olmasını beklediniz…

Gönlünüz o darbecilerden yanaydı…

Milletin yiğit evlatları çıplak elleriyle tanklara ve kurşunlara karşı direnirken siz evlerinize dönün çağrısı yaptınız…

Ölümüne direndiklerini gördüğünüzde de sosyal medya hesaplarınız üzerinden dezenformasyona başladınız…

Yalanlar üzerinden algı operasyonlarına giriştiniz…

Derdest edilen darbecilerin dövülme ve öldürülme olaylarını dillerinize doladınız…

O alçak darbecilerin namertçe şehit ettikleri hiç umurunuzda olmadı…

Ama o yiğitlerin Allahu Ekber seslerinden rahatsızlık duydunuz…

Minarelerden okunan saladan rahatsızlık duyduğunuzu söylemekten geri durmadınız…

Masum sivillere ölüm kusan darbecilerin suratlarına inen birkaç yumruk nedense pek bir ağrınıza gitti de o tekbir nidalarıyla şehit edilenler hiç umurunuzda olmadı…

“Darbe olursa tankın üstüne ilk ben çıkarım. Çıkmazsam namert olayım” dediniz, sabah akşam darbe karşıtı ve demokrasi yanlısı sözler ettiniz, ama darbe gelip çattığında tankların arasından sıvışıp güvenli evlere sığındınız…

Biriniz çıkıp da televizyonlara bağlanıp darbeye karşı olduğunuzu açıklamadınız, kendi kitlenizi darbecilere karşı direnmeye çağırmadınız…

Çünkü o darbe işinize geliyordu sizin.

Erdoğan’ı devirecek bir darbe hepinizi ziyadesiyle sevindiriyordu.

Çünkü Erdoğan’ı sandıkta deviremeyeceğinizi biliyordunuz.

Ama millet kendi Reis’ine de, kendi iradesine de, kendi devletine de yiğitçe sahip çıktı.

Hevesiniz kursağınızda kaldı.

Bu kez başladınız darbecilerin ağzıyla “kontrollü darbe” demeye.

Onların söylemleri üzerinden Erdoğan’a saldırmaya.

Darbecileri devletten söküp atmak için ilan edilen OHAL yönetimine “sivil darbe” demeye…

“Asıl darbe budur” deyip sürdürdüğünüz o suçlamaların darbecilerin suçlamalarıyla birebir aynı olduğunu milletimiz gördü.

Sonrasında da sadece o darbecilerle değil, devlete ve millete düşman terör örgütünün siyasi partisiyle de iş tutmaya başladınız…

15 Temmuz’da deviremedikleri Erdoğan’ı bu kez sandık yoluyla devirme rolünü size verdiler. Onların siyasi ayakları olmayı paşa paşa kabul ettiniz.

Dahası ve en fenası, o terör örgütlerinin siyasi ve sosyal uzantılarıyla ittifak kurmakta da hiçbir beis görmediniz…

Erdoğan’ı rakibiniz olarak sandıkta yenmenize kimsenin bir diyeceği olmaz elbet. Dediğimiz de bu değil zaten. Siz 15 Temmuz’da Erdoğan’ı devirmek isteyen o dışarıdaki gücün size siyaseten biçtiği misyona talip oldunuz. Başka bir deyişle, o gücün size verdiği rolü oynadınız. Kendi siyasi emellerinizi o emperyalist gücün emelleriyle tevhit ettiniz. Dediğimiz bu. İkisi arasındaki farkı bulanıklaştırmaya kalkışmanız nafile. Mızrak çuvala sığmaz zira.

Erdoğan düşmanı olmanızdan rahatsız değiliz. Ama Erdoğan’ı kendi emperyalist politikaları ve çıkarları için tehdit olarak görüp devrilmesini baş görevleri olarak ilan eden o emperyalist blokun siyasi taşeronluğunu üstlenmeniz elbette millilik ve yurtseverlik anlamında ziyadesiyle rahatsız edici bir durum.

Uzatmayacağım…

Misalleri çoğaltmanın gereği yok…

Şunu demek için 15 Temmuz’u hatırlatma gereği duydum: Asrın felaketi olan bir deprem hadisesi üzerinden siyaseten tepinmeniz, size biçilen o siyasi rolle alakalıdır.

O yüzden milletçe acılı olduğumuz bu günde söylediklerinize ve yaptıklarınıza üzülsek bile şaşırmıyoruz.

Sizleri 15 Temmuz’dan tanıyoruz biliyoruz çünkü.

Varlık nedeniniz bu sizin.

Aynı yalanlar.

Aynı namert dezenformasyonlar.

Aynı algı operasyonları.

Devletimiz tüm imkânlarını seferber etmişken siz kalkıp hiçbir şey yapılmadığı yalanı üzerinden tepinip duruyorsunuz.

10 ilimizi ve 13 buçuk milyon insanımızı derinden çökerten bu asrın felaketini Erdoğan düşmanlığına tahvil etmenin dışında her şeye körsünüz.

Görmek işinize gelmiyor.

Bu acılı günlerimizde bile sandık hesabı yapmaktan utanmıyorsunuz.

Bir zil takıp oynamadığınız kaldı. O timsah gözyaşlarınızın ardında saklı niyetiniz gün gibi aşikâr. Milletten çekinmezseniz, “İyi oldu, Erdoğan’dan kurtulma şansı doğdu” diyeceksiniz…

Diliniz böyle demese de haliniz böyle diyor…

15 Temmuz’da amacınıza ulaşamadınız.

Pandemiden kaynaklı ekonomik sıkıntıdan umduğunuz sonucu da elde edemediniz.

Şimdi tüm umudunuzu depreme bağladınız.

Milletimiz kimin kendi yanında olduğunu, kimin kendisinin acısını yürekten paylaştığını, kimin kendi yarasını candan sarmaya çalıştığını ve kimin kendine gönülden sahip çıktığını görüyor.

Hiçbir şey yapmıyorsunuz bari susun.

Gün, acılar üzerinden siyaset yapma günü değil.

Depremi, 15 Temmuz’da gerçekleştirilemeyeni gerçekleştirebilme aracı olarak görüp siyaseten sömürmeye kalkışırsanız, bu acı ve öfke günleri geçtiğinde, milletin şamarını en acısından suratınızda hissedeceksiniz, bilesiniz. (...)"

 

 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

sukru

1999 DEPREMİNDE BAŞBAKANI UYANDIRMAYA KIYAMADIKLARINI SÖYLEYEN ONURSUZLAR ŞİMDİ HÜKÜMETE SALDIRIYOR.1999 DEPREMİNİ YAŞAYAN HERKES NEYİN NE OLDUĞUNU ÇOK İYİ BİLİYOR.DEVLET OKADAR ACİZDİ Kİ DEPREM YARDIMI İÇİN GELEN PARALARLA MEMURUN MAAŞINI ÖDEDİ.HADİ İNKÂR ETSİNLER.

VATANDAŞ

siz 1999 da bunun profagandasını yaparken şamar olmuyordu?UNUTTUNUZMU? BANKALARDAN PARA ÇEKEN İŞ ADAMLARINI ,SANAYİYİ VURAN DEPREMİ, MARMARAYI?
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23