Mahkeme uzaklaştırdı, işkenceci anne çocukları da alıp kaçtı
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Akit, milyonlarca insanın hayatını kâbusa çevirmesine rağmen uzun yıllardır bir türlü çözülemeyen süresiz nafaka mağdurlarının, nafaka, uzun süren boşanma, çocuklarını görememe gibi yaşadıkları dramları gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor. Boşandığı eşi tarafından çocukları işkence gören Ferhat Okur, 9 darp, işkence, şiddet, ihmal ve bakılmadığına dair raporlara, mahkemeden annenin 1 ay çocuklardan uzaklaştırılma kararlarına rağmen 2 çocuğunun eşi tarafından kaçırıldığını, çalmadık kapı bırakmamasına rağmen sonuç alamadığını söyledi.
Kadının beyanı esastır yasası, İstanbul sözleşmesi, süresiz nafaka, nafaka hapsi, babalarından kaçırıldığı için babalarına düşman yetiştirilen evlatlar gibi aile üzerinde oynanan sinsi oyunlara, mağdurların hayat hikâyeleri ile dikkat çeken Akit, benzer durumdaki hayat hikâyelerini ortaya çıkarmaya devam ediyor.
Son olarak boşandığı eşinin çocuklarına işkence ettiğini aldığı 9 raporla kanıtlayan baba Ferhat Okur da başından geçen talihsiz olayları Akit’e anlattı.
İşkence 3 yıldır sürüyor
3 senedir çocuklarını, işkenceci anneden almak için devam eden davalarla uğraştını kaydeden Okumuş, “3 yıl evli kaldığım kadından 5.5 yaşında otizmli bir oğlum ve 3.5 yaşında kızım var. Boşandıktan sonra bize çocukların kaldığı yerden bir telefon geldi. Telefonu açan kişi ‘Biz sizin çocuklarınızdan bıktık. Bu çocukları her gün dövüyorlar, sövüyorlar yeter artık buna bir çözüm bulun’ diyerek ihbarda bulundu. Bu telefondan sonra yaz tatili için icra başvurusunda bulunup çocuklarımı alıp Ankara’ya götürdüm. 9 tane darp raporu ayrıca çocukların şiddet, ihmal ve bakılmadığına dair başka raporlar aldık. Sonra çocukları ikamet ettiğim Konya’ya götürdüm. Orada da adli koruma kararı istedik. Dava sürecinde 3 bilirkişi bizim lehimize karar verdi. 1 bilirkişi de o zaman çocuk 6 aylık olduğu için ‘küçüğün süt hakkı var’ diyerek velayeti anneye verdi. Anne İstanbul’da olduğu için son raporda da dosya küme halinde İstanbul’a gönderilip 5 kişilik heyetten inceleme istendi. Ama hâkim dosyayı İstanbul’a göndermeden gıyaben rapor düzenlenmiş, orijinal dosya hiç gitmemiş ve incelenmemiş. Dava süreci devam ederken anne çocuklarla Antalya’ya kaçtı. Bundan dolayı annenin ifadesi alınamadığı için işlem yapamadılar” dedi.
Anne’nin Antalya gitmesinin ardından başka bir adliyeden aynı şikâyeti tekrar yaptığını belirten Okur, “Anne bu şikâyetimizin ardından yine şehir değiştirdi. Kaçmaya devam edeceğini anlayınca koruma kararı talep ettik. Bunun üzerinde anneye ‘3 ay süreyle çocuklara zarar vermemesine’ dair karar çıktı. Başka bir mahkeme ise anne hariç, annenin diğer aile fertlerini uzaklaştırılmasına karar verdi. Şu anda çocuklarımın yanına annenin, ailesinden birinin yaklaşması yasak. Velayet annede kaldığı için ben çocukları anneye vermek zorunda kaldım. Ben çocukları verdikten 3 gün sonra Konya’da süren boşanma davasında annenin 3 ay çocuklardan uzaklaştırılmasına karar verildi. Kolluk ilk iki kararı tebliğ etti. Son kararı ‘Mahkemenin çocuklarla ilgili bir tasarrufu yazmadığı için emir yerine getirilemiyor’ diyerek uzaklaştırma kararını tebliğ etmediler. Aslında anne üzerinde hem ‘3 ay çocuklara zarar veremez’ diye bir karar var hem de 1 ay uzaklaştırma kararı var. Buna rağmen Anne, çocukları bu kez de Antalya’dan İstanbul’a kaçırmış. Ben çocukları anneye verdiğim günden beri göremiyorum. Şu anda annenin aile fertleri ve anne çıkarılan uzaklaştırma kararına rağmen çocuklarımla beraber yaşıyorlar. Bense çocuklarımı polis zoruyla onlardan almaya çalışıyorum” dedi.