Macaristan seçimleri Muhalefeti çok sevindirdi! Karahasanoğlu’ndan "Orban-İmamoğlu" kıyaslaması
Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu, Macaristan’da Victor Orban döneminin sona ermesiyle birlikte Türk muhalefetinde yaşanan "sevinç" dalgasını ve yapılan analizleri sert bir dille eleştirdi. Karahasanoğlu, Orban’a yöneltilen "tek adamlık, kadrolaşma ve yolsuzluk" suçlamalarının aslında CHP’li belediye başkanları için de geçerli olduğunu ancak muhalif camianın bunu görmezden geldiğini savundu.
Yazısında 2015’teki Çipras ve 2019’daki Zelenskiy örneklerini hatırlatan Karahasanoğlu, sol kesimin dünyadaki her iktidar değişiminden AK Parti aleyhine bir sonuç çıkarma gayretinde olduğunu belirtti.
2007’den bu yana her seçim öncesi benzer umutların pompalandığını ancak her seferinde "duvara tosladıklarını" ifade eden yazar, 2028 hedeflerinin de öncekilerle aynı akıbeti paylaşacağını öne sürdü.
Orban ve Mansur Yavaş kıyaslaması
Orban’ın "diktatörlükle" suçlanmasına değinen Karahasanoğlu, benzer bir tutumun Mansur Yavaş için de sorgulanması gerektiğini iddia etti:
"Mansur Yavaş da belediye araçlarını kendi siyasi ikbali için başka şehirlere gönderirken kimse itiraz edemedi. Orban’a diktatör diyenler, belediye imkanlarının şahsi adaylık süreçlerinde kullanılmasına neden sessiz kalıyor?"
"İmamoğlu’nun zenginleşmesi neden soruşturulmuyor?"
Karahasanoğlu, Orban’ın 16 yıllık iktidarında zenginleştiği iddialarına katıldığını ancak aynı hassasiyetin Ekrem İmamoğlu için gösterilmediğini savundu. İmamoğlu’nun jetlerle gezmesini, Roma seyahatlerini ve hakkındaki rüşvet iddialarını hatırlatan yazar, "Haksız zenginleşmeye karşıysanız, İmamoğlu’nu soruşturan savcılara neden itiraz ediyorsunuz?" sorusunu yöneltti.
Medya ve gazetelerdeki yalakalar
Orban’ın basını kontrol altında tuttuğu yönündeki eleştirilere de yanıt veren Karahasanoğlu, CHP’li belediyelerin fonladığı iddia edilen medya düzenine dikkat çekti:
- Maaşlı Gazetecilik: İmamoğlu’nun devasa bütçelerle gazeteleri finanse ettiğini ve bazı gazetecilerin adeta "avukatlık" yaptığını iddia etti.
- Sözcü ve Karar Örneği: Sözcü gazetesi ve Karar gazetesinin İmamoğlu ile olan ilişkilerini eleştiren yazar, Orban’a yapılan "basın uşaklığı" suçlamasının bu mecralar için de geçerli olduğunu savundu.

Cinsel suçlar ve kayırmacılık eleştirisi
Karahasanoğlu yazısının son bölümünde, Orban’ın çevresindeki cinsel suçları örtbas etmekle suçlandığını hatırlatarak, Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede olayına değindi. CHP’li isimlerin bu süreçteki sessizliğini ve savunma biçimlerini "çifte standart" olarak nitelendirdi.
Yazar, Murat Ongun’un aldığı maaştan, belediye imkanlarıyla zenginleştiğini iddia ettiği isimlere kadar geniş bir yelpazede "kayırmacılık" eleştirisi yaparak; Orban için doğru kabul edilen tüm eleştirilerin aslında Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş için de geçerli olduğunu iddia etti.
Ali Karahasanoğlu'nun yazısını okumak için tıklayın>>>


