• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Kurtulmuş net konuştu: İstanbul ve Ankara'yı rahat kazanacağız

Yeniakit Publisher
2019-01-31 22:06:00 - 2019-02-01 10:26:33
Kurtulmuş net konuştu: İstanbul ve Ankara'yı rahat kazanacağız

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, yerel seçim ve askerlik konularıyla ilgili açıklama yaptı. Kurtulmuş, "İstanbul ve Ankara'yı rahat kazanacağız" dedi.

Habertürk canlı yayınında konuşan AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, "Soyer babasının yaptıklarından sorumlu değildir. Herkesin sorumluluğu tek başınadır. Ama sonuçta seçmenle ilişki kuracağınız bir zemine giriyorsunuz. Bunun en azından 12 Eylül açısından gözden geçirilmesi gerekirdi." dedi. İşte Kurtulmuş'un açıklamalarından öne çıkan diğer başlıklar...

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş; Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bugün açıkladığı 11 maddelik seçim manifestosunu, Habertürk canlı yayınında anlattı. Kurtulmuş, Cumhurbaşkanlığı tarafından kurulacak bir birim tarafından AK Partili belediyelerin denetleneceğini ve her belediye başkanının karnesinin çıkarılacağını söyledi.

Seçimlerde hemen herkesle temas edeceklerini anlatan Kurtulmuş, AK Parti ve MHP liderlerinin uygun gördükleri takdirde ortak miting yapacaklarını ifade etti. Hazırlanmakta olan yeni askerlik sistemine de değinen AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş, "Amacımız profesyonel değil uzmanlaşmış askerliktir" diye konuştu.

Kurtulmuş, Suriye'de oluşturulacak güvenli bölgelere Türkiye'de bulunan 4,5 milyon Suriyeli'nin şartlar olgunlaştığında gidebileceğini söyledi. Ekonomik durumla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, "Türkiye, makul ve mutedil bir şekilde büyümeye devam edecek" diye konuştu.

İşte Kurtulmuş'un açıklamalarından satır başları:

"Tevazu, samimiyet ve gayret"

İnsanların yollarını yapabilirsiniz, hatta yolları alttan döşeyebilirsiniz. Eğer insanların gönlüne girmiyorsanız, "Bunlar benim insanlarım" diye size sahip çıkmıyorsa, yaptıklarınız heba oluyor. Bazı arkadaşlarımızda metal yorgunluğu olmuş olabilir. Tevazu, samimiyet ve gayret. Bugün yine sayın Cumhurbaşkanımızın manifestoda dile getirdiği bundan sonra belediye başkanlarında arayacağımız adalet, emanet ve sadakat vasfını arayacağız. Belediye başkanlarımızın hepsi adaletle hükmetmek durumundadır. Adalet, hakkaniyetin yanında durmalıdır. Birilerini kapıda karşılayıp, birilerine burnunu çevirmek değildir.

"Her belediye başkanımızın karnenesi ortaya çıkacak"

Oyunu almadığımız insanlara da sadakat göstermek durumundayız. Bu manifesto ile birlikte bundan sonraki süreçlerde hem şehirlerine nasıl hizmet edeceklerini ayrıca davranışlarına ilişkin olarak, politik ahlak bakımından önemli gördüğümüz hususlar adalet, emanet ve sadakat meselesi çok net bir şekilde vurgulanmıştır. Belediye başkanlarımızın kendi dönemleri içerisinde, o şehir, ilçe neyse, geleceğe ilişkin hedefleri, projeleri neyse bunların ortaya konulması ve bunların Cumhurbaşkanlığı'ndaki bir birim tarafından takip edilmesi. Her belediye başkanımızla ilgili bir karnenin ortaya çıkması bakımından izleme değerlendirmek gerekir.

"Cumhurbaşkanlığı birimi yol göstericilik yapacaktır"

Belediyeleri köşeye sıkıştıralım, buradan hesaba çekelim, kontrol altına tutalım değil; tam tersine belediye proje yaptı ne kadarını gerçekleştirebildi, ne kadarını gerçekleştiremedi. Tabiri caizse merkezi bir konumda sayın Cumhurbaşkanlığı marifetiyle bunları uyarmak. Zaten herhangi bir yasaya gerek yok. Yanlış yapan için hem İçişleri Bakanlığı'nın denetleme yolu zaten açık. Cumhurbaşkanımızın bugün anlattığı, Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki bir BİMER vasıtasıyla kontrol edilmesi, şehirlerin vizyon projeleri olacak. Yaptı mı, yapmadı mı? Bunları kontrol edip tabiri caizse yol göstericilik yapmak.

"Gönlünü kazanamadıklarınızdan oy alamazsınız"

En temel özelliğimiz Türkiye'nin kapsayıcı, herkesi kuşatan, herkese hitap eden bir parti olmamız. Türk, Kürt, Arnavut, Çerkez gibi seçmenlerimizi etnik kökenlere göre ayırmayız. Meşreplerine göre de ayırmayız. Diyarbakır'da, Mardin'de, İstanbul'da adaylarımız projelerini anlatacaklardır. İnsanların hepsine şehirle ilgili vereceğimiz hizmetleri anlatmak, gönlünü kazanmak zorundayız. Temel felsefemiz, gönlünü kazanmadığımız insanın oyunu alamazsınız. Tüm seçmenlerimizle gönül bağı kurmaya gayret ediyoruz. Bu konuda son derece rahat olduğunu bütün Türkiye biliyor. İnsanlarını din, mezhep, meşreplerine göre ayırmak bizim kitabımızda yazmaz.

"24 Haziran'da örtülü ittifak vardı"

24 Haziran'da da üstü örtülü birtakım ittifaklar yapıldı. Şimdi örtü açıldı. Mesela 24 Haziran'da öyle oldu ki, sırf HDP barajı geçsin diye, İstanbul'da, Beşiktaş'ta yüzde 13, Şişli'de yüzde 10'ların üzerinde oylar çıktı. Belli ki orada CHP'ye oy veren bazı vatandaşlarımız 'onlar da barajı geçsin' diye örtülü destek verdi. Bu seçimde belli ki örtü kalktı. Bu bir örtüsüz, açık bir işbirliği hale gelmiştir. Bir ittifak var mıdır, vardır. Bu sefer daha açık bir ittifaktır.

"15 Temmuz'da ortaya çıktı"

Siyasal sistemin yapısının değişmesinden kaynaklanan bir durum var. Türkiye siyasetin gidişatı belki iki kutuplu bir sisteme gidiyor. Şimdiden açık olan bir şey var. İki aksta, iki çizgide devam eden siyaset tarzı olacak. Bir taraftan AK Parti'nin diğer taraftan CHP'nin başını çektiği iki aks ortaya çıkmıştır. Cumhur İttifakı açısından konuşursak, bu masa başı bir ittifakı değil. Bu ittifak 15 Temmuz gecesi kuruldu. Halka açılan ateşler, tanklar karşısında millet göğsünü siper ederek 'Ya Allah' diyerek ortaya çıktı. Milletimizin önemli bir çoğunluğu devletine, istiklaline, istikbaline sahip çıktı. Orada oluşan bir ittifak söz konusu. Tabii ki başka partilerden de bu ittifakta olanlar vardır.

Hem parlamentoda, hem anayasa değişikliğinde bir çok kez müşterek noktalarda hareket ediyor. Bu şu anlama gelmiyor, AK Parti ile MHP tek parti oldu, hayır. Öncelikleri, siyasal stratejileri farklı olmakla birlikte sayın Cumhurbaşkanımızın kastettiği milli meselelerde işbirliği vardır. Seçimden sonra da devam edecek. Türkiye'ye tehditler sürdüğü sürece ortak hedeflere doğru yürünecek, bu ittifak da bu şekilde her iki taraftaki arkadaşlarımız bakacaktır. Siyasetle kısıtlı bir alan değildir.

"Bu meselelerin hepsinde hükümeti alaşağı etmek var"

Türkiye'nin terörle burun buruna mücadele ettiği bir terör meselesi var. DEAŞ, PKK, PYD var. Bu mücadelede Millet İttifakı'nın içinde yer alan partilere 'Siz Türkiye'nin bekasına karşı mücadele ediyorsunuz' demiyoruz. Uluslararası alanda bazı kuruluşların Türkiye'yi köşeye sıkıştırma meselesi Türkiye'nin temel meselesidir. Keşke muhalefet temel meselelerde duruş sergileseydi. Zaman zaman hakikaten anlamakta güçlük çektiğimiz bir noktaya geliyorlar. 27 Nisan 2017 muhtırası aynen 12 Mart gibi bir muhtıradır. 7 Şubat MİT operasyonu, 17-25 Aralık, Gezi Parkı eylemleri. 15 Temmuz çok görünür olduğu için ortaya çıktı. Hepsi aynıdır. Bunların hepsinde hükümeti alaşağı etmek vardır.

Koskoca ana muhalefet ve muhalefet partileri milli meselelerde ortak duruş sergilemiyorsa burada bir problem var demektir. Cumhur İttifakı'nı oluşturan ortak bir duruş vardır. Keşke muhalefet beceriyi ortaya koysaydı da, keşke Türkiye beka meselesini başka bir zeminde konuşsun. Terörle hareket eden bir siyasi partiyle örtüyü ortadan kaldırırsanız...

 "Olgun bir süreç geçirdik"

AK Parti bütün teşkilatlarına teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanımızın, bizlerin anlattığı konulara sahip çıkarak verilen kararlara uydular, gerçekten olgun bir süreç geçirdik. Dolayısıyla Cumhur İttifakı'nın oluşmasında çok şükür problemsiz bir şekilde buraya gelindi. Şimdi esas bundan sonraki meselesidir. Çıta toplamdan daha fazla oy alabilmektir. Esas mesele, ittifakın temel gayelerinden birisi de her ilçede, her ilde karşı taraftaki ittifakın adayını yenmektir. Bunun için de AK Parti ve MHP teşkilatları hassasiyetle bu süreci yöneteceklerini düşünüyorum.

"Tunç Soyer babasının yaptıklarından sorumlu değil ama..."

Tunç Soyer meselesi hele hele bizim neslimiz gibi 13 Eylül'ün bütün kirini, pasını görmüş nesiller için bir kere çok kolay anlatılabilir, kabul edilebilir bir şey değil. Tabii ki sayın Soyer babasının yaptıklarından sorumlu değildir. Herkesin sorumluluğu tek başınadır. Ama sonuçta seçmenle ilişki kuracağınız bir zemine giriyorsunuz. Bunun en azından 12 Eylül açısından gözden geçirilmesi gerekirdi. İnsanların aklına ister istemez Nurettin Soyer'e gidiyor. Sadece rahmetli Türkeş ve Ülkücü kuruluşlar davası değil, devrimciler, İslamcılar olmak üzere geniş kitlelerin acıları. Hele hele okyanus ötesi olduğu zaman insanlar 12 Eylül-15 Temmuz bağlantısını kuruyor. O karanlık dönemler akıllara geliyor.

AK Parti darbecilere selam bile vermemiş, onların yanından bile geçmemiştir. CHP'nin 28 Şubat'taki, 27 Nisan'daki tavırlarını hatırlıyoruz. Bütün bunların üstüne Soyer soyadı gelince insanlar haklı olarak 'ne oluyor' dediler ve o günleri hatırladılar.

Meclis başkanı konusu

Sayın Binali Yıldırım'ın siyasi tecrübesi ortada. Vermiş olduğu karar yerinde bir karardır. Kampanyasını rahatlatan bir karar, lüzumsuz bir tartışmayı ortadan kaldıran bir karardır. Bu kararı istişarelerle alındığını zannediyorum. AK Parti grubundan birisi Meclis Başkanı olacaktır. Biz kendi şahsımızla ilgili hiçbir hesabın içerisinde olmadık.

"İstanbul ve Ankara'yı kazanacağız"

İstanbul ve Ankara'dan hiçbir endişem yok. Allah'ın izniyle AK Parti rahatlıkla alacaktır. Ama hiçbir şekilde garanti değil. Seçim seçim meydanlarında kazanılır. Bütün teşkilatlarımızla asılacağız. Milletimize anlatacağız, gözlerine bir kez daha girmeyi başaracağız. MHP'nin de desteğiyle İstanbul'da da, Ankara'da da seçimleri kazanacağız. Mersin, Adana, Manisa'da MHP adaylarını destekleyeceğimiz çok açık. Katıldığımız yerlerde MHP'li arkadaşlarımız geldiler, onları da takdim ettik. Sonuçta dediğim gibi iki kere ikiyi beş ettirmede iyi bir sonuç alacağız.

"Uzman askerlik gündemde"

Uzunca bir süredir Milli Savunma Bakanlığı çalışıyor. Bunu kamuoyuyla paylaşacaktır. Biz bir asker milletiz, ordu milletiz, eyvallah, bütün gençlerimiz süresi kısıtlı da olsa asker olmaları isteniyor. Esas mesele uzman olmaya geçmek. Profesyonel tabirini doğru bulmuyoruz. Yeri geldiği zaman bu millet, 81 milyon ordu disipliniyle vatan savunmasını gerçekleştiren bir millet. Terörle mücadeledeki başarımızın arkasındaki temel meselelerden biri de bu, uzman askerler. Bunun için TSK ve MSB gerekli düzenlemeleri en kısa sürede yapacaktır.

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23