Eşi ve çocuğuyla birlikte koronavirüse yakalandığı için depremde İzmir’e gidemeyen Süleyman Soylu, dün İzmir’de depremin en çok vurduğu yerler ile çadır ve konteyner kent hizmetleri, hasar tespit, yardım ve kentsel dönüşüm çalışmalarını inceledi. Depremin ardından tüm kurumların birlikte uyumla çalışmasının en gelişmiş ülkelere bile örnek olduğunu aktaran Soylu, sağlık durumunun sorulması üzerine, “En çok bana dokunmaz diye düşünüyordum ama bu işe öyle delikanlılık falan fayda etmiyor, onu söyleyeyim” dedi.
Deprem bölgesinde yapılan çalışmaları incelemek için İzmir’e giden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İzmir Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) İl Müdürlüğünde basına kapalı düzenlenen deprem değerlendirme toplantısına başkanlık yaptı. Vali Yavuz Selim Köşger, Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ ve diğer ilgililerin katıldığı toplantıda, depremin ardından verilen çadır ve konteyner kent hizmetleri, hasar tespit ve yardım çalışmaları ile kentsel dönüşüm konuları görüşüldü.
Bakan Soylu, İzmir’deki deprem sonrası en fazla hasarın görüldüğü Bayraklı ilçesinde yapımı devam eden konteyner kentte yaptığı incelemenin ardından da gazetecilere açıklamalarda bulundu. İzmir’in Seferihisar açıklarında meydana gelen depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara acil şifa dileyen Soylu, depremde 116 vatandaşın hayatını kaybettiğini, 1033 yaralıdan ise 9’unun tedavilerinin devam ettiğini kaydetti.
Ne Avrupa ne Amerika yapar
Arama kurtarmadan geçici barınma merkezlerine ve vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanmasına kadar devletin ve tüm kurum ve kuruluşların örnek bir çalışmayı sahaya koyduğuna dikkati çeken Soylu, “Şunu bu memleketin bir evladı olarak ifade etmek isterim, bir bakan olarak da söylemekten edep ederim ama; depremde ve afetlerde Türkiye’nin aldığı aksiyonu, dünyanın en gelişmiş ülkelerinin alabilme kabiliyeti söz konusu değil. Bunu ne Amerika yapabilir ne Avrupa’nın herhangi bir gelişmiş ülkesi yapabilir. Bir kasırgada bile birçok gün patinaj yapan gelişmiş ülkeleri hep beraber görüyoruz” dedi.
Koyteyner kent cuma bitiyor
Soylu, İzmir’deki çalışmalarla ilgili şunları söyledi: “Bir taraftan çadır kentler yapıldı, ardından iaşe, yemek, tüm ihtiyaçlar karşılandı. Bunlar hep birlikte yapıldı. Şundan da çok memnunum. İzmir’de çok ciddi bir uyum var. Depremde ufak tefek eksiklikler olur mu? Olur. Çünkü ani bir afet olayı ama buna yönelik olumlu olayların vatandaşımıza yansımasının çok yüksek olduğunu, olumsuzlukların da hep birlikte ortadan kaldırılmak için çaba sarf edildiği, devletin bir idare bütünlüğü sistemi içerisinde bunu sağladığı bir dönemi geçtik. Konteyner kent de cuma günü tamamlanacak. Konteyner kentlere taşınmalar Allah nasip ederse pazar-pazartesi başlar.”
İzmirli vatandaşların bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hiçbir eksiğinin olmayacağını belirten Soylu, “Bundan 1 yıl sonra İzmir’de bu yaraların sarıldığı ve bundan sonra elde edilen tecrübelerle daha hızlı ve güçlü adımların atıldığı bir tabloyu hep beraber görmüş olacağız” dedi.
Kimse kendine güvenmesin
Soylu, bir süre önce Kovid-19 tedavisi gördüğü hatırlatılarak sağlık durumunun sorulması üzerine, şöyle konuştu:
“Biraz daha iyileştim. Kolay bir dönem geçmedi. Şunu ifade etmem lazım; bu da bir afet. Elbette ki maske, mesafe ve temizliğe dikkat etmemiz gerekir. Evin içine dikkat edersek birçok meseleyi çözebilme kabiliyetine sahip oluruz. Nefes almaya şükrettiğiniz bir hale geliyorsunuz. Ben 24 saatin 18 saati çalışan bir insanım. ‘En çok bana dokunmaz’ diye düşünüyordum ama bu işe öyle delikanlılık falan dayanmıyor, onu söyleyeyim. Kimse kendine çok fazla güvenmesin. Günde 4-5 saat helikopter yolculuğu yapan, 5-6 vilayet değiştirebilen bir kişiyim. Gecenin üçüne dördüne kadar çalışıp sabahın erken saatlerinde tekrar çalışabilen bir performansa sahibim. Vallahi yere serdi.”
Özellikle aile içi bulaşıya dikkat edilmesi gerektiğini, hastalığı evdekilere bulaştırmanın getirdiği başka bir sorumluluğun daha bulunduğuna işaret eden Soylu, “Burada benim elde ettiğim sonuç; aile içi, ev içi daha fazla dikkat etmemiz lazım. Büyük bir ihtimalle ben taşıdım, çocuklarımız da oldu, hanım da oldu” diye konuştu.