• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Kitabına uydurup rektörü biz dayatırdık

Yeniakit Publisher
2021-02-03 09:33:00 - 2021-02-03 09:38:41

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Kitabına uydurup rektörü biz dayatırdık

Boğaziçi Üniversitesi’nde geçmiş dönemlerde rektör atamalarının kağıt üzerinde “seçim” gibi görünse de gerçekte azgın azınlığın dayatmasıyla şekillendiği ortaya çıktı. Rektörlüğe Prof.Dr. Melih Bulu’nun atanmasını sırtını dönerek protesto eden provokatörlerin karın ağrısının asıl sebebi dayatmaya prim verilmemesi oldu.

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki yasa dışı gösterilerin perde arkasındaki gerçeği deşifre ediyoruz. Boğaziçi Üniversitesi’ndeki vandallığın önde gelen isimlerinden olan ve aynı zamanda öğretim üyesi de olan Prof. Dr. Cem Say’ın, farklı tarihlerde çeşitli gazetelere yazdığı yazılar ve verdiği röportajlarda itiraf gibi açıklamalarda bulunuyor. Say, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki rektörlük seçimlerini “yasal olmasa da kitabına uydurdukları” ve “istedikleri adamı seçtirdiklerini” aleni bir şekilde söylüyor. Bugünkü rahatsızlıklarının temelinde de hukuku ayaklar altına alarak uyguladıkları rektörlük seçimlerine müsaade edilmemesinin yattığını adeta itiraf ediyor. Hukukçular ise Say’ın sözlerinin hukuksuzluğun dayatılmaya çalışılmasının tescili olduğunu söylüyor.

Planları bozulunca ayağa kalktılar

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki provokatif eylemleri kışkırtan isimlerin başında gelen Prof. Dr. Cem Say, kaleme aldığı köşe yazılarında ve verdiği röportajlarda skandal nitelikte itiraflarda bulunuyor. Esas dertlerinin rektör ataması değil, kendi dayatmacı zihniyetlerine son verildiği için üniversite öğrencilerini kirli emellerine alet ettiklerini beyan ediyor. Say haftalık Oksijen Gazetesi’ndeki “Üniversite daha iyisini hak ediyor” başlıklı yazısında “Ortalamanın bu denli üzerinde, bu denli bilgili bir topluluğu ‘yönetmek’ zor iş. Meslektaşlık ruhu olmadan olmaz. Bu nedenle (kanun böyle demese de kitabına uydurarak) bütün kademelerdeki yöneticilerimizi yıllardır o birimin hocaları arasından seçimle belirliyoruz. Rektörlük bu yönetim kademelerinin en zoru elbet” ifadelerini kullanıyor.

Yasadışı seçim itirafı

Say, Oda TV’deki “Boğaziçi Üniversitesi’nde neler oluyor?” isimli yazısında da “Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleri faşizmin tarumar ettiği üniversite özerkliğini yeniden kurmak için bir adım atıyorlar. Üniversitenin yeni rektörü atanırken kendi fikirlerinin sorulmasını dayatıyorlar. Kanunda rektörü YÖK’ün teklif edip cumhurbaşkanının da atayacağı yazılı olmasına rağmen kendi aralarında toplanıp ‘yasadışı’ bir seçim yapıyorlar. Adaylar tüm hocalara açık panellerde projelerini anlatıp medenice tartışıyorlar, sonunda da sandık ortaya konuluyor. YÖK’e duyuruluyor” ifadelerini kullanıyor. Enver Aysever’e verdiği röportajda ise “1992’de sistemi zorlayarak, aslında yasada yazmayan bir sandık kurup, kendi rektör adaylarımızı belirleyerek; böyle bir iradeyle YÖK’e dayatmıştık” sözleriyle, rektörlük seçimlerindeki ‘dayatmacı’ zihniyetlerini adeta ifşa ediyor.

Hukuksuzluk dayatılıyor

Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) Genel Başkan Yardımcısı Harun Akdere, “Cem Say üniversitedeki direnişin başında geliyor. Say’ın sözleri hukuksuzluğun dayatılmasının itirafıdır. ‘Yasal değildi ama kitabına uyduruyorduk’ diyor. Bulu, yasal prosedüre uygun olarak seçilmiştir. Karşı taraf ise hukuksuzluğu dayatmak için bu provokatif eylemleri gerçekleştiriyor” ifadelerini kullandı. Provokatörlerin dayatmasına boyun eğilmemesi gerektiğini kaydeden Akdere, “Bu şekilde hukuksuz bir dayatma bir hukuk devletinde kabul edilemez. Kendilerini ‘Üniversite bileşenleri’ olarak ifade eden kesim adeta bir dayatma içerisinde. Kendi rektörlük beklentileri gerçekleşmediği için neler yaptıklarını hepimiz görüyoruz” şeklinde konuştu.

Sadece kendilerine demokratlar

Hukukçu Ferhat Çakır, “Bunlarınki jakoben zihniyeti de geçti. Millete rağmen bizim için demokrasi diye bir anlayışla hareket ediyorlar. Sadece kendilerine demokrasi istiyorlar. Demokratik yöntemler kendilerini gösteriyorsa kabul ediyorlar. Ama demokratik yöntemler bunları iktidara getirmiyorsa kendilerini koltukta tutacak her yöntemi sahneliyorlar. Say’ın itirafları da bunu kanıtlar nitelikte” dedi. İlkesiz bir güruhla karşı karşıya olduğumuzu belirten Çakır, “İktidara gelebileceklerse de sandığı kendi aralarında kuruyorlar. Menfaatlerine uygun şekil alıyorlar. Bunlardan ilke beklememek lazım. Menfaatlerine ne geliyorsa onu savunuyorlar. O şekilde de fikir beyan etmemizi sağlıyorlar. Bunlar demokrasiyi istismar ediyorlar” şeklinde konuştu.

 

Yeni Akit Gazetesi

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

orhan özalp

ne yazık ki despotizmi benimseyen böyle kimliksiz prof olmuş ama bilim adamı olamamış sol tandanslı kişilerin hukuksuz ifadeleri için ceza yasalarında ne öngörülüyorsa yapılması gerek

Emekli.

Oradaki dekanları başka üniversitelere dağıtın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23