Dünyaya gelen bebek gözlerini annesinden, saçını babasından, tenini dedesinden alabilir. Bunlar ırsî benzerlikler. Huyunun benzemesi ise genetik...
Bebek dünyaya geldiğinde doğal olarak onu kendimize benzetmeye çalışırız. Göz ve saç rengi gibi ırsî özelliklerin yanı sıra, genlerle liderlik, ruhî yapı gibi genetik özelikler geçebilir. Çocuk her iki ebeveynden izler taşır. Yüzü size, saçları büyük annenizinkine, gözleri babasının gözlerine benzeyebilir.
Kahverengi göz rengi genellikle sürpriz sayılmaz. Eğer ailede kahverengi ve mavi gözlere sahip ebeveynler varsa çocuğunuzun gözlerinin kahverengi olma ihtimali daha yüksektir. Hatta bazı durumlarda ebeveynlerin ikisinin de göz rengi mavi olmasına rağmen kahverengi gözlü bebekler dünyaya gelebilir. Şaşar kalırsınız.. Şaşırmayın gayet normaldir.
Çoğu gen tek hareket etmek yerine birlikte hareket etmeyi seçer. Baba kahverengi, anne de sarı saçlara sahipse çocuklar ağırlıklı olarak kumral ve kahverengi saçlı olabilir. İleride dünyaya gelecek bazı torunlarının ise sarışın olma ihtimali vardır.
Ailede kellik olmamasına rağmen anneden veya babadan geçen kalıtsal bir gen saç dökülmesine sebep olabilir. Çocuğunuz tıpa tıp size benzemese de güç algılanan benzerlikler taşıyabilir. Çocukların yüz ifadeleri üzerinde yapılan araştırmalarda, mutlu, üzgün, şaşırmış, olduklarında ailelerine benzedikleri gözlenmiş.
Çevre de etkiliyor
Genetik ile çevre bağlantılı.. Müzik, resim, matematik yeteneği gibi. Araştırmalarda 6 yaşından önce ses eğitimi almaya başlayanların, 9 yaşından sonra almaya başlayanlardan daha iyi bir sese sahip oldukları belirlenmiştir.
Son 50 yıldır IQ seviyelerinde de gözle görülür bir artış var.
Bunda aileden gelen genetik özellikler kadar, eğitim ve öğrenim araçları, çevresi de önemli rol oynuyor. Aynı şekilde boy, kilo gibi sportif özellikler de eğitimle ve doğru beslenme ile geliştirilebiliyor. Gebelikte ve bebek gelişimi boyunca çevre tesirleri önem kazanıyor.
Bilim adamları, genlerin çocuğun davranışlarını tamamen etkilediği yönünde şüphelere de sahip. Araştırmalar kişilik üzerinde genlerin çok az etkili olduğunu gösteriyor.
İkizler birbirlerine benzer kişiliklere ancak farklı davranışlara sahip olabiliyorlar.
Diğer taraftan çocuğunuz sizin çocukluğunuza benzer davranışlar gösterebilir, annenizden “Tıpkı senin çocukluğuna benziyor, sen de böyle yapardın” gibi şeyler duyabilirsiniz. Bilmeden çocukken sevdiğiniz şeyleri o da sevebilir. Bir başka araştırma çocukların içeceklerini şekerli, şekersiz, su, süt gibi içecek ve yiyecek seçimlerinde de genlerin önemli olduğunu gösteriyor.
Diyabet aileden geçiyor
Son araştırmalar 25 bine yakın genimizin olduğunu ortaya koydu.
Bazı genler sadece birkaç önemli gene destek amaçlıydı. Sonuç olarak, birkaç karakteristik özellik tek bir gene götürüyordu. Yapılan araştırmalara göre çocuklar genetik miras açısından diğerlerinden daha büyük bir şansa sahip. İşte sizden ona geçebilecekler: Boy, vücut yağı, parmak izi, depresyon, epilepsinin bazı formları, Tip 2 diyabet. Aileden çocuğa kısmen geçebilen kalıtımsallar ise şunlar: Tansiyon, kalp çarpıntısı, yarık dudak veya damak, zeka, utangaçlık, mizaç, hafıza, beslenme tercihleri, Tip 1 diyabet. Eğer ailede genetik bir sağlık sorunu varsa bu çocuk için risktir. Kistik fibroz, Akdeniz anemisi, Akdeniz ateşi ve hemofili gibi kan hastalıkları genetik olarak geçiş gösterebilir.