• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Kıbrıs’a göz diken İsrail, mezarlıkları karıştırıyor! İsrail’in kirli Kıbrıs tezgâhı

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Kıbrıs’a göz diken İsrail, mezarlıkları karıştırıyor! İsrail’in kirli Kıbrıs tezgâhı

İsrail’in Filistin topraklarını işgal etmeden önce Kıbrıs Adası’nda yerleşim yerleri olduğu iddiasını güçlendirmek isteyen siyonistler, 78 yıl önce Kıbrıs’ta öldürülen bir Yahudi’nin kimliğinin tespit edildiğini dünyaya servis etti. Kıbrıs’a da göz diken işgalci İsrail, Magusa’da Karaolos esir kampından kaçmaya çalışırken öldürülen Sholoma Haimson’un mezarının 80 yıl sonra Hayfa’da bir mezarlıkta bulunduğunu savundu.

SEBAHATTİN AYAN  İSTANBUL

Kendilerini seçilmiş millet dedikleri halde Allah tarafından defalarca lanetlenen ve kanlı işgallerine türlü türlü bahaneler uyduran Siyonist İsrail, benzer kirli bir planı devreye soktu. Filistinlilerin topraklarını, küresel emperyalistlerin desteğiyle gasp ederek oraya “vaad edilmiş topraklar” yaftası uyduran Siyonist alçaklar, uzun zamandır arsa ve taşınmaz alımı yaparak sinsi bir şekilde ele geçirmeye çalıştıkları Kıbrıs Adasına göz dikti. İşgal ettiği topraklarda kendi varlığına meşru bir zemin arayan İsrail, geçtiğimiz yıllarda “eli kanlı terör örgütü” DEAŞ eliyle başta İslam kültürüne ait birçok eseri, türbeyi ve farklı medeniyetlerin varlıklarını yok ederken şimdi de Kıbrıs’ta 78 yıl önce öldürülen bir Yahudi’nin kimliğinin tespit edildiğini belirterek, Ada’da uzun yıllardır var olduklarını kanıtlama derdine düştüler.
Cyprus Mail’in haberine göre İsrail’in Filistinlilerin topraklarını işgal etmeden önce Kıbrıs Adasında yerleşim yerleri olduğunu belirtirken siyonistlerin “Mağusa’da yer alan Karaolos Esir Kampı’ndan kaçmaya çalışırken öldürülen Shlomo Haimson’un mezarının yaklaşık 80 yıl sonra Hayfa’da bir mezarlıkta olduğunun tespit edildiğine yer verdiler. Söz konusu skandal haberde, Kıbrıs Adasında, 1897’den beri bir Kıbrıslı Yahudi tarım kolonisi olan Margo adında Yahudi yerleşim yeri bulunduğu vurgulanıyor.


 

Diğer yandan KKTC Cumhuriyet Meclisi eski Başkanı Zorlu Töre, Kıbrıs’taki Yahudi mülteci kalıntılarının 78 yıl sonra kimliklendirilmesi üzerinden yapılan tartışmalara ilişkin gazetemize değerlendirmelerde bulundu. Töre, “Tarihin derinliklerinden meseleleri ele alıp bugüne taşıyacaksak, o zaman Türk milletinin de tarihî haklarını teslim etmek gerekir” dedi. Tarihî kalıntıların veya geçmişte bir bölgede yaşamış olmanın tek başına günümüzde siyasi ve toprak hakkı doğurmayacağını belirtti.

“TÜRK MİLLETİ BİR CİHAN MİLLETİDİR”

Türk milletinin tarih boyunca geniş bir coğrafyada medeniyetler kurduğuna dikkat çeken Töre, “Tarihin derinliklerine inecek olursak Türk milleti bir cihan milletidir. Türk devletleri de cihan devletleridir. Biz beş kıtada hâkimiyet kurmuş bir milletiz” ifadelerini kullandı.

Özellikle Asya, Afrika ve Avrupa’da büyük medeniyetler kurulduğunu belirten Töre, “Bu topraklarda can verdik, kan verdik ama aynı zamanda medeniyetler kurduk. Hâkimiyetimiz altında birçok millet yaşadı. Onlara dokunmadık, onları koruduk. Onun için cihan milleti olduk” dedi.


 

“TARİHÎ HAKLARIN TESLİM EDİLMESİ GEREKİR”

Türklerin tarih boyunca farklı coğrafyalarda bıraktığı izlere de değinen Töre, bugün bağımsız devletler olarak yoluna devam eden Türk milletinin, geçmişte yaşadığı coğrafyaları birer tarihî miras olarak gördüğünü ifade etti. Töre, “Bugün Türkiye Cumhuriyeti olarak yolumuza devam ediyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak yolumuza devam ediyoruz. Kafkaslar’da da bağımsız Türk Cumhuriyetleri var. Ancak Afrika’da, Avrupa’da ve Asya’nın farklı bölgelerinde bizim milletimiz yaşamış, nesillerimiz yaşamış, medeniyetler kurmuş. Eğer tarihin derinliklerinden meseleleri ele alıp bugüne taşıyacaksak, o zaman Türk milletinin de tarihî haklarını teslim etsinler” diye konuştu.

Türk milletinin üç kıtada bıraktığı kültürel ve manevi mirasa rağmen bu eserlerin hiçbir zaman günümüzde toprak iddiasının gerekçesi olarak kullanılmadığını vurgulayan Töre, şöyle devam etti: “Biz üç kıtada kurduğumuz medeniyetlerde birçok kültürel ve manevi eser bıraktık. Birçoğu yok oldu, birçoğu hâlâ var. Ancak biz bu eserlerden dolayı ‘Buralar bizimdir’ diye bir iddianın içerisine girmiyoruz. Onlara saygı duyuyor, hatıralarımızda yaşatıyoruz. ‘Gönül coğrafyamız’ diyoruz, ‘bizim milletimiz, bizim insanlarımız, bizim eserlerimiz’ diyoruz.”


 

“GEÇMİŞTE YAŞAMIŞ OLMAK TEK BAŞINA HAK DOĞURMAZ”

Töre, bir topluluğun geçmişte belirli bir coğrafyada yaşamış olmasının, günümüzde o bölge üzerinde otomatik olarak siyasi veya toprak hakkı doğuracağı anlayışının kabul edilemeyeceğini söyledi. İnsanlığın tamamı üzerinde tahakküm kurmayı hedefleyen ve bazı coğrafyalarda, ‘Tarihten gelen hakkımız vardır’ şeklinde iddialarda bulunan anlayışlar kabul edilemez. Bunlar başka milletlere ve halklara karşı saygısızlık anlamına gelir. Bu tür düşünceleri ve bu anlayışla ortaya konulan çıkışları şiddetle kınıyoruz” ifadelerini kullandı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23