Kendini aklamaya çalışırken sobelendi! Ekrem’den 28 Şubat darbesi itirafı
CHP’li “suç örgütü lideri” Ekrem İmamoğlu, kemalistlerin yıllardır “28 Şubat darbe değil” şeklindeki sözlerini çöpe attı. Kendini aklamak ve 19 Mart operasyonunu “darbe” olarak nitelemek isteyen İmamoğlu, 28 Şubat üzerinde örnek verince, kendi mahallesinin yıllardır oluşturmaya çalıştığı algıyı paramparça etti.
yeniakit.com.tr
Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük yolsuzluk davasının baş şüphelisi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre “suç örgütü lideri” CHP’li Ekrem İmamoğlu, 19 Mart’ta kendisi ve şürekası hakkında yürütülen operasyonu, “millet iradesine vurulan darbe” olarak nitelendirmeye kalktı.
Delillere kör kaldı, darbe masallarına sarıldı
CHP’nin arka bahçesi haline gelen ve geçmişte FETÖ, PKK, DHKP-C gibi terör örgütlerinin adeta sözcülüğüne soyunmuş olan Cumhuriyet gazetesine konuşan İmamoğlu, CHP’li İBB yönetimine yönelik yolsuzluk operasyonunu 1960, 1980 ve 28 Şubat süreçleriyle aynı kefeye koydu.
Ancak İmamoğlu, hakkında ortaya konulan çok sayıda delile ve kendi ekibindeki isimlerin itiraflarına rağmen milyonlarca liralık yolsuzluk iddialarını inkâr etti. İmamoğlu’nun, CHP’nin siyasi geçmişinde yer alan darbeleri referans göstererek kendisini aklamaya çalışması, “Yüzsüzlüğün bu kadarı!” dedirtti.
CHP’nin darbe siciliyle mağduriyet inşası
Kendi partisinin idam sehpasına gönderilmesine zemin hazırladığı merhum Adnan Menderes üzerinden mağduriyet söylemi kuran İmamoğlu, yine CHP zihniyetinin destek verdiği 28 Şubat süreci ile bugünü kıyaslaması, kamuoyunda “tarihi tersyüz etme çabası” olarak yorumlandı.
Yargı yerine algı, gerçekler yerine tiyatro
Siyasi sorumluluktan kaçmakla eleştirilen İmamoğlu’nun, yargı sürecine konu olan iddialar yerine darbe söylemleriyle gündemi değiştirmeye çalışması, kendi partisinin geçmişindeki vesayet ve darbe sicilini görmezden gelerek mağdur rolüne bürünmesi ise dikkatlerden kaçmadı.
Özellikle CHP’li itirafçıların ve 4 bin sayfalık delillerin hiçbirine değinmeyen İmamoğlu, utanmadan şunları söyledi:
“Şüphesiz 19 Mart’ta yaşananlar, yani millet iradesine vurulan bu darbe, siyasi tarihimizde bulunan diğer karanlık sayfalarla birlikte anılacaktır. Çünkü tarihimiz boyunca bunu yapanların zihni, ahlâkı ve iktidar hırsı aynıdır. 1960’ta darbe yaparak merhum başbakan Adnan Menderes’i idam edenlerin, 1980 darbesiyle ülkemizin bütün siyasi, kültürel ve insanî birikimini yerle bir eden ve ‘Terörü bitiriyoruz’ bahanesiyle insanlara işkence edenlerin hamuru birdir. Bunu söylemek çok hazin, fakat 28 Şubat’ta yapılan ile bugün yapılan birdir. Topyekun bir düşmanlaştırma ve yok etme girişimi maalesef tekrar yaşanmaktadır.”
