Nedir bu her gün sokakta karşılaşılan durum? Gençlerin üstünde ABD, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya vs. çeşitli ülkelerin bayrakları... Özellikle de Amerikan ve İngiliz bayrakları...
Bunları üreten kim? Satan kim? Alan kim? Bilinçsiz yerli üretim, yerli pazar, yerli alıcı... Peki neden dünyayı sömüren, masonik Amerika'nın ve modern firavunların ülkesi olan İngiltere'nin bayrakları özellikle tişörtlerin üstünde? Modaymış, estetik görüntüymüş...
Başka ülkenin bayrağının olduğu özellikle tişört, çanta, ayakkabı, bileklik, şapka gibi objeleri kullanmamakta hassasiyet göstermeliyiz. Biz, neden başka ülkelerin milli sembolünü taşıyalım ki?
Hele hele de ABD, Alman ve İngiltere gibi İslam düşmanı ülkelerin!.. Bayraklarının üzerinde alenen haç bulunan ülkelerin sıradan semt pazarlarında bile tanesi 3-5 liraya satılan tişörtlerde, şortlarda, eşofmanlarda hatta çoraplarda bu yabancı bayrakların bulunması, hepimizi düşündürmelidir. Hele de bunların satın alınması ve hiç utanılmadan giyilebilmesi.. Bir de biz sözde antiemperyalist, geçiniriz... Hani, hiç sokakta ABD bayraklı obje taşıyor diye –kibarca bile olsa– uyarılan var mı? Yok! "Yaşam, giyim kuşam özgürlüğü" imiş! Ya, sadece tişörtmüş, ne önemi varmış!..
Bunların yanında “New York” yazılı her türlü eşya -özellikle şapkalar– çokça tercih edilen objelerdir. Bu da sakıncalıdır. Bilmeyenler de öğrensin; New York hem Amerikan emperyalizminin ve sömürüsünün kalbi, hem Yahudi ve İsrail işbirlikçisi banker ve para babalarının başkentidir.
Çevremizde bu tür objeleri taşıyan ve hassasiyeti körelmiş olan yakınlarımızı uyaralım. Kesinlikle ecnebi hayranlığının modernlik, çağdaşlık, moda olmadığını anlatalım.
Kendi ayyıldızlı bayrağımızı taşıyan tişörtler giyen gençlerimiz “faşist, şoven” olarak damgalanıyorsa; bu yabancı bayraklı tişörtleri giyenlere de “sömürge ruhlu, mankurt, kara cahil, aptal” dersek ileri mi gitmiş oluruz.
FETÖ'cü katiller bile bu tür giyim kuşamdan yararlanarak yargıyı sabote etmeye kalkıştı. Üretici firma, hem ürettiklerini piyasadan toplattı, hem de üretimini durdurdu. Bu sanayiden ekmek yiyen insanlarımız artık uyanık olmak ve şu anda örtülü savaş halinde olduğumuz emperyalizme hizmet edecek üretimlerde bulunmamalı..
Olay, gençlerin üzerlerine geçirdikleri "emperyalist" simgelerle kalsa iyi; üstesinden gelinebilir bir sorundur. Fakat ileri teknolojik iletişim bütün dünyanın geleceğini bir merkezden "biçiyor"! Bu kelimeyi yandaki karikatür gayet iyi anlatıyor. Biz "manevi değerlerine bağlı nesiller yetiştirelim.." derken, galiba çocuklarımızı "başka bir odağın" çoktaan devşirmeye başladığının farkında değiliz. Artık çocuklarımızı ne aileler ne de okullar eğitebiliyor. Ana, baba yakasını kaptırmış, çocuğunu nasıl kurtarsın! Ellerindeki akıllı telefonlar, önce oyunlar ardından beyin yıkamalarla uluslararası bir merkezin piyonları haline sokuyor. Sıkıntı sadece bizde değil, bütün ülkelerde. Onu da kaydedelim..