Bakan Nebati, son bir yıllık süreçte katılım finans sektörünün aktifinin iki kat artıp Eylül 2022 itibarıyla 1.1 trilyon liraya ulaştığını bildirdi. Nebati, sektörün bankacılık sisteminden aldığı payın da son 5 yılda yüzde 8.5 seviyesine kadar yükseldiğini anımsattı.
Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, 8’inci Dünya Helal Zirvesi ve 9’uncu Helal Expo Fuarı’nda konuştu. Nebati, etkinliğe katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Temiz, faydalı ve güzel
Nebati, Müslümanlar olarak hayatın her alanında helal dairesi içinde kalıp haramdan uzak durmayı tercih ettiklerini söyledi. Helalin temiz, faydalı ve güzel olduğunu vurgulayan Nebati, sözlerini şöyle sürdürdü: “Helal ticaret bereketlidir. Velhasıl helal olanda insanlar için hayat ve mutlak surette bir hayır vardır. Biz Müslümanlar için dünyada büyük önem taşıyan helal endüstrisi, ağırlıklı olarak gıdayla bilinse de bununla sınırlı kalmıyor. Finans, tekstil, eczacılık ürünleri, kozmetik, lojistik ve turizm gibi geniş bir sektörel yelpazeye yayılıyor. Helal anlayışının ürünlerin üretiminden tüketiciye ulaşana kadar her aşamada sağlıklı, hijyenik ve kaliteli olan süreçleri kapsadığı ortada. Bu da helal sertifikasına sahip ürünler ile hizmetlere olan ilginin de her geçen gün artmasını sağlıyor.”
2.1 trilyon dolarlık büyüklük
Nebati, dünyada 2021 yılı itibarıyla İslami finans hariç helal ekonominin büyüklüğünün 2.1 trilyon dolara ulaştığını belirtti. Nebati, şu ifadeleri kullandı: “İslami finans hariç helal ekonominin sektörler itibarıyla dağılımında gıda 1.3 trilyon dolarla ilk sırada yer alıyor. Bunu 295 milyar dolar hacmiyle hazır giyim ve moda, 231 milyar dolarla medya, 102 milyar dolarla turizm sektörü izliyor. Önümüzdeki dönemde helal ürün ticaretindeki teknik engellerin aşılması da büyük önem arz ediyor. İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsü’nü bu engellerin aşılması için gerekli sistemin oluşturulmasına yönelik düzenlemeleri yapabilecek en uygun platform olarak değerlendirip destekliyoruz.”
Nebati, standartların etkinleşmesi ve harmonize bir akreditasyon sisteminin hayata geçirilmesiyle helal belgeli ticaret hacminin artacağını anlattı.
Helal turizmde iddialıyız
Nebati, Türkiye’de bir Helal Park AŞ kurmayı hedeflediklerine işaret etti. Girişim sermayesi yatırım fonlarınca (GSYF) helal parklara yatırım yapabilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerine de dikkat çekti.
Nebati, Türkiye’yi ziyaret eden Müslüman turistlerin tüm ihtiyaçlarını ve beklentilerini en iyi şekilde karşılayabilecekleri helal turizm hizmetlerini yaygın bir şekilde sağladıklarını kaydetti. Nebati, ülkenin 2030 yılında 2.2 milyar kişiye ulaşması beklen Müslüman nüfusun helal turizm talebini karşılaması bakımından en elverişli destinasyonlardan olduğunun altını çizdi.
Yasal düzenlemelere önem veriliyor
Nebati, İslami finansın küresel düzeyde aktif büyüklüğünün 2021 itibarıyla 3.1 trilyon dolar seviyelerine ulaştığını hatırlattı. Bu meblağın 2022 sonunda 3.4 trilyon dolara ulaşacağının tahmin edildiğini aktaran Nebati, “Katılım finans kurumlarını konvansiyonel finans kurumlarıyla eşit şartlarda rekabet edebilecekleri yasal düzenlemelere büyük önem veriyoruz” dedi. Nebati, “Son bir yıllık süreçte katılım finans sektörümüzün toplam aktifleri iki katına çıkarak Eylül 2022 itibarıyla 1,1 trilyon liraya ulaştı. Sektörümüzün bankacılık sisteminden aldığı pay da son 5 yılda yüzde 5’ten yüzde 8.5 seviyesine kadar yükseldi. Yüzde 15 hedefini yakalama noktasında önemli ilerlemeler kat edildi” açıklamalarını yaptı.
Ardı ardına rekor kırdık
Ayrıca “Türkiye Ekonomi Modeli sayesinde yatırım, istihdam, üretim ve ihracat bakımından tarihi yüksek seviyelere ulaşıp ardı ardına rekorlar kırmayı başardık” diyen Nebati, şu görüşleri paylaştı: “Bunu da tüm olumsuz küresel koşullara rağmen başardık. Küresel ekonomide resesyon alarmları çalarken biz, bu yılın ilk 6 ayında yüzde 7.5’lik bir büyüme kaydettik. Hedefimiz, ülkemizi güçlü bir üretim ekonomisi haline getirmektir. Bu hedefe ulaşmak için gerekli tüm altyapıya ve kararlılığa sahibiz. Son 20 yıllık dönemde ülkemizin her köşesinde altyapı yatırımlarını büyük oranda tamamladık. Şimdi kaynaklarımızın önemli bir kısmını katma değerli üretime yönlendiriyoruz. Ülkemizde yatırım yapmak, Türkiye’mizin büyük potansiyeline ortak olmak isteyen herkese kapsamlı destekler sağlıyoruz.”