Katarlı öğrenciler yalanı ve muhalefet
Muhalefet, elinde ülkenin en büyük belediyeleri varken orada yapacakları hizmetlerle kendini halka ispat etmek yerine verilen kaynakları hortumlamakla meşgul olduğu için Cumhur İttifakına alternatif olamadı. Olamadığı için de hükümeti yalanlarla yıpratarak zayıflatmaya çalışıyor. Bu bir itham değil, bizzat şahit olduğumuz bir gerçek. Birisi çıkıp ortaya büyük bir yalan atacaksın ve onu sürekli tekrar edeceksin derken, diğer biri ‘Yalan Siyaseti’ diye bir kitap yazıp nasıl yalan söyleneceğine dair akıl hocalığı yapıyor.
Yalanı yaymak için organize hareket etmeleri dikkat çekiyor. Bazen oluyor Kılıçdaroğlu başlıyor, onu yardımcıları, partililer ve sosyal medyada organize bir ekip takip ediyor. Ayrıca muhalif medya aynı anda haber giriyor. Yalan propagandası genel olarak hükümetin iyi bir icraatına denk getiriliyor ki o icraat halkta karşılık bulmasın. Mesela yeni bir doğalgaz yatağı mı bulundu, hemen bir yalan atılıyor ortaya. Hükümet yalan olduğunu ispat etse bile sağıra yatıp yalanı tekrar etmeye devam ederler.
En son Katarlı öğrencilerin Türkiye’de sınavsız olarak tıp okuyacakları yalanını söylediler. Yalanı özellikle YKS sınavından bir gün önce yaydılar ki öğrencilerin morali bozulsun ve hükümetten nefret etsinler istediler. Belli ki esnaf, çiftçi vs. derken bu sefer öğrencileri hedef almışlardı. Katar’ı da bilinçli seçtiler gibime geliyor. Yapılan anlaşma askeri öğrencileri kapsıyor ve 20 ülke ile daha yapılmış. Ama sadece Katar’la yapılmış ve tüm öğrencileri kapsıyor gibi bir algı oluşturuldu.
Muhalefet Katar’ı sevmez. Çünkü bu küçük ülke Erdoğan’la iyi ilişkilere sahiptir. Bir nevi düşmanımın dostu düşmanımdır prensibiyle hareket ediyorlar. Ayrıca Katar bir Arap ülkesidir. Muhalefet Arapları da sevmez. Çünkü onları gerici ve hain olarak görürler. İslam’ın Arap dünyasında doğması nedeniyle din düşmanlığını Araplara öfke kusarak çıkaranlar da var.
Belki 18 yaşındaki genç bir öğrenci bilmez ama ufak bir akıl yürütmeyle Katarlı öğrencilere bir ayrıcalık tanınmayacağı görülebilir. Katar hakkında doktora tezi yazmış biri olarak diyebilirim ki; Katarlı öğrencilerin ayrıcalığa ihtiyacı yoktur. Katar’da sekiz ya da dokuz yabancı, bir de yerli üniversite var. Zamanında yüklü bir yatırım yaparak Virginia Commonwealth University, Weill Cornell Medical College, Texas A&M University, Carnegie Mellon University, Georgetown University, Northwestern University, HEC Paris ve University College London üniversitelerinin Katar kampüslerini açtılar. Orada dünyanın farklı yerlerinden topladıkları iyi hocaları iyi maaşlarla istihdam ediyorlar.
Şahsen iki üniversiteyi ziyaret ettim. İmkânlar çok, öğrenciler zengin. Akşama doğru Katarlı öğrenciler çıkmadan önce şoförleri gelip üniversitenin kapısında bekler ve öğrenci çıktığında alıp evine götürürler. Katar’ın nüfusu 313 bin ve hepsi öğrenci olsa bile mevcut üniversiteler fazla gelir. Mevcut öğrencilerin hepsi tıp okumak istese yine de çok kontenjan var. Eğer ki Katarlı öğrenciler yurtdışında okumak istiyorsa tercihlerini dünyanın en iyi üniversitelerinden yana kullanacakları muhakkaktır (bkz. kendi öğrencilerimiz). Çünkü çoğunun babasının cebinde gidilen tıp fakültesini satın alacak kadar para vardır.
İşte muhalefetin yalanlarına konu ülkesi yaptığı Katar böyle bir devlet. Hakikatler muhalefetin umurunda değil çünkü kendisine zarar veriyor. Onlar hükümeti yalanla yıpratmanın yolunu seçtiler. Yalnız yalanların ortaya çıkmak gibi bir huyu var. Nitekim Katar’la ilgili yalan bir saat içinde çürütüldü. Böyle giderse yalancı çobana dönecekler ve günü geldiğinde doğru söylediklerinde bile inanan olmayacak. Bu tavır aynı zamanda halkı enayi yerine koymaktır. Halkın aklıyla dalga geçenin siyaseten varlık gösterdiği vaki değildir.