Laisizmin 90 yıllık dayatması ve 28 Şubat’ın tortusu karma eğitim sistemine karşı toplumun her kesiminden sesler yükselmeye devam ediyor. STK temsilcileri, eğitimciler ve uzmanlar; dayatmanın sona ermesinin eğitimde başarıyı artıracağını dile getiriyor. TBMM’de bu yönde çalışma olmadığı öğrenildi.
Laisizmin 90 yıllık dayatması ve 28 Şubat’ın tortusu karma eğitim sistemine karşı toplumun her kesimden sesler yükselmeye devam ediyor. Karma eğitim dayatmasının Yeni Türkiye’ye yakışmadığını söyleyen STK temsilcileri, eğitimciler ve uzmanlar; söz konusu dayatmanın sona ermesinin eğitimde başarıyı artıracağını söylediler. İsteyenler için MEB’e bağlı okullarda ve üniversitelerde kız-erkek ayrı sınıflar oluşturulması gerektiğinin altı çizilirken, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’nda buna yönelik bir çalışma olmadığı öğrenildi.
SELVİ: DAYATMALARA YER KALMADI
Türkiye’ye karma eğitim dayatmasının yakışmadığını söyleyen Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanvekili Latif Selvi, şu görüşleri dile getirdi: “Biz eğitimin ideolojik değil pedagojik olmasından yanayız. İnsanlara tercih imkanı vererek kimseye bir dayatmada bulunulmamalıdır. İsteyen karma eğitimle, isteyenlerde kız-erkek ayrı oluşturulacak okullarda eğitimini sürdürür. Nitekim bunun örnekleri bulunuyor. Biz insanların zoraki bir kalıba dökülmesine karşıyız. Özellikle yüz yıldır din düşmanlığını kendisine ilke edinmişlerin, Müslümanların taleplerine doğru da olsa karşı çıktığını görüyoruz. Dünyanın hiç bir yerinde bu tür anlayışlara yer kalmadı. Yıllarca başörtüsü dayatmasını da böyle yaptılar. Başörtüsü yasağı kaldırılınca kaos mu çıktı? Herkes işini yapmaya, eğitimini almaya devam ediyor.”
ÖKSÜZ: BU BİR İHTİYAÇTIR
Karma eğitim dayatmasını korumak isteyen bir kesimin olduğunu hatırlatan TİMAV Başkanı Ecevit Öksüz de, şöyle konuştu: “Burada aslolan mesele milletin talebine, öğrencilerin beklentilerine, eğitim öğretimin pedagojik, fiziki ve sosyal ihtiyaçlarına göre hareket edebilmektir. Türkiye’de marka olmuş birçok okulun karma eğitim vermeyen kurumlar olduğunu görüyoruz. İstanbul Erkek Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi, Üsküdar Çamlıca Kız Lisesi gibi örnekler bunlardan sadece birkaçıdır. Karma eğitim veren kurumların faaliyetini sürdürebildiği gibi, kız ve erkek olarak ayrıştırılmış okulların, sınıfların tesis edilmesi ve yaygınlaştırılması eğitim öğretim sistemimiz içerisinde önemli bir ihtiyaç ve taleptir. Bu ihtiyaç sadece dini saikler ile değil; eğitim öğretimin akademik başarısı temelinde de değerlendirilmelidir.”
KÖMÜRCÜ: BAŞARIYI DÜŞÜRÜYOR
Dayatmacı karma sistemin insan psikolojisi üzerinde de olumsuz etkileri olduğunu kaydeden Psikolog Veysel Kömürcü ise, şunları ifade etti: “Gençlerin özellikle psikolojik olarak hareketli olduğu dönemlerde karma eğitimin dikkati dağıttığını fark ediyoruz. Bu başarıyı büyük oranda etkiliyor. Topluma son yüz yıldır yapılan bir dayatmadan bahsediyoruz. İnsanları dayatmalarla bir kalıba uydurmaya çalıştıkça daha ciddi bir direnç oluşuyor. Bu mesele bir yerde patlak verebilir. ”