Karahasanoğlu, Dilipak'ın jet hızı ile ihraç edildiğini hatırlattı! Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Muharrem Sarıkaya ikiyüzlülüğü!
Akit TV canlı yayınında konuşan Gazeteci Ali İhsan Karahasanoğlu, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin iki yüzlü tavrını, Abdurrahman Dilipak örneği ile gözler önüne serdi.
Yeniakit.com.tr
Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, "Manşetlerin Dili" programında konuştu. Cİner Medya Grubu Ankara Temsilcisi Muharrem Sarıkaya'nın İHA muhabirine tokat atmasını değerlendiren Karahasanoğlu, bazı çevrelerin Sarıkaya yerine Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin'i hedef almasını eleştirdi. Karahasanoğlu, öte yandan Abdurrahman Dilipak'ın, İstanbul Sözleşmesi'ne ilişkin bir yazısı sebebi ile Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nden "ihraç" edildiğini hatırlatarak, "TGC, Muharrem Sarıkaya'yı da jet hızı ile ihraç edecek mi?" diye sordu.
'Şahin'e yönelik komik eleştirileri de kınamamız gerekir'
Karahasanoğlu, "Muharrem Sarıkaya'yı yapmış olduğu bu hareketi sebebi ile kınarken, sosyal medyadaki bazı kullanıcıların, Sarıkaya'ya tepki göstermek yerine Fatma Şahin'e 'Neden sessiz kaldı?' şeklinde komik bir eleştiri yöneltmesini de kınamamız gerekir." dedi.
Ali İhsan Karahasanoğlu, şunları söyledi:
"Bir cinayetten örnek verecek olursak, ortada bir katil var. Katile tepki koymadan, katili tutuklamadan, cinayeti önlemek için yeterince görev üstlenmediği iddiası ile polisi suçlamak ne kadar doğru? Önce bir kere katili suçlayın, 'bu yanlış yapmıştır' deyin, ondan sonra 'polis de bazı tedbirleri alabilirdi' diye eleştirin. Burada da Fatma hanım bir röportaj veriyor. Belki o sorunların ne olduğunu bilmiyor. Karşısındaki kameramanın kim olduğunu bilmiyor. Muharrem Sarıkaya'ya bağlı mı çalışıyor, başka bir kurumda mı onu da bilmiyor."
TGC Sarıkaya için 'kınama' açıklaması ile yetindi!
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, muhabir tokatlayan Sarıkaya'ya "kınama" açıklaması ile karşılık verdi. Karahasanoğlu, TGC'nin, İP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan'ın yakınlarının bir muhabiri darbetmesi karşısında da sessiz kalıp, gazeteci Abdurrahman Dilipak'ı, bir köşe yazısı sebebi ile jet hızı ile ihraç ettiğini hatırlatarak, şunları söyledi:
"Lütfü Türkkan, dövdüren, milletvekili. Dövülen bir muhabir. Burada Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ne yapsın? 'Kınıyoruz, ona başka ne yapabiliriz ki?' diyebilirler. Abdurrahman Dilipak ağabeyimiz bir buçuk yıl kadar önce İstanbul Sözleşmesi ile ilgili bir yazı kaleme aldı. O yazısı sebebi ile AK Parti içinden de bazı isimler, Abdurrahman ağabeyi eleştiri bombardımanına tuttu. Ama yılların gazetecisi Abdurrahman Dilipak'a sahip çıkması gereken, yıllardır üyesi olduğu TGC, Dilipak'ı jet hızı ile ihraç ediyor. Neden ihraç etti? Yazısı sebebi ile. Gazeteci, yazı yazdığı için, Gazeteciler Cemiyeti'nden ihraç edildi.
Muharrem Saırkaya'ya gelelim. Gazeteci, gazetecilik işi üstlendiği bir saat diliminde, bir başka gazeteciye vurdu. Abdurrahman Dilipak, düşüncesini kalemine alarak yazıyor, gazetede yayınlanıyor. İllegal bir şey var mı? Yok. Peki Muharrem Sarıkaya ne yapıyor? Gazetecilik mesleğini icra ederken, bir başka gazeteciye şiddet uyguluyor. Bakalım Gazeteciler Cemiyeti Abdurrahman Dilipak'ı jet hızıyla ihraç ettiği gibi, Sarıkaya'yı da ihraç edecek mi?"