Kaan: Sosyoekonomik dengesizlikler giderilmeli
MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan da ülkenin kalkınmasının bölgeler arası sosyoekonomik dengesizliklerin giderilmesiyle mümkün olacağını dile getirdi.
Hem sanayicilerin ve iş insanlarının hem de çalışanların yüzlerini kırsala dönme zorunluluğunun ortaya çıktığının altını çizen Kaan, şöyle devam etti:
Büyük hamle başlatacağız
“Artık tüm kentlerimizi ulusal ve uluslararası arenada güçlü bir konuma yükseltmeliyiz. Bunu başardığımız takdirde ülkemiz ve milletimiz adına büyük bir kırsal hamleyi başlatacağımıza inanıyoruz. Tüm projelerimizi bu düşünceyle geliştiriyoruz. Uzun bir fizibilite çalışmasının ardından ortaya koyduğumuz Akıllı Tarım Kentleri de bu projelerimizden biri. Projemizin ülkemizin kırsal, bölgesel ve bütüncül kalkınması noktasında önemli bir görevi üstleneceği kanaatindeyiz. Malumunuz, pandemi tüm dünyada etkisini gösteren bir ekonomik sıkıntılar sürecini de beraberinde getirdi. Kriz sonrası dönemde ortaya çıkacağına inandığımız fırsat ortamının birçok sektör için büyük avantaj sağlama potansiyeli taşıdığını söyleyebiliriz. Bu sektörler arasında gıda sektörü daha fazla ön plana çıkmaktadır.”
Olumlu imajı değerlendirmeliyiz
Kaan, gıda sektöründe yaşanacak muhtemel bir küresel talep artışında Türkiye’nin olumlu imajını iyi değerlendirerek öne çıkabileceğine dikkat çekti. Kaan, gıda ve tarım alanında ortaya çıkacak olan bu fırsat ortamının kısa süreli olmayacağını da savunarak, şu değerlendirmelerde bulundu: “Çünkü basit bir matematikle sizden hali hazırda üretim bakımından geride kalan ülkeleri geçtiğinizde ve dünyada gıda alanında oluşacak açığı doldurduğunuzda eliniz güçlenecektir. Bu da sürdürülebilir bir gücün önünü açacaktır. Türkiye’de 2018’de 22.7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen toplam tarım ihracatı, 2019’da 23.4 milyar dolar seviyesine yükselmişti. 2020’nin ilk 9 ayında 17.1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen tarım ihracatı, önceki yılın aynı döneminde 16.3 milyar dolar seviyesindeydi. Tarım ihracatı artıyor. Türkiye’nin ihracatının yüzde 30’u tarıma dayalı sanayilerce gerçekleştiriliyor. Esasen ülkeye net döviz kazandıran sektörler, sadece tarım ve tarıma dayalı sanayi kategorisinde yer alıyor.”
Yaşam alanı inşa edilecek
Akıllı tarım kentlerinde dev bir yaşam alanı inşa edileceğini anlatan Kaan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İnşa edilecek olan yaşam alanında eğitim kurumlarına, sağlık kuruluşlarına, kafelere ve lokantalara, parklara, otellere, camilere yer verilecek. Toplam 40 bin dekar alanda konumlandırılacak olan akıllı tarım kentlerinin bünyelerinde bulunacak dijital ve inovasyon merkezleri, hedeflenen köklü dönüşümü besleyecek. Yıllık 400 milyon lira ticaret hacmine ulaşması planlanan akılı tarım kentlerinde kırsal üretim, her bölgenin kendine özgü ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda, üretim çeşitliliği temelinde gerçekleşecek. Proje, halkımızın şehir hayatının tüm imkanlarına erişerek yaşayabilmesini hedefliyor. Bu imkânlar, birçok insanımızı kır hayatına özendirecek ve sürdürülebilir kırsal kalkınmayı mümkün kılacaktır.”
Gençler ve kadınlar öncelenecek
Akıllı Tarım Kent Projesi’nin başlıklarını ise ‘Dijital ve Akıllı Tarım Üretim Ekosistemi’, ‘Ortak Akıl Üretim Ekosistemi’, ‘Yüksek Refah ve Yaşam Ekosistemi’, ‘Üreten ve Değiştiren Sosyal Ekosistemi’, ‘Orta Akıl Yönetim Ekosistemi’ olarak sıralayan Kaan, sözlerini şöyle tamamladı: “Projede istihdam noktasında gençler ve kadınlar öncelenecek. Projeleri kabul edilen 40 yaş altı genç girişimcilere yer verilecek. 500 aile, bin çalışan, toplam 3 bin kişiye kırsalda şehir hayatı sunulacak. Nitelikli eğitimli kişilerin istihdam edileceği akıllı tarım kentleri; bilgi, teknoloji ve yenilik üretecek. Türkiye olarak dünya çapında hedeflerimize ulaşmak için, stratejik sektörlerden olan gıda, tarım ve hayvancılıkta ülkemizin sahip olduğu gücü tümüyle ortaya koyacağız.”