İyot yetersizliği gebelerde düşüğe, bebekte ise zeka geriliğine sebep
İyot, boynumuzda bulunan tiroit bezinden hormon salgılanması için çok önemli olan bir mineraldir ve guatrın önlenmesinde en iyi yöntem olarak tuzun iyotlanması benimsenmiştir.
Günlük iyot kullanımı ortalama 100-300 mikrogram olmalıdır. Vücudumuzun gelişmesi, beyin ve sinir sistemimizin çalışması, aktivitelerimizin ve vücut ısımızın sürmesini sağlayan tiroit bezi hormonlarının yapımı için iyot gereklidir. Nodüler guatrı, hipertiroiti, hipotiroiti olanlar iyotsuz tuz yemelidirler çünkü iyotlu tuz yediklerinde hastalıkları şiddetlenmektedir. İyot yetersizliği gebelerde düşük, bebeklerde zeka geriliği, cücelik, yetişkinlerde guatr, sinir sistemi dejenerasyonuna sebep olabiliyor.
Menopoz döneminde nispeten sık görülen hipertiroit, bu dönemde zaten artan kemik erimesi riskini daha da artırır. Onun için hipertiroit tedavisinin etkili bir şekilde yapılması son derece önemlidir.
Tiroit bezinin fazla çalışmasına “Hipertiroit” denilmektedir. Sık rastlanan bir durumdur. Üreme çağındaki kadınlarda adet düzensizliği belirtileri genellikle geri plandadır ancak gecikmeli adet görme veya uzun süreli adet görememe hipertiroit durumunda da söz konusu olabilir.
Bunun neticesinde ellerde titreme, sıcağa tahammülsüzlük, sinirlilik ve hassasiyet, kilo kaybı, aşırı terleme, nabzın hızlanması ve çarpıntı, ishal görülür.
Ayrıca gözlerin ileri doğru çıkması, göz kapağının düşmesi gibi çeşitli göz bulguları ve tiroit bezinin büyümesi yani guatr gelişimi söz konusu olabilir.
Hipertiroit tedavisinde fazladan üretilen tiroit hormonlarının dokulara etkisini gideren ilaçlardan faydalanılabilir. En iyi tedavi yöntemi hormon üretimini azaltan ilaçlarla yapılandır denilebilir.
Menopoz döneminde nispeten sık görülen hipertiroit, bu dönemde zaten artan kemik erimesi riskini daha da artırır. Onun için hipertiroit tedavisinin etkili bir şekilde yapılması son derece önemli...
Tiroit bezinin büyüdüğü durumlara guatr adı verilir. Guatr en sık, gıdalarla alınan iyotun yetersiz olmasına bağlı olarak gelişiyor.
Düzenli muayene olunmalı
Tiroit bezi vücudun temel işlevlerini yönetiyor. Hemen gırtlağın altına yerleşmiş ve elle hissedilebilen iki ayrı lob olan bir salgı bezidir bunlar. İyotu kandan çekerek içinde depolar.
Tiroit hormonları vazgeçilmez hormonlardır. Ateşli hastalıklar, ağır hastalıklar, beslenme bozuklukları, stres gibi durumlarda, vücut enerji tasarrufunu kandaki tiroit hormonu seviyesini azaltarak gerçekleştirir.
Tiroit bezinin büyüdüğü durumlara guatr adı verilir. Guatr en sık, gıdalarla alınan iyotun yetersiz olmasına bağlı olarak gelişir. Bu durum genellikle iyotlu sofra tuzu alınmasıyla kendiliğinden düzelir. Diğerleri ise tiroit bezi içinde kütle oluşumlarına veya başka sebeplere bağlı olarak oluşabilir.
Tiroit bezinin az çalışması durumunda ise bez tahribat gördüğü için işlevlerini daha az yerine getirmektedir. Hipotiroit gelişme riski her yaşta var olmasına karşın risk yaş ilerledikçe artar ve 60 yaşından sonra yüzde 2-4 oranında hipotiroit görülür. Kolay tanı konması, tarama yönteminin ucuz ve oldukça hassas olması ve durumun kolay tedavi edilebilir olması sebebiyle hanımların hiçbir şikayet olmasa dahi 35 yaşından itibaren beş yılda bir, 60 yaşından sonra iki yılda bir hassas ölçümlerle tarama yaptırması yararlıdır.
Hipotiroitin üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen belirtisi adet düzensizliğidir. Gecikmeli adet görme veya uzun süreli adet görememe direkt hipotiroite bağlı olabilir. Hipotiroitte görülen belirti ve bulgular metabolizmanın azalmasına bağlıdır ve hemen tüm organların işlevleri yavaşlamıştır. Kabızlık (bağırsak hareketlerinin yavaşlaması), soğuğa tahammülsüzlük (metabolizmanın yavaşlamasıyla ısı üretiminin azalması), zihinsel işlevlerin yavaşlaması (unutkanlık, uykuya eğilim, yavaş konuşma), kolay yorulma, nabzın yavaşlaması (kalbin az çalışmasına bağlı) gibi.
BELİRTİLER
Tiroit bezinin büyümesiyle oluşan guatr, çeşitlerine göre hastasının şikayet belirtileri de değişir.
Hormonların fazla üretildiği (zehirli guatr) tiplerde, ellerde titreme-terleme, kalp çarpıntısı, sinirlilik, gözlerin yuvalarından taşması, ishal, iştah artması ama kilo alamama, adet düzensizlikleri görülür.
Hormonların az üretildiği durumlarda ise hareketlerde ve duygularda yavaşlama, ellerde kuruma, saçlarda kuruma-dökülme, adet düzensizlikleri görülür.
Hormonal dengesizliğin olmadığı tiplerde sadece tiroid bezinde büyüme veya nodül oluşumu . Bu hastalıkların hepsinde tiroid bezi büyüyebilir, nodül oluşabilir.
DİPNOT: Guatr, tiroid bezinin kanser harici büyümeleridir. Ama bu büyümelerin kanser olup olmadığı ancak bazı incelemelerden hatta ameliyattan sonra belli olur. Dolayısıyla bütün guatrlı hastalar düşünüldüğünde % 15 oranında kanser gelişme ihtimali vardır.