‘İtiraf’ diyenler FETÖ işbirlikçisi
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
17-25 Aralık kumpas operasyonunu gerçekleştiren ihanet şebekesinin işbirlikçileri, eski Bakan Erdoğan Bayraktar’ın son dönemdeki açıklamalarını çarpıtmaya devam ediyor. Bayraktar’ın verdiği röportajdaki, “Dosyamda ne varsa doğrudur” sözünü “itiraf” gibi göstermeye çalışan CHP’liler ve FETÖ yandaşı medya, aynı röportajdaki, “Dosyaların içi boş” ve “Zalimce hazırlanmış dosyalar” sözlerini ise görmezlikten geliyor.
Yavuz Selim İstanbul
17-25 Aralık kumpas operasyonunu gerçekleştiren, 15 Temmuz’da 251 vatan evladını katleden Fetullahçı ihanet şebekesinin işbirlikçileri, eski Bakan Erdoğan Bayraktar’ın son dönemdeki açıklamaları üzerinden yeniden baş gösterdi.
Yine aynı senaryo
Eski Türkiye artıkları 17-25 Aralık’ta FETÖ ile yaptıkları işbirliğine, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın sözlerini çarpıtarak devam ediyor. Erdoğan Bayraktar’ın verdiği röportajdaki, “Dosyamda ne varsa doğrudur” sözünü “itiraf” olarak çarpıtan CHP ve fondaş medya, Bayraktar’ın “Tapeleri ve teknik takip tutanaklarını tarafsız gözle okuyan herkes, dosyanın ne kadar boş olduğunu ve ne kadar zalimce hazırlandığını anlayacaktır. Bu dosyalar üzerinden sanki içi doluymuş gibi siyaset yapanlar da, hazırlayanlar kadar zalimlik yapmaktadırlar” tepkisini ise sümenaltı etti.
Geçmişte de Bayraktar’ın “Soruşturma dosyasında var olan ve yasalara uygun olarak onaylanan imar planlarının büyük bir bölümü Sayın Başbakan’ın talimatıyla yapılmıştır” demişti. FETÖ medyası ise bu sözleri, “Benim yaptığım her şeyden Başbakan’ın haberi vardır” şeklinde kesip, yolsuzluğun kabul edildiğini ve başbakanın da yolsuzluktan haberdar olduğu algısını oluşturmuşlardı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın yanı sıra Cumhuriyet, Sözcü, Birgün, Karar gazetelerinin çarpıtmasına tepki gösteren siyasiler, dış destekli muhalefetin tavrı ile ETÖ-FETÖ işbirliğine dikkat çekti.
Çamlı: Maksat belli
Erdoğan Bayraktar’ın paylaşımları ve muhalefetin tutumunu sorduğumuz AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı, Akit’e yaptığı değerlendirmede, “Burada maksat, yüz yıl sonra devlet ve milletin barışık olduğu, medeniyet değerlerine sahip olan bir dava anlayışını akamete uğratmaktır. İstikbale yürüyen zengin millet, güçlü devlet olma yolunda Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yürüyen harekete darbe vurmak istiyorlar” dedi.
Çamlı, “Emperyalizme hizmet eden muhalefetin, emperyalizmle senkronize olmayan bir hareketi parçalamak için yaptığı girişimlerdir bu. Yüz yıl sonra dirilmeye çalışan bir devleti akamete uğratmak isteyenleri bu millet iyi tanıyor. Asıl hedef bu davadır. Asıl hedef İslam’dır. Normal yollardan davamıza halel getiremeyenler; yalanla, dolanla, kumpasla, onu bunu kullanarak bu hareketin önünü kesmek istiyor” sözlerini sarf etti.
Emperyalizmin isteklerine boyun eğmeyeceğiz
Biden’ın muhalefete destek söylemini hatırlatan Çamlı, “Bunu ABD Başkanı Joe Biden da açıkça itiraf etmiştir. ‘Recep Tayyip Erdoğan’ı devirmek için muhalefeti desteklemeliyiz’ sözünü unutmamalıyız. Bu muhalefet, faaliyetlerini ve açıklamalarını emperyalizmin istek ve talepleri doğrultusunda sürdürmektedir” diye konuştu.
Çamlı sözlerini şöyle noktaladı: “Kullanışlı olmayacağız. Tarih bu hareketi şanla şerefle yazacaktır. Burada hayırla yâd edilenlerden olmak büyük bir şereftir. İnsanlar kendi penceresinden ancak şahsi değerlendirmeler yapabilir. Maksat ve dava adamları pencereden değil uzaydan bakabilenlerdir.”
İlhaner: Çarpıtma sözlerle hareket edilecekse...
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Gazeteci Yazar Galip İlhaner, “CHP; FETÖ ve PKK terör örgütlerini meşrulaştırmak için her fırsatı değerlendirip, her olayı çarpıtıyor. Eğer Erdoğan Bayraktar’ın çarpıtılan sözlerine göre hareket edilecekse, o zaman Ergenekon kumpaslarının da tamamı doğrudur. Ve o zaman Ergenekon’dan serbest kalanların tamamının tekrar yargılanması gerekiyor. Maalesef CHP ve medyası hem FETÖ hem PKK’yı meşrulaştırmak için kendisini gönüllü olarak kullandırıyor” ifadelerini kullandı.
İlhaner, “FETÖ ve PKK’nın ruhu CHP’yi esir almış. FETÖ lideri Fetullah Gülen ABD’ye giderken, ruhunu CHP ve medyasına emanet ederek gitmiş. CHP bu mantıkla ne FETÖ ile ne PKK gibi terör örgütleriyle mücadele edemez” diye konuştu.
Teröre mesafe koyamazlar
Siyasi partiler kanununun yenilenmesinin önemine vurgu yapan İlhaner, şöyle devam etti: “Yenilenecek siyasi partiler yasası çok önemlidir. Hükümete önerim, FETÖ, PKK, DEAŞ, DHKP-C gibi terör örgütleri ile mücadelenin siyasi partiler yasasında yer almasıdır. Bütün partilerin tüzük ve programlarında; yasalarımızın terör örgütü olarak kabul ettiği bütün terör örgütleri yasal bir zorunluluk olarak yer almalıdır. Yani CHP ve HDP parti tüzük ve programlarında; PKK ve FETÖ ile mücadele edileceği yasal olarak zorunlu hale getirilmelidir. Aksi halde CHP, HDP gibi parti ve örgütler terörle arasına mesafe bile koyamazlar.”