İstanbul'a getirilen aktivistlerden İsrail'e ağır suçlamalar! Taciz ederek öldüresiye dövdüler
Gazze ablukasını kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na uluslararası sularda müdahale eden İsrail ordusunun, aktivistlere yönelik ağır şiddet ve kötü muamelede bulunduğu ifade edildi. Filo temsilcileri tarafından yapılan açıklamada; aralarında Türk vatandaşlarının da bulunduğu alıkonulan kişilerin fiziksel şiddet, cinsel saldırı ve psikolojik baskıya maruz kaldı.
Küresel Sumud Filosu'ndan yapılan yazılı açıklamada, müdahale sonrası İstanbul'a getirilen katılımcıların ifadelerine yer verildi. Açıklamada, İsrail güvenlik güçlerinin uluslararası sularda gerçekleştirdiği operasyon sırasında eylemcilere yakın mesafeden plastik mermi sıktığı, şok tabancaları kullandığı ve aralarına ses bombaları attığı belirtildi. Ayrıca aktivistlerin saatlerce sürekli parlak ışık altında zorlu pozisyonlarda tutulduğu, kadınların zorla başörtülerinin çıkarılarak aşağılayıcı çıplak aramalara maruz bırakıldığı ifade edildi.
ABD yapımı gemide karanlık konteynerler
Aktivistlerin anlatımlarında en çok dikkat çeken detaylardan biri, müdahale sonrası götürüldükleri ve kendi ifadeleriyle "işkence gemisi" olarak tanımladıkları deniz aracı oldu. Açıklamada, ABD yapımı INS Nahshon olduğuna inanılan bu özel donanımlı İsrail gemisinin, dikenli teller ve metal nakliye konteynerlerinden oluşan derme çatma bir hapishane şeklinde tasarlandığı aktarıldı.
Alıkonulan kişilerin bu gemide tek tek işleme tabi tutulduğu ve askerlerin şiddet uyguladığı karanlık konteynerlere alındığı vurgulandı.
"İnsanlar kırık kaburgalar nedeniyle nefes alamıyordu"
Açıklamada, şiddete maruz kalan gönüllülerin birebir tanıklıkları da kamuoyuyla paylaşıldı. Yaşadığı olayları anlatan aktivist Yassine Benjelloun, süreci şu sözlerle aktardı:
"Beni karanlık bir konteynerin içine atıyorlar ve birdenbire 'İsrail'e hoş geldin' sözünü duyuyorum. Darbe almaya başlıyorum. İlk darbe kafama, ikinci darbe kaburgalarıma... Sonra düşüyorum ve beni tekmeliyorlar. İnsanların çığlıklarını duyuyorum, aniden çığlıklar kesiliyor. Hiçbir şey göremiyorum ve ne olacağını bilmiyorum."
Bir diğer aktivist Veronica Otero ise 3 gün boyunca yaklaşık 180 kişinin ağır muameleye maruz kalmasına tanık olduğunu belirterek, "Hepsinin istismara uğradığını söyleyebilirim. Hiçbir şeyi olmadan yürüyen tek bir kişi bile yoktu. Aralarında 36 kırık vakası, birçok kırık kaburga, gövde, omuz ve sırt travması vardı. İnsanlar nefes alamıyordu" ifadelerini kullandı.
Cinsel saldırı ve psikolojik baskı suçlaması
Gönüllülere yönelik şiddetin boyutlarının fiziksel darpla sınırlı kalmadığı iddia edilen açıklamada, ciddi cinsel istismar vakalarının yaşandığı da öne sürüldü. Sadece söz konusu gemide en az 12 ağır cinsel saldırı eyleminin belgelendiği, çıplak aramalar sırasında gönüllülerin fotoğraflarının çekilerek gardiyanlar tarafından alay konusu edildiği belirtildi.
Fiziksel ve psikolojik şiddet eylemlerinin Aşdod Limanı'nda da artarak devam ettiği, aktivistlerin burada uzun süreli sorgulamalara ve aşırı stres pozisyonlarına maruz bırakıldığı kaydedildi.


