‘İstanbul Sözleşmesi yaşatır” diyenler, öldüresiye adam dövüyor! Batı’nın hastalıklı reçeteleri bize çare olmaz
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
İstanbul Sözleşmesi üzerinden Feminist söylemlerin sözcülüğüne soyunan solak sanatçı tayfasının ikiyüzlülüğü, sözde sanatçı Halil Sezai’nin 67 yaşındaki ihtiyar komşusunu tekme tokat dövmesiyle bir kez daha ortaya çıktı. Sosyal medya hesabında ‘İstanbul Sözleşmesi yaşatır’ paylaşımı yapan Halil Sezai’nin Tuzla’daki komşusu Hüseyin Meriç’i darp etmesine tepki yağarken, Yeni Akit’e konuşan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Feminist söylemin derdi şiddeti engellemek değil” dedi.
Taha Emre Özdemir Ankara
Film çekimi için Tuzla’da villa kiralayan şarkıcı Halil Sezai, 67 yaşındaki komşusu Hüseyin Meriç’i acımasızca darp etti. Olayın kamera görüntüleri kamuoyu ile paylaşılınca, kendisinden 26 yaş büyük yaşlı adamı darp eden Sezai’ye tepki yağdı.
Paylaşımlarında ‘İstanbul Sözleşmesi’ni savunuyordu
15 Temmuz hain darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın halkı sokağa çağırmasını, “Bu memlekette polis var, meclis var, yargı var. Millet sokağa çıkıp askerle mi çatışsın? Bu nasıl mantık? Derdiniz ne? Bu nasıl çağrı?” şeklinde skandal ifadelerle eleştiren Halil Sezai’nin ülkemizde yaşanan hemen her kadın cinayetinde de ‘İstanbul Sözleşmesi Yaşatır’ hashtag’i ile paylaşımlar yaptığı ortaya çıktı. Bununla da yetinmeyen Sezai, hayvanlara yönelik şiddeti bile eleştirmiş, hayvan hakları yasasının çıkartılması çağrısını yapmıştı. Sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlarla şiddetin her türlüsüne karşı olduğu mesajını veren Sezai’nin 67 yaşındaki kalp hastası bir adamı darp etmesi, feminist söylemleri kullanan kişilerin riyakarlığını da gözler önüne serdi
Prof. Tarhan: feminist söylemin derdi şiddeti engellemek değil
Son dönemde yaşanan şiddet olaylarını Yeni Akit’e değerlendiren Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şiddetin tanımını şöyle yaptı: “Ülkemizdeki şiddet olayları sadece kadına yönelik şiddet olarak değerlendirilmemeli. Güçlünün zayıfa yönelik şiddeti yaşanıyor. Söz konusu şiddeti ise feminist söylemlerle engellememiz mümkün değil. Ülkemizde Batı’nın hastalıklı reçetelerini uyguladığımız sürece bu olaylarla karşılaşacağız. Feminist söylemin şiddet sorununu çözmek gibi bir derdi yok. Onların tek derdi feminist manifestolarla kendilerini rahatlatmaktan ibaret.”
“Aile yapımızı güçlendirmeliyiz”
“Kadına, çocuğa ve güçlünün güçsüze yönelik şiddetine karşı geçici önlemler alarak bu sorunumuzu çözemeyiz” diyen Prof. Tarhan, “Batı, kendi içinde şiddet sorununu çözemedi. Ülkemizde ise Batı’nın kendisine bile çözüm üretemediği hastalıklı reçetelerini uyguluyoruz. Mesela İstanbul Sözleşmesi Batı’nın hastalıklı bir reçetesidir. Bu reçete bizim toplum yapımıza uygun değil. Batı’nın hastalıklı reçetelerini kullanmak yerine kendi reçetemizi yazmamız gerekir. Ülke olarak atmamız gereken ilk adım aile yapımızı koruyarak oraya yatırım yapmak. Neye yatırım yapılırsa o gelişir. Biz eğer aile yapımıza bir yatırım yapıp aile bütünlüğümüzü koruyamazsak güçlünün güçsüze yönelik şiddeti ile çok daha sık karşılaşacağız” dedi.
Eren Erdem’den Sezai’ye skandal destek
Halil Sezai’nin yaşlı adamı acımasızca darp etmesine, “Sanatçı Halil Sezai ile ilgili gözaltına alındığına dair çeşitli haberler çıkmış. Konu bana intikal eder etmez çeşitli görüşmeler yaptım. Gerek sayın Abdulhamit Gül gerekse sayın Süleyman Soylu ile görüştüm ve ilgilendiler. Şu an karakolda ifade veriyor. Umarım serbest kalacak” ve “Sayın bakanlarla yaptığım görüşmeler sonrasında Halil Sezai’nin hukukun gerektirdiği biçimde ifadesinin alınıp serbest bırakılmasını bekliyoruz. Umarım birazdan Halil Sezai özgür olacaktır. Saygılarımla” paylaşımları ile destek veren CHP Parti Meclisi Üyesi Eren Erdem, kamuoyunun tepkisini alınca paylaşımını silerek geri adım attı. Erdem, “Görüntüleri izlemeden paylaşım yapmıştım” diye konuştu.
Sözde sanatçı terörüne tepki yağdı!
İstanbul Sözleşmesi’ni savunan Halil Sezai isimli sözde sanatçı, kalp rahatsızlığı olan 67 yaşındaki bir adamı darp etmesi ve korkudan şehadet getirmeye başlayan şahsı “ezan mı okuyorsun sen” diyerek şiddetin dozunu artırması dikkatlerden kaçmadı. Saldırıya uğrayan şahsın şikâyeti üzerine polis tarafından ifadesi alınan ve daha sonra serbest bırakılan sözde sanatçıya tepki yağdı.
“Ezan-ı Şerif’e karşı çıkanın şahsiyetinden şüphe duyulmalı”
Son zamanlarda halkın gözü önünde olan sözde aydınların, sanatçıların planlı olarak dinimize ve diyanetimize karşı saldırılarda bulunduğunu söyleyen Diyanet Birlik Sen Genel Başkanı Kenan Ak, “Halkın göz önünde olan belirli bir kesime hitap eden sözde sanatçılar sürekli dinimize, diyanet mensuplarına karşı düşmanca saldırıyor. Bu Halil Sezai denilen şahıs da belirli kesimlere hitap eden bir isim. Dini değerlerimize saldırmayı alışkanlık haline getirmiştir. Biz Müslümanlar olarak, Türk milleti olarak dinimizin bize emrettiği gibi yaşarız. Bize büyüklere saygılı olmayı, hürmet etmeyi, el üstünde tutmayı öğütlediler. Özellikle pandemi döneminde büyüklerimize karşı gösterilen özen tüm dünyada takdir edilirken bu yaşanan olay üzücüdür. Allah bu büyüğümüze saldıran kişiyi ıslah etsin. Korkudan şehadet getiren bir insana ‘Sen ezan mı okuyorsun’ diyerek daha da sert vurması bu şahsın dine ve ezana olan düşmanlığını gösterir. Bu topraklarda Ezan-ı Şerif’e karşı çıkan insanın şahsiyetinden, kişiliğinden şüphe duyulmalıdır. Hiç kimse bu kadar düşmanca bir tavır takınamaz” diyerek tepki gösterdi.
“Dini, milli ve manevi değerlere saygısı olmadığını gösterdi”
Halil Sezai’nin Kelime-i Şehadet ile ezanı birbirinden ayırt edemeyecek kadar cahil birisi olduğunu belirten Diva-Sen Genel Başkanı Mustafa Çopursuz da, “Halil Sezai inancımıza, milli ve dini değerlerimize karşı ne kadar saygısı olduğunu göstermiştir. Şehadet ile ezanı karıştırarak dinden bihaber olduğu da ortaya çıkmıştır. Bu şahış nasıl bir toplum içerisinde yaşadığının farkında değildir. Halil Sezai dini, milli ve manevi değerlere saygısının olmadığını göstermiştir. Bizim örf ve adetlerimizde yaşlılara saygıda kusur edilmez. Savaşta dahi yaşlılara, çocuklara ve kadınlara dokunulmaması gerektiği dinimizce emredilmiştir. Bu konudan da maalesef bihaber olduğu ortaya çıkmıştır. Gerek sanat camiası, gerek halkımız bu şahsı kınamıştır. Biz de bu adamı kınıyoruz” dedi.
