• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İstanbul Finans Merkezi katılım finansa odaklanacak

Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Başkanı Prof. Dr. Göksel Aşan, İstanbul Finans Merkezi (İFM) kapsamında iki alanın öne çıkacağını söyledi. Aşan, “Bunlardan biri Fintek, diğeri de İslami Finans tarafı. İstanbul Finans Merkezi projesi kapsamında bu iki eksene ağırlık vereceğiz” dedi.

2019-09-26 11:46:00 -
İstanbul Finans Merkezi katılım finansa odaklanacak

Küresel finans merkezleri; bulundukları ülkenin ekonomisi ile dünya ekonomisi arasında mal, hizmet, bilgi ve sermaye akışının sağlanması için gerekli olan uluslararası yetkinlik ve kapasiteye sahip şehir bölgeleri olarak tanımlanıyor. Küresel finans merkezi konumundaki şehirler, bulundukları ülkenin ekonomik kalkınmasını güçlendirmenin yanı sıra kentin stratejik, turistik, sosyal alandaki gelişimine ve markalaşmasına da hizmet ediyor.

Strateji belirlendi

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti de ülkenin marka şehirlerinden biri olan İstanbul’un uluslararası bir finans merkezi hâline getirilmesini hedefiyle 2009’da İstanbul Uluslararası Finans Merkezi (İFM) Stratejisi ve Eylem Planı hazırlandı. Plan doğrultusunda yapılan çalışmalar neticesinde İstanbul, aynı yıl Küresel Finans Merkezleri Endeksi’ne ilk kez 72’nci sıradan girdi. 2012 yılına gelindiğinde ise söz konusu endekste 56’ncı sıraya kadar yükseldi.

Bu yükselişin ardından İstanbul’u finans merkezleri arasında daha da yukarıya taşıma hedefiyle Kalkınma Bakanlığı tarafından bir proje koordine edildi. Proje kapsamında idari, teknolojik ve altyapısal kaynaklar, insan kaynağı, faizsiz finans sisteminin geliştirilmesi stratejisi gibi hedef stratejiler belirlendi. Bunlara ek olarak İstanbul Uluslararası Finans Merkezi (İFM) Projesi uygulamaya konularak katılım bankalarının, tekafül şirketlerinin, faizsiz esasla çalışan bireysel emeklilik şirketlerinin ve portföy yönetim şirketlerinin oluşumuna imkan tanındı.

Türkiye, son on yıl içinde uygulamaya konulan projelerin yanında bankacılık ve sermaye alanında yapılan değişikliklerle de büyük bir ivme kaydetti. Sermaye Piyasası Kanunu ve Sermaye Piyasası Yönetmelikleri yenilendi. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası, Vadeli İşlemler Borsası ve Altın BorsasıBorsa İstanbul’ adı altında şirketleşerek teknolojik altyapısını küresel rekabet şartlarına göre düzenledi. İstanbul Tahkim Merkezi faaliyete geçti. Böylelikle Türkiye hem sermaye piyasası hem de bankacılık alanlarında Avrupa standartlarına yükseldi.

Hedef ilk 25 içerisinde yer almak

Türkiye’nin en büyük ekonomik hedefi; ülkenin, gelecek vadeden uluslararası finansal merkezleri içerisinde ilk 25’e girmesini sağlamak ayrıca ekonomik gelişmişlik açısından yurt içi oranlarında da yüzde 15’lerin üzerine çıkmaktır.

Bunun yanında ekonomik kalkınma, 2023 hedeflerinde de önemli bir yer teşkil ediyor. Türkiye’nin gayrisafi millî hasılasının yüzde 30’unun İstanbul’da üretildiği düşünüldüğünde bu konu bir devlet politikası hâline getirilir ve özel kuruluşlar da kalkınma konusuna yönlendirilirse İstanbul’un hedeflendiği gibi bir finans merkezi olmaması için hiçbir sebep yok.

İstanbul’un ulaşım cazibesi artırılmalı

Şehir ayrıca uluslararası ulaşım açısında da dünyada çok elverişli bir konumda. İstanbul’dan hava yoluyla çok makûl sürelerde dünyanın hemen hemen her noktasına ulaşmak mümkün. Ancak İstanbul’un hedeflediği oranda finansal hizmet üretebilir hâle gelmesi için ticari ulaşım cazibesini daha da artırması gerekiyor. Bu konu hakkında atılması gereken en önemli adım trafik sorununu minimize etmek. Son dönemdeki köprü, tünel, metro gibi ulaşım yatırımları ayrıca yeni yapılan İstanbul Havalimanı sayesinde ulaşımda büyük kolaylıklar sağlanmış olsa da şehre yapılan günlük giriş-çıkışlar ve her gün şehir içinde yolculuk eden mevcut nüfus da hesaba katıldığında İstanbul neredeyse 20 milyon insanı barındıran küresel bir merkez konumunda. Bu sebeple ulaşımdaki sorunları en aza indirmek, ticari açıdan büyük bir artı oluşturuyor.

Ulaşımda kat edilmesi gereken yollar olsa da Türkiye ekonomik gelişmişliği ile Ortadoğu, Balkanlar ve Doğu Avrupa için kaçırılmayacak bir ticaret merkezi. Dolayısıyla ülke ekonomisi açısından bu fırsatın iyi kullanılması gerekiyor. Mevcut fırsatlar ve ülkenin hâlihazırdaki girişimleri etkili şekilde değerlendirildiğinde Türkiye’nin finansal açıdan büyümesi kaçınılmaz.

“Mutlak Memnuniyet” katılım bankacılığında esastır

Türkiye’de otuz beş yılı aşkındır çalışmalarını sürdüren katılım bankacılığı, çağın ötesinde hizmetleriyle de faizsiz bankacılık esaslarını kamuoyuna sunuyor. Finansman uygulamaları, KOBİ destekleri, bireysel bankacılık hizmetleri ve sigortacılık uygulamaları (Tekafül) başta olmak üzere her alanda çalışmalar yapmaya devam ediyor.

Küresel finans merkezi konumundaki şehirler, bulundukları ülkenin ekonomik kalkınmasını güçlendirerek kentin stratejik, turistik, sosyal alandaki gelişimine ve markalaşmasına hizmet ediyor.

İnsan odaklı hizmet anlayışı

Tüm bankacılık hizmetlerini de ileri teknoloji uygulamaları, güçlü altyapıları ve siber güvenlik duvarları ile yapabilen katılım bankaları bunların da ötesine geçerek ‘insan odaklı’ hizmet modelini benimsediler.

Katılım bankacılığının esaslarından olan müşterinin mutlak memnuniyeti kavramı hâlihazırda katılım finans sisteminin temelini de oluşturuyor. İnsan emeğinden ilham alan katılım finans sistemi; emek dışı kazançları reddettiği oranda insana ve emeğe saygı vurgusu yapıyor. Temellerini İslam esaslarından alan katılım bankacılığı uygulamaları içerisinde insani yaklaşımlar her üründe / hizmette kendisini gösteriyor. Katılım bankacılığı müşterileri gönül rahatlığı ile yatırımlarını, inançlarına uygun bankacılık modelinde değerlendirirken, banka yetkililerinin kendilerine yaklaşımlarından da memnun oluyorlar. Katılım finans uygulamalarında insan temelli hizmet anlayışında müşterinin taleplerine öncelik veriliyor. İnsan emeğinin karşılığı olan fonların kullandırılmasından, katılım payının yeniden müşteriye ulaşmasına kadar yatırımların hangi projelerde nasıl değerlendirildiğine kadar detaylara bütün şeffaflığıyla ulaşabileceğiniz mekanizmalar kuruluyor. Bu mekanizmalar güvenilir olup, denetlenebiliyor.

Katılım bankacılığının toplumsal katkıları da önem taşıyor. Toplumu oluşturan bireylerin katılım finans uygulamalarına teveccühü topyekûn kalkınmayı tetikleyecek ve üretimin, projelerin ve girişimlerin konuşulduğu ortamlar kendini gösterecek. Bu boyutuyla bakıldığında insanı temel alarak hareket geçen her bir yapımız, domino taşları metaforu gibi bir diğerini harekete geçirerek toplumumuzu ve ülkemizi daha ileri seviyelere taşıyacak. Gelecek nesillere bırakılacak en büyük miras, üretme ve yaşatma kültürü olmalı. Bu kültürün ekonomik destekçileri ve taşıyıcıları olan katılım bankaları bugünün insanından ziyade geleceğin insanına hizmet etmek için kendisiyle ve çağ ile yarışıyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23