İskilipli Atıf Hoca’nın kemiklerini sızlatacak ceza! Kel Ali zihniyeti Mersin’de hortladı
AK Parti iktidarında büyük darbe yiyen vesayetçi zihniyet Mersin’de hortladı. Sosyal medya hesabından şehid İskilipli Atıf Hoca için ‘İslam alimi’ ifadesi kullanan Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Ertuğrul Yıldız’a disiplin cezası verildiği ortaya çıktı.
Faruk Arslan İstanbul
Kamu kurumlarında tek parti diktatörlüğü döneminin vesayetçi kalıntıları devam ediyor. Sosyal medya hesabından şehid İskilipli Atıf Hoca için “İslam alimi” ifadesi kullanan Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü ve Eğitim Bir Sen Mersin Şube Sekreteri Ertuğrul Yıldız’a disiplin cezası verildiği ortaya çıktı.
Tarihi rezalet
AK Parti iktidarında büyük darbe yiyen vesayetçi zihniyet Mersin’de baş gösterdi. Sosyal medya hesabından şehid İskilipli Atıf Hoca için “İslam alimi” ifadesi kullanan Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü ve Eğitim Bir Sen Mersin Şube Sekreteri Ertuğrul Yıldız’a disiplin cezası verildi. Profesyonel sendikacılık yaptığı gerekçesiyle aktif memurluk yapmayan Yıldız’a verilen skandal cezanın üzerine mahkemede de aynı tavrın sürdürüldüğü kaydedildi.
Eğitim Bir Sen Mersin Şube Sekreteri Yıldız’ın şahsi Twitter hesabından “Bugün eksen kaymasının nirvanaya ulaştığı bir gün. Bazı arkadaşlarımızın paylaşımlarının, İskilipli Atıf Hoca’nın ve birçok İslam aliminin mezarda kemiklerini sızlattığını görüyor gibiyim… Yazık çok yazık.” şeklinde basit bir paylaşım yapması üzerine sol-faşist medyanın hedef göstermesi üzerine hareketer geçen Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün (MEM) idari soruşturma başlattığı kaydedildi. Mersin MEM müfettişlerince yürütülen soruşturma sonucunda eğitimci Yıldız’a kınama cezası verildiği öğrenildi. Mersin MEM’in ceza gerekçesi olarak, şapka kanununa muhalefet ettiği gerekçesiyle idam edilen İskilipli Atıf Hoca’ya “İslam alimi” denilmesinin “Atatürk’e ve Cumhuriyet değerlerine saygısızlık” değerlendirmesini yapması tarihi rezalet olarak kayıtlara geçti.
Her kelimesi utanç vesikası
Eğitim Bir Sen Mersin İl Şubesi’nin yargıya taşıdığı hukuksuzluk üzerine Mersin 2. İdare Mahkemesi’nde dava açıldı. 21.05.2020 tarih, 77066507-641.99-E.7083578 sayı, 2020/412 E. No’lu dosyada savunma yapan Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü, skandal tutumunu burada da devam ettirdi. İskilipli Atıf Hoca’ya İslam alimi ifadesi kullanılmasının ceza gerekçesi olduğunu savunan Mersin MEM’in mahkeme kayıtlarına geçen akıl almaz savunması şöyle:
“Mersin İl Milli Eğitim Şube Müdürü E. Yıldız’ın şahsi twitter hesabından yaptığı paylaşım incelendiğinde; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kendisine veya şahsiyetine doğrudan bir hakaret veya eleştiri yapılmadığı, ancak paylaşımın içerisinde geçen İstiklal Mahkemelerince vatana ihanet suçlamasıyla idam edilen İskilipli Atıf Hoca’ya “İslam Alimi” göndermesi yapılması nedeniyle toplumun bazı kesimleri tarafından dolaylı olarak Atatürk’e ve Cumhuriyet değerlerine saygısızlık olarak değerlendirildiği anlaşılmaktadır.
Mersin İl Milli Eğitim Şube Müdürü E. Yıldız’ın İstiklal Mahkemelerince vatana ihanet suçlaması ile yargılanarak idam edilen İskilipli Atıf Hoca’ya ‘İslam Alimi’ olarak ifade etmesi disiplin hukuku açısından incelendiğinde /…/ Disiplin yönünden 657 Sayılı DMK m.125/B-d maddesinde belirtilen; ‘Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak’ hükmü kapsamında olduğu ve kınama cezası ile tecziyesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır. ”
İskilipli Atıf'ın kemiklerini sızlattılar
CHP’nin tek parti diktatörlüğü döneminde çıkarılan şapka kanununa muhalefet ettiği gerekçesiyle idam edilen İskilipli Atıf Hoca’ya “İslam alimi” denilmesinin suç sayılmasına tepki gösteren Eğitim Bir Sen Mersin İl Başkanı Abdulla Çelik, Akit’e yaptığı açıklamada çok sert ifadeler kullandı. Başkan Abdulla Çelik, “Bu karar Kel Ali’lerin uyduruk İstiklal Mahkemeleri’ndeki hukuku ayaklar altına kararı kadar ağırdır. Mersin MEM’in cezası ve mahkemede yaptığı savunma ile şehid İskilipli Atıf Hoca’nın kemikleri sızlatılmıştır. Bir kez daha haykırıyoruz ki, İskilipli Atıf Hoca hain değil İslam alimidir.” dedi. “Şube sekreteri arkadaşımızın paylaşımında suç unsuru hiçbir şey yoktur.” Sözlerini sarf eden Çelik, “paylaşımda ne birisine hakaret, ne de ima vardır. Ayrıca arkadaşımız İl Milli Eğitim’deki görevinde çalışmıyor şu anda, profesyonel sendikacılık yaptığı için ücretsiz izin kullanıyor. Yani aktif memur değil kendisi. Ancak Mersin MEM üzerine vazife olmadan arkadaşımıza soruşturma açıyor ve İskilipli Atıf Hoca’ya ‘İslam Alimi’ dediği gerekçesiyle kan donduran ifadelerle ceza veriyor. Bu cezayı mahkemede de aynı bu ifadelerle savunuyor.” şeklinde konuştu.
Emsali 28 Şubat'ta
İskilipli Atıf Hoca’nın Türkiye’nin bir değeri olduğunu vurgulayan Abdulla Çelik, şöyle devam etti: “İsmi artık kamu kurumlarında yaşatılan, devlet hastanelerine, kültür merkezlerine verilen bir muazzez şahsiyettir İskilipli Atıf Hoca. Ona İslam alimi demek suçsa, bu anlayışa göre İskilipli Atıf Hoca’nın ismini kamu kurumlarına verenler de suç işliyor. Onu seven, gönüllerinde yaşatan, her yıl şehadet yıldönümünde ona rahmet duaları eden milyonlarca vatandaş da suçlu! Böyle bir şey olamaz. Değerler eğitimini öğretmekle vazifeli olan bizler, bir değerimiz olan İskilipli Atıf Hoca’ya İslam alimi denilmesinden dolayı bir eğitimciyi cezalandırıyorlar. Bunun emsalleri sadece 28 Şubat’ta vardır.”
Haykırıyoruz: İskilipli Atıf İslam alimidir
Mersin MEM’in ceza kararının vicdanları sızlattığını beyan eden Başkan Çelik, “Mersin MEM’in cezası ve mahkemede yaptığı savunma ile şehid İskilipli Atıf Hoca’nın kemikleri sızlatılmıştır. Bu karar Kel Ali’lerin uyduruk İstiklal Mahkemeleri’ndeki hukuku ayaklar altına kararı kadar ağırdır. Bu karar, İskilipli Hocamızın kalemini kıranları sevindirmiştir. Bu yanlış acilen giderilmelidir. Ceza kararından geri adım atılmalı ve özür dilenmelidir. Cezalandırılacaksa bu paylaşımı yapan değil, İskilipli Atıf Hoca’ya İslam Alimi denilmesini suç sayanlar cezalandırılmalıdır. Ve bir kez daha haykırıyoruz ki, İskilipli Atıf Hoca İslam alimidir.” diye konuştu.
_________________
Zalimlerle mahşerde hesaplaşacağız
CHP’nin tek parti diktatörlüğü döneminde, 1925 yılında çıkarılan Şapka Kanunu ile Türkiye’de Batılı hayat alameti olan şapka giymesi zorunlu hale getirilmişti. Toplumda infiale neden olan kanuna uymayanlar kent meydanlarında darağaçlarında idam edilmişti. Adına İstiklal Mahkemeleri denilen uyduruk yargı mekanizmasının işletildiği süreçte, İskilipli Atıf Hoca ise kanundan yaklaşık 2 yıl önce kaleme aldığı “Frenk Mukallitliği ve Şapka (Batı Taklitçiliği ve Şapka)” adlı kitabından dolayı mahkeme karşısına çıkarılmıştı. Mahkeme hakiminin “masum” dediği, savcının “en fazla 3 yıl hapis cezası gerekir” beyanında bulunduğu yargılama sonucunda, Ankara’dan gelen talimatla İskilipli Atıf Hoca 4 Şubat 1926 günü Ankara Samanpazarı’nda asılarak şehit edildi.İskilipli Atıf Hoca’nın “Zalimlerle mahşerde hesaplaşacağız” sözü ise tarihe geçti.
Öte yandan, Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü, konu ile ilgili olarak bir basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, verilen cezanın İskilipli Atıf Hoca’nın unvanı veya tarihsel kişiliği ile hiçbir ilgisinin olmadığı belirtildi.
Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden yapılan açıklamanın tamamı şu şekilde:
Mersin Eğitim Bir Sen 1. No.lu Şube Başkanı Abdullah ÇELİK’ in "Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Göre İskilipli Atıf Hoca Alim Değil, Hain’’ paylaşımında bahsi geçen soruşturma, Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğünce değil, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Bakanlık Maarif Müfettişlerince yapılmıştır. Söz konusu soruşturma, Mersin İl Millî Eğitim Müdürlüğü şube müdürü ve aynı zamanda Mersin Eğitim Bir Sen şube sekreteri Ertuğrul YILDIZ’ın, 10 Kasım 2019 tarihinde twittwer hesabından paylaşımda bulunduğu “Bugün eksen kaymasının nirvanaya ulaştığı bir gün...!!! Bazı arkadaşlarımızın paylaşımlarının İskilipli Atıf hocanın ve bir çok islam aliminin mezarda kemiklerini sızlattığını görüyor gibiyim... Yazık çok yazık...” mesajı ile ilgili basında çıkan haberler ve CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir BAŞARIR’ın konuyu meclis gündemine taşıması üzerine, Millî Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının görevlendirdiği Bakanlığımız Maarif Müfettişlerince gerçekleştirilmiştir.
Yapılan soruşturma neticesinde Mersin İl Millî Eğitim Şube Müdürü Ertuğrul YILDIZ’a, 13.12.2019 tarih ve 9266/37,38 sayılı soruşturma raporu ile Disiplin Yönünden 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/B-d maddesinde belirtilen “Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak niteliklerde davranışlarda bulunmak” hükmü kapsamınca “KINAMA” cezası ile tecziye edilmiştir.
Paylaşımda bahsi geçen soruşturma raporundaki ve cevap dilekçesindeki ifadeler, Bakanlık Maarif Müfettişlerince yapılan 13.12.2019 tarih ve 9266/37,38 sayılı soruşturma raporunda yer almaktadır. Hakkında soruşturma yapılan Şube Müdürü Ertuğrul YILDIZ’ın paylaşımında adı geçen İskilipli Atıf Hoca hakkında, İstiklâl Mahkemelerince “Vatana ihanet” suçlamasıyla yargılanıp idam edilmesinin, bu konudaki İstiklâl Mahkemesi kararlarının toplumumuzun tamamı tarafından kabul görmediği gerçeği üzerinden hareket ederek, paylaşımı bu boyutuyla düşünce ve fikir özgürlüğü kapsamında değerlendiren Bakanlık Maarif Müfettişlerince bu konuda, disiplin hukuku açısından işlem tesis edilmemiştir.
Bununla birlikte;
Paylaşımın yapıldığı tarihte ilgilinin ücretsiz izinde olsa bile, şube müdürü kadrosunda ve yönetici pozisyonunda bulunduğu, paylaşımının takipçileri tarafından görüldüğü, yerel ve ulusal basında hızla yayılması üzerine oluşturduğu olumsuz algı nedeniyle tepkilere neden olduğu TBMM gündemine taşınarak soru önergesine konu edildiği, Ertuğrul YILDIZ’ın eğitim yöneticisi olarak Atatürk’ün vefat yıldönümü olan 10 Kasım tarihinde böyle bir paylaşım yaparak itibarına ve güvenirliğine zarar verdiği için, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/B-d maddesinde belirtilen “Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak niteliklerde davranışlarda bulunmak” hükmü kapsamınca “KINAMA” cezası ile tecziye edilmiştir. İskilipli Atıf Hocanın ünvanı veya tarihsel kişiliği, ilgilinin tecziyesi için hiçbir şekilde gerekçe olmamıştır. Bu konudaki paylaşım ve haberler gerçek dışıdır. Yukarıda belirtildiği gibi tecziye gerekçesi Devlet Memurluğunun itibar ve güveninin sarsılmasıdır. Nitekim, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/B-d maddesi uyarınca verilen ceza uygulanmış olup, ilgilinin vekilleri tarafından Mersin 2. İdare Mahkemesi Başkanlığı nezdinde başlatılan 2020/412E. dosya no.lu dava dosyasına, Müdürlüğümüzü temsilen avukatlarımız tarafından hizmetin gereği olarak cevap yazılmış, “Yersiz ve mesnetsiz açılan davanın reddi talep edilmiştir.” Kurum avukatlarımız tarafından mahkemeye gönderilen cevap yazısındaki ifadeler, Bakanlığımız Maarif Müfettişlerinin raporundan alıntılanarak hazırlanmıştır. Sosyal Medya üzerinden, bağlamından kopartılan ve farklı anlaşılabilecek cümlecikler haline dönüştürülen paylaşımlarla konu saptırılmış ve İskilipli Atıf Hocanın tarihi kişiliğine getirilmiştir. Bakanlık Maarif Müfettişleri raporu ve Müdürlüğümüz avukatlarının hazırladığı ve mahkemeye gönderdiği cevap yazısı bütüncül olarak okunduğunda, konunun kapsamından saptırıldığı, dolayısıyla İskilipli Atıf Hocanın tarihi kişiliği ya da kimliği ile alakasız olduğu, çok net olarak anlaşılacaktır.
Dolayısıyla;
“İskilipli Atıf Hocanın kemiklerini sızlatacak ceza! Kel Ali zihniyeti Mersin'de hortladı.” başlıklı yenakit.com.tr haber sitesinde yer alan 01.06.2020 tarihli haber, “İl Millî Eğitim Müdürlüğünden İskilipli Atıf Hoca’ya ‘İslam Alimi’ diyen öğretmene karşı skandal muamele” başlıklı yenakit.com.tr haber sitesinde yer alan 31.05.2020 tarihli haber, Ve, Eğitim Bir Sen 1 No.lu Şube Başkanı Abdullah ÇELİK ile Ertuğrul YILDIZ’ın kendi twitter hesaplarından yaptıkları “İskilipli Atıf Hoca’ya, İslam Alimi dediği için şube müdürü Ertuğrul YILDIZ’a disiplin cezası verildiği” şeklindeki paylaşımların, hakikatle alakası yoktur. Amaç eleştirmekse gerçek eleştiri, gerçek bilgi üzerinden yapılır. Ancak, İskilipli Atıf Hocanın ismi üzerinden konunun çarpıtılması, gerçek dışı paylaşımların farklı kişiler ve sivil toplum örgütleri etiketlenerek yapılması, Mersin Millî Eğitim Müdürlüğünün isminin olumsuz nitelemelerle bağlamından kopartılan cümleciklerin arasına yerleştirilmesi, ifadelere farklı anlamlar yüklenilmesi şeklinde gerçekleşmesi, paylaşımların hakikatle hiçbir alakası olmamakla beraber gerçek bilgiye dayanmadığından, farklı amaçlara hizmet etmesi için kullanıldığı aşikardır. İlgiliye tebliğ edilen soruşturma raporu ve mahkemeye gönderilen cevap yazısı gerçeği yansıtan temel belgelerdir.
Bu konuda yasal haklarımız saklı kalmak kaydıyla, saptırılan konunun takipçisi olduğumuzun bilinmesini;
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.


