"İşimiz bitmedikçe Afrin’den çıkmayız"
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Terör destekçisi ikiyüzlü Batı’ya rest çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avrupa Parlamentosu’nda Afrin ile alakalı olarak bizim oradaki harekatı durdurmamız istenecekmiş, isteniyormuş vesaire. Genişlemeden sorumlu bayan var bir tane o da böyle arzuda bulunmuş. Boşuna heveslenmeyin, işimiz bitmedikçe oradan çıkmayacağız” dedi.
YENİ AKİT / ANKARA
Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Liseliler Destanı Yazıyor Şiir ve Kompozisyon Yarışması Ödül Töreni’nde gençlere mesajlar veren katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, terörle mücadeleye de değindi. AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini’nin Afrin Zeytin Dalı Harekatı’nı ilişkin açıklamalarını eleştiren Erdoğan, şunları dile getirdi:
“ŞAMAR OĞLANI DEĞİLİZ, DÜRÜST OL”
“Milletime sesleniyorum, hiç endişe etmesinler. Avrupa Parlamentosu’nda Afrin ile alakalı olarak bizim oradaki harekatı durdurmamız istenecekmiş, isteniyormuş vesaire. Genişlemeden sorumlu bayan var bir tane. O da böyle arzuda bulunmuş. Boşuna heveslenmeyin, işimiz bitmedikçe oradan çıkmayacağız. Türkiye bir şamar oğlanı değildir. Kendi iradesini kullanabilen bir ülkedir. Dolayısıyla orada işimiz bitecek. Sadece Afrin’de değiliz. Gabar’da, Cudi’de, Tendürek’te, Bestler Deresi’nde, buralarda da mücadelemiz devam ediyor. Avrupa Parlamentosu da karar alıyor. Sen ne yapıyorsun ya? Dürüst olun dürüst!”
“AFRİN’DE HER ŞEY AN MESELESİ”
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunlar, oradan Hatay, Gaziantep, Kilis, Şanlıurfa, Mardin, buralara tacizde bulundular. Hep sabrettik, sabrettik, sabrettik... Tabii teröristlerin hesabı farklıydı ama onlar şunu bilmiyordu, bunların hepsinin bir hesabı var ama bilmiyor ki hesapların üzerinde bir hesap var, o da Allah’ın hesabıdır. Ne oldu? Kuzeydeki o terör koridorunu Rabbimin lütfuyla temizlemeye başladık. Şu anda etkisiz hale getirilen terörist sayısı 3525 oldu. Artık her şey an meselesi. Bu iş bitiyor, bitecek. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarına verilen destek, milletimizin gerektiğinde yedi düvele meydan okumaktan asla geri durmayacağının da işaretidir.”
“LİSELİLER DE DARBEYİ PÜSKÜRTTÜ”
Alçak FETÖ’nün hain darbe girişimini de hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “O gece liseli gençler de meydanlardaydı, onlar da darbe girişimine karşı koydu. Binbir zorlukla ve ancak cep telefonu aracılığıyla televizyon kanallarını kullanarak milletimizle buluştuğumuz an aslında darbe teşebbüsünün akamete uğramaya başladığı andır. 15 Temmuz gecesi gördük ki bu milletin yediden yetmişe tüm fertleri, genci yaşlısı, kadını erkeğiyle yeri ve saati geldiğinde, özlerindeki, mayalarındaki o kahramanlık ve cesaret ateşini yakabilmektedir.” Konuşmasının sonunda ödüle layık görülenlere ve “Liseliler Destanı Yazıyor” yarışmasına katılanları tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarışmanın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
“GENÇLERİME GÜVENİYORUM”
Beştepe’de gençlere hitah eden Erdoğan, gençlere inandığını ve güvendiğini belirterek, “Sizlerden tek isteğim şu; Biz tek milletimiz, tek bayrağız, tek vatanız, tek devletiz. Bizi bölemeyecekler. Bizi parçalayamayacaklar. Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Arapıyla, Gürcü’süyle, Boşnak’ıyla, 81 milyon tek milletiz” dedi. Türkçe’deki yozlaşmaya da atıfta bulunan Cumhurbaşkanı, “Dil devrimi adı altında Türkçemiz tatsız, tuzsuz, ruhsuz, renksiz kelimelerin tasallutuna sokularak milletimizin kadim medeniyetiyle arasındaki bağ zayıflatılmaya hatta kopartılmaya çalışılmıştır. Yani bizim aslında damarlarımız kesilmiştir” dedi.
“DİLİMİZİN ZENGİNLİĞİNİ KENDİMİZ YOK ETTİK!”
Erdoğan şöyle devam etti: “Bugün genç bir kardeşimizin Fuzuli, Baki, Şeyh Galib bir yana Mehmet Akif’i, Ömer Seyfettin’i ve Ahmet Haşim’i dahi anlayamıyor olması bu dönemde suikastın sonucudur. Dilimizin zenginliğini kendi elimizle yok etmeye çalıştığımız bu cinnet dönemini artık inşallah geride bıraktığımıza inanıyorum. Maalesef Türkçemizde internet ortamı başta olmak üzere pek çok mecrada genç nesilleri tesiri altına alan yeni bir bozulma süreci yaşıyoruz. Tabelalarda, yazışmalarda ve konuşmalarda şahit olduğumuz yabancı kelime kullanma hastalığı artık tahammül sınırlarını aşan bir boyuta ulaşmıştır. Kişisel olarak açılışını yaptığım yerler başta olmak üzere Türkçe dışında tabelalar gördüğüm mekânların sorumlularına bu isimlerin değiştirilmesini bugün bu vesileyle herkese sesleniyor ve tavsiye ediyorum.”