• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İran, ABD'yi açık açık tehdit etti

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
İran, ABD'yi açık açık tehdit etti

İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, "ABD geri adım atmaması halinde onları güç diliyle zorlayacağız." ifadeleriyle ABD'yi açık açık tehdit etti.

İran cephesinden ABD’ye yönelik peş peşe açıklamalar geldi. İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, Washington’ı yaptırımları kaldırmaya, dondurulmuş İran varlıklarını serbest bırakmaya ve bölgeden çekilmeye “güç diliyle” zorlayacaklarını söylerken, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise savaşın İran’ın gücünü ve kazanımlarını koruyacak şekilde sona erdirilmesi gerektiğini belirtti. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ekonomik mücadele çağrısı yaparken, Genelkurmay Başkanı Ali Abdollahi ise ABD’nin yeni tehditlerine karşı “ezici, cezalandırıcı ve yıkıcı” karşılık verileceğini açıkladı.

AZİZİ: ABD'Yİ "GÜÇ DİLİYLE" ZORLAYACAĞIZ

İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, ABD’nin yaptırımları kaldırmaması, İran’ın dondurulmuş varlıklarını serbest bırakmaması ve bölgedeki ablukaya son vermemesi halinde Tahran’ın buna karşılık vereceğini söyledi.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi


 

Azizi, ABD’nin diplomasi dilini anlamadığını savunarak Washington’ı söz konusu adımları atmaya “güç diliyle” zorlayacaklarını ifade etti.

İranlı yetkili ayrıca ABD’nin yalnızca yaptırımları kaldırmakla kalmayacağını, İran’dan özür dilemek ve bölgeden çekilmek zorunda kalacağını öne sürdü.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mesut Sarp

Iman gücü Amerika'nın gücünü çoktan aştı. Trumpın dili bi yerlerine kaçıverdi.....

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Yüzyılın ilk çeyreği geride kalırken küresel siyaset ve uluslararası ilişkiler köklü bir değişim sürecinden geçmektedir. Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından uzunca bir süre devam eden tek kutuplu dünya düzeni yerini daha karmaşık ve çok aktörlü bir yapıya bırakmaktadır. Geçmişte tek bir süper gücün askeri ve ekonomik hegemonyası altında şekillenen uluslararası sistem, günümüzde yerel ve bölgesel güçlerin merkez binalarını zorladığı yeni bir aşamaya gelmiştir. Bu durum, klasik süper güç tanımını kökten değiştirmekte ve uluslararası ilişkilerde güç kavramını yeniden tanımlamaktadır.Küresel ölçekte yaşanan bu dönüşümün en somut göstergelerinden biri, bölgesel aktörlerin küresel güçlere karşı geliştirdiği meydan okuma stratejileridir. İran Ulusal Güvenlik Komisyonu gibi yapıların lider kadrolarından gelen sert çıkışlar ve doğrudan askeri tehditler, bu durumun güncel birer örneğidir. Bölgesel güçler artık kendilerini küresel aktörlerin pasif birer nesnesi olarak görmemekte; aksine kendi coğrafyalarında oyun kurucu ya da oyun bozucu roller üstlenmektedir. Bu özgüvenin arkasında yatan en büyük etken ise asimetrik savaş teknolojilerinin, füze sistemlerinin ve insansız hava araçlarının yaygınlaşmasıdır. Askeri teknolojideki bu demokratikleşme, büyük orduların caydırıcılık kabiliyetini sınırlamakta ve daha küçük ölçekli devletlere küresel güçlerle "güç diliyle" konuşma imkanı tanımaktadır.Diğer taraftan, ekonomik dünyadaki eksen kayması da çok kutupluluğu besleyen en önemli damardır. Amerika Birleşik Devletleri hâlâ dünyanın en büyük nominal ekonomisine ve küresel finans ağları üzerinde devasa bir kontrole sahip olsa da, Çin Halk Cumhuriyeti gibi devasa bir gücün yükselişi ve bölgesel ticaret bloklarının kurulması bu gücü dengelemektedir. Rusya, Hindistan, Türkiye ve Brezilya gibi ülkeler de hem ekonomik potansiyelleri hem de jeopolitik konumları sayesinde kendi bölgelerinde tek taraflı müdahaleleri zorlaştıran birer direnç noktası oluşturmaktadır. Dolayısıyla günümüz dünyasında artık her şeyi tek başına dikte edebilen mutlak bir süper güçten bahsetmek mümkün değildir.Sonuç olarak, dünya siyaseti artık herkesin kendi kapasitesi oranında söz sahibi olduğu, ittifakların anlık çıkarlara göre sürekli değiştiği esnek bir yapıya evrilmiştir. Klasik süper güçlerin ağırlığı tamamen yok olmamışsa da, bölgesel güçlerin artan askeri ve siyasi kabiliyetleri bu ağırlığı büyük ölçüde dengelemektedir. Bu yeni çok kutuplu düzen, uluslararası sistemde tek taraflı adımların atılmasını zorlaştırırken, küresel barışın ve istikrarın korunması için daha geniş tabanlı bir uzlaşı ve diplomasi ihtiyacını zorunlu kılmaktadır.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23