Başınızı çevirdiğinizde gördüğünüz metrelerce uzunluktaki ağaçlardan, mis gibi kokularından zevk aldığınız çiçeklere, yediğiniz sebzelere, meyvelere kadar pek çok bitki en başta birer tohumdular.
Her tohumda bir bitki embriyosu bir de besin deposu bulunur. Bitkiyle ilgili bütün bilgiler burada bulunur; yani bitkinin küçük bir kopyasını içinde barındırır. İçindeki besin deposu ise, bitki kendi besinini üretebilecek hale gelene kadar embriyonun büyümesini sağlayacaktır. Bu yedek besin çok önemlidir. Çünkü tohum halindeki bir bitkinin fotosentez toplayabileceği kökleri yoktur.
Toprağın üstüne çıkacak bir filiz haline gelene kadar tohum bünyesindeki bu besini kullanmak zorundadır. Her bitkinin tohumunda tam ihtiyacı olacak kadar besin depolanmıştır. Uzun süre çimlenmeden dayanması gereken tohumların (örneğin hindistan cevizi tohumları) içindeki besin miktarı ile suyla karşılaştıktan kısa bir süre sonra filizlenmeye başlayan tohumların (kavun, karpuz vs.) içindeki besin miktarı farklı farklı ayarlanmıştır. Tohum oluşurken türüne göre hangi maddelerin depolanacağı da ince ince tasarlanmıştır. Şimdi burada durup düşünelim. Bu besin miktarını ve cinsini ayarlayan kimdir? Bunu ayarlayan tohum olamaz çünkü, bunu kabul etmek akıl ve mantık sahibi bir insan için mümkün değildir. Tüm bitkilerin ve o bitkilerin döllenme aşamalarının, sistemlerinin yaratıcısı olan Allah'tır. Ne mutlu iman edenlere!..