Türkiye’yi yasa boğan şehit haberlerinden sonra ilk defa kameraların karşısına geçen Başkan Erdoğan: “Karşımızdaki senaryonun asıl hedefi Suriye değil, Türkiye’dir. Suriye’de istediklerini alanlar, namluları hemen Türkiye’ye çevirecektir” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye meselesinin Türkiye için asla bir macera veya sınırlarını genişletme çabası olmadığını belirterek, “Maalesef gerek siyasette gerek medyada, gerekse diğer çeşitli platformlarda ülkemizin Suriye’de yürüttüğü mücadelenin anlamını hâlâ kavramayanların bulunduğunu üzüntüyle görüyoruz. Halbuki karşımızdaki manzara gayet açık ve nettir” dedi. İstanbul milletvekilleriyle Dolmabahçe Ofisi’nde bir araya gelen Erdoğan, İdlib’deki şehit haberlerinden sonra ilk kez konuştu.
150 yıllık bölünmüşlüğü bitirdik
Türkiye’nin 40 yıl boyunca kanını emen bölücü terör örgütü PKK’yı bitirmek için pek çok yol denediklerini anlatan Erdoğan şunları dile getirdi: “Geçmişi 1,5 asrı bulan pek çok hak, özgürlük, insani talep, geri kalmışlık sorunlarını birer birer çözerek Türkiye’yi 81 vilayetiyle bölünmez bir bütün haline getirdik. Türkiye demokraside ve ekonomide şahlanışa geçmişken bir anda Gezi olaylarıyla başlayıp ardı arkası kesilmeden devam eden iç ve dış sıkıntılarla karşılaşmaya başladık. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle önümüze çıkarılan engelleri birer birer aşarak yolumuza devam ettik.”
Verilen sözler tutulmadı
Güneydeki PKK/PYD kuşatmanın 3 noktadan kırıldığını vurgulayan Başkan Erdoğan, şöyle devam etti: “Suriye sahasında verdiğimiz mücadelede bölgede etkinlik gösteren güçlerle diplomasiyi ve diyaloğu sürdürmeye özel ehemmiyet verdik. Ne kadar bize verilen sözlerin çoğu tutulmamış olsa da bu yolu açık tutmak için özel gayret gösterdik. İdlib meselesi ise ülkemizi farklı bir şekilde köşeye sıkıştırmak ve diğer kazanımlarımızı elimizden almak için özellikle kurgulanan, kışkırtılan bir konu olarak önümüze geldi. Bölgede yaşayan ve diğer yerlerden kaçarak gelen yaklaşık 4 milyon insan, rejimin kanlı saldırıları sebebiyle sınırlarımıza doğru şu anda harekete geçmiştir.
Asıl hedef Suriye değil, Türkiye
Meseleyi sadece İdlib parantezinde değerlendirmek bizi yanıltabilir. Şayet biz bugün Suriye sınırlarımızı terör örgütlerinden arındırmaz isek, yarın karşılaşacağımız manzara açıkça ortadadır. Bugün Kamışlı’da, Resulayn’da, Tel Abyad’da, Aynularab’da, Cerablus’ta, Münbiç’te, El Bab’da, İdlib’de vermediğimiz savaşı, Allah göstermesin yarın Şırnak’ta, Mardin’de, Şanlıurfa’da, Gaziantep’te, Hatay’da vermek zorunda kalırız. Çünkü karşımızdaki senaryonun asıl hedefi Suriye değil, Türkiye’dir. Bugün sadece Suriye’de eğitilmiş ve donatılmış bölücü terörist sayısı 40 ile 60 bin arasında ifade ediliyor. Mücadeleyi başarıyla sonuçlandıramazsak bu teröristlerin çoğu ülkemize yönelecektir.
Sınır kapılarını kapatmayacağız
Ne dedik aylar önce? ‘Eğer bu böyle giderse biz kapıları açmak zorunda kalacağız.’ İnanmadılar. Biz de dün ne yaptık? Kapıları açtık, şimdi bu sabah itibarıyla yaklaşık 18 bin oldu, kapıları zorlayıp geçenler. Ama bugün 25-30 bini bulabilir. Biz bu kapıları bundan sonraki süreçte de kapatmayacağız. Türkiye, 2013 yılından beri yaşadığı 2018’de de tarihinin en sinsi saldırılarından birine maruz kaldığı ekonomik sıkıntılarını çözme yolunda kararlı adımlarla ilerliyor. Türkiye’nin batacağı, biteceği söylenen 2019’u neredeyse yüzde 1’lik büyümeyle kapatarak şom ağızlılara hakkettikleri dersi verdik.”
Bir kılıçdaroğlu aramadı
Bütün bunlar olurken gün boyu sürekli liderlerle görüşmelerinin olduğunu aktaran Başkan Erdoğan, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nu işaret ederek, şöyle konuştu: “Ana muhalefetin başı hariç. O arama lütfunda bulunmadı. Neymiş ‘Ben onu arayacakmışım.’ Ben seni niye arayayım ya? Dünya bizi arıyor, sen de bizi ararsın biz de sana bütün detaylarıyla her şeyi veririz. Aklı ve vicdanı olan herkes için bu soruların cevabı bellidir. Milletimiz kendi zihninde ve yüreğinde bu meseleyi çözdüğü için mücadelemize kayıtsız, şartsız destek veriyoruz. Böyle olduğu için de biz kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz.”