• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İçimizdeki naziler Türkiye’ye iftira atıyor!

Yeniakit Publisher
2020-11-04 09:22:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
İçimizdeki naziler Türkiye’ye iftira atıyor!

Fransa ve Almanya’nın başını çektiği sözde özgürlükçü Batılı ülkelerde Müslüman ve Türk menşeli vakıfların kapısına kilit vurulurken, Türkiye’deki Alman Vakıfları kin ve nefret kusmaya devam ediyor. Terör örgütü PKK’ya verdiği destekle bilinen Alman Heinrich Böll Stiftung Vakfı tarafından bastırılan kitaplarda, ülkemize yönelik akıl almaz bir kara propaganda uygulandığı ve toplumumuzun sinir uçlarıyla oynayacak skandal nitelikte çalışmalara yer verildiği ortaya çıktı.

 Harun Sekmen  İstanbul 

Avrupa’da Türk ve Müslüman Vakıfları’na faaliyet hakkı tanınmazken, ülkemizdeki Alman Vakıfları bölücü ve yıkıcı faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyor. Alman Heinrich Böll StiftungVakfı tarafından hazırlanan ve yayımlanan kitaplarda ülkemize yönelik skandal nitelik ifadelere yer verildiği ortaya çıktı. Ermeni Sorunu, Olağanlaşan OHAL KHK’ların Yasal Mevzuat üzerindeki etkileri, COVID-19 Salgınının Türkiye’de Gelir Dağılımına Etkisi ve Mevcut Politika Seçenekleri, Savaştan Barışa Çatışmadan Çözüme, LGBTİ+ Alanında Irkçılık ile Mücadele Eğitim Program Raporu isimli paçavralarda Türkiye aleyhine akıl almaz iftiraların yer aldığı belirlendi.

Ermeni soykırımıyla suçluyorlar!

Türkiye’deki özgürlük ortamını sabote eden Böll Vakfı, bastırdığı kitaplarda ülkemizi karalıyor. ‘Ermeni Sorunu’ başlıklı kitaplarında Türklerin soykırım yaptığı safsatası ateşli bir şekilde savunuluyor. Söz konusu manipülatif kitabın 7. sayfasında “Soykırımın anısı, Ermenilerin ulusal bilincini belirleyen sabit bir değer olma özelliğini bugün de koruyor. Soykırım, hâlâ resmi tarih kitaplarının değişmez bir parçası. Soykırımın sembolik tarihi resmi matem günü olarak kullanılıyor” ifadelerine yer veriliyor. ‘Olağanlaşan OHAL KHK’ların Yasal Mevzuat Üzerindeki Etkileri’ isimli raporlarında ise Türkiye’nin terörle mücadelesi sert dille eleştiriliyor. PKK sevici imzacı akademisyenlere sahip çıkılan raporda, “17 ayı aşkın bir süredir devam eden ve süresi beş defa uzatılan OHAL süresince 115.516 kamu çalışanı için ömür boyu kamu görevinden ihraç kararı verildi. 24 Aralık 2017 tarihi itibarıyla 117 üniversiteden, 386’sı Barış için Akademisyenler bildirisine imza verenler olmak üzere, 5822 akademisyen ihraç edildi” değerlendirilmesinde bulunuyor.

Salgınla mücadelemiz baltalanıyor

Böll Vakfı tarafından bastırılan ‘COVID-19 Salgınının Türkiye’de Gelir Dağılımına Etkisi ve Mevcut Politika Seçenekleri’ isimli kitapta ise ülkemizin dünyaya örnek olan koronavirüs mücadelesi  de kötüleniyor. Kitapta şu ifadelere yer veriliyor: “Türkiye’nin bugüne kadar uygulamaya koyduğu iktisat politikaları genelde pek çok ülkede uygulanan politikalardır, ancak boyutu çeşitli göstergeler açısından çok sayıda ülkede uygulanan programlara göre oldukça hafif kalmaktadır. Bu haliyle özellikle hane halklarının uğradığı kayıpların giderilmesi mümkün değildir. Buna karşılık Türkiye’nin şok öncesi ekonomik durumu pek çok zayıflıklar barındırdığı için bu türden kapsamlı ve virüsü sert biçimde baskılamayı hedefleyen bir politikayı yürürlüğe koyabilecek bütçenin iç kaynaklardan oluşturulması mümkün gözükmemektir”

Teröristler göklere çıkartılıyor!

‘Savaştan Barışa Çatışmadan Çözüme’ isimli kitapta ise PKK’lı terörist alçaklar ‘Gerilla’ diye yüceltiliyor ve terör eylemleri ‘bağımsızlık hareketi’ diye lanse ediliyor. Paçavranın 8. sayfasında, “İki yüz yıldır süren Kürd özgürlük mücadelesini, son otuz yıldır devam eden gerilla savaşını ve çatışma sürecinin neden ve sonuçlarını anlayabilmek; öncelikle Kürd ve Kürdistan meselesine doğru teşhis koymakla mümkündür. Kürd ve Kürdistan olgusunun tarihsel süreç içerisinde diğer olgu ve olaylarla ilişki ve çelişkileri irdelenerek doğru sonuçlara varılabilinir” ifadeleri kullanılıyor. ‘LGBTİ+ Alanında Irkçılık ile Mücadele Eğitim Program Raporu’nda ise 4 milyon mülteciye ev sahipliği yapan ülkemiz ‘ırkçılıkla’ suçlanıyor. Raporda şu ifadelere yer veriliyor: “Türkiye’de yükselen ve özellikle Suriyeli mültecilerin maruz kaldığı yeni ırkçılık dalgasının LGBTİ+’lar içerisinde de arttığı gözlemlenmiştir. LGBTİ+ hareketi ve aktivistleri olarak, kimi zaman kullandığımız dilin, kimi zaman da yaptığımız etkinliklerin ayrımcılığın ve ırkçılığın daha da meşrulaşmasına sebep olduğu gözlemlenmiştir.”
Yeni Akit Gazetesi

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

eser eser

bizim siyasiler neden onların vakıflarını kilise ve havralarını kapatmıyor

Yaşar özdemir

Devlet görmüyor mu bu hainliği. Derhal savcılar el koysun araştırıp gereğini yerine getirmeli.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23