• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Hukukçular butlan kararını değerlendirdi! Türk siyaseti için tescilli bir zafer

Yeniakit Publisher
Cem Kaya Giriş Tarihi:
Hukukçular butlan kararını değerlendirdi! Türk siyaseti için tescilli bir zafer

Otel odalarında ve pavyon köşelerinde dağıtılan kirli paralarla iradesi gasp edilen delegeler sayesinde Genel Başkanlık koltuğuna oturan emanetçi Genel Başkan Özgür Özel’in saltanatı sona erdi.

 SEBAHATTİN AYAN  İSTANBUL 

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Kurultayı ile 8 Ekim 2023 tarihli İstanbul İl Kongresi’ni, parti içi demokrasi, eşitlik ve serbest irade ilkelerine aykırı şekilde gerçekleştiği için kesin hükümsüz/mutlak butlanla sakat kabul ederek, iptal etti. Verilen karar ile önceki gün partinin karıştığı yolsuzluk ve usulsüzlük soruşturmalarından duyduğu rahatsızlığını dile getirerek arınma çağrısı yapan Kemal Kılıçdaroğlu yeniden CHP Genel Başkanlık koltuğuna otururken, Özgür Özel ve ekibi görevden alındı.

PAVYONLA GELDİ MAHKEMEYLE GİTTİ

Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bazı CHP kurultay delegelerinin başvurusuyla açılana CHP'nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptaline ilişkin davada mutlak butlan kararı çıktı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında, otel odalarında ve pavyon köşelerinde dağıtılan rüşvet paralarıyla iradesi gasp edilen delegeler sayesinde Genel Başkanlık koltuğuna oturan Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi. Daire, CHP'nin 4-5 Kasım 2023'te yapılan 38. Olağan Kurultayı'nın iptaline ilişkin açılan davada, "davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına" dair hükmüne ilişkin Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesince 24 Ekim 2025'te verdiği kararla ilgili istinaf kanun yolu incelemesini tamamladı. Buna göre, esas dava ile birleşmesine karar verilen dosyalar yönünden yapılan istinaf başvurularının kabulü ile Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesinin ilgili kararının kaldırılmasına karar verildi. Söz konusu davanın kabulüne karar veren Daire, CHP'nin 4-5 Kasım 2023'te yapılan 38. Olağan Seçimli Kurultayı'nın mutlak butlan nedeniyle malul olduğunun tespiti ile yapıldığı tarihten itibaren iptaline hükmetti. Daire, mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) nedeniyle iptal kararı dolayısıyla bu tarihten sonra parti bünyesinde gerçekleştirilen tüm olağan ve olağanüstü kurultaylar ile alınan kararların da hükümsüz kaldığına karar verdi.Kararda, "Olağan ve olağanüstü kurultayların ve bu kurultaylarda alınan tüm kararların iptali" nedeniyle "4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultay'dan önceki duruma dönülmesine, kurultay tarihinden önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine aynen devam etmelerine" karar verdi.


 

İL KONGRESİ DE İPTAL

Ayrıca, 8 Ekim 2023'te gerçekleştirilen CHP İstanbul İl Kongresinin ve bu kongrede alınan tüm kararların da aynı gerekçeyle iptaline hükmetti. Dairenin kararında şu ifadelere yer verildi: "Mutlak butlanla sakatlanmış 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay ile göreve gelen Genel Başkan Özgür Özel'in, Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin, Parti Meclisi üyelerinin ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına ve 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay öncesi görevde bulunan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin karar kesinleşinceye kadar tedbiren görevi üstlenmelerine, göreve iadelerine ihtiyati tedbir kararının, gereği için Yüksek Seçim Kuruluna, Ankara İl Seçim Kuruluna, Çankaya 4. İlçe Seçim Kuruluna ve Ankara Valiliğine gönderilmesine karar verilmiştir." Daire, 2 hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere verdiği kararı "oy birliğiyle" aldı. Tarihi kararı gazetemize değerlendiren siyaset bilimciler ve hukukçular, “adaletin kestiği parmak acımaz” görüşünde birleşti. 

OLMASI GEREKEN OLDU

Konuyla ilgili gazetemize konuşan Av. Ertuğrul Akar “Hukuken de siyaseten de olması gereken oldu. Zaten elde bulunan deliller ve mahkemenin değerlendirme yetkisi, bu kararın çıkmasını gerektiriyordu. Burada temel mesele, Cumhuriyet Halk Partisi delegelerinin iradesinin fesada uğratılmış olmasıdır. Bunun hukuki karşılığı rüşvet ya da benzeri başka suç tipleri olabilir. Bu; para verilmesi, iş vaadi sunulması veya farklı menfaatler sağlanması şeklinde gerçekleşmiş olabilir. Önemli olan nokta, delegelerin iradesini sakatlayan ve özgür tercihlerini etkileyen unsurların bulunup bulunmadığıdır. Dosyadaki ifade ve delillere bakıldığında, partililerin kendi iradelerinin baskı ve çeşitli etkiler altında kaldığı yönünde ciddi iddialar olduğu görülüyor. Bu nedenle “mutlak butlan” kararının çıkması beklenen bir sonuçtu. Ankara’daki yerel mahkemenin vermesi gereken kararı veremediğini düşünüyorum. Ancak istinaf mahkemesi doğru ve yerinde bir karar vermiştir. Bu kararın hem Türk siyaseti hem de Türk hukuku açısından emsal niteliğinde ve önemli bir karar olduğu kanaatindeyim. Bundan sonra hiç kimse, siyaseti ahlaksızlaştırarak ya da ahlaksızlığı siyaset üzerinden meşrulaştırarak yol alma cesaretini kolay kolay gösteremeyecektir. Önümüzdeki süreçte Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde nasıl bir kadrolaşma ve yeni politika anlayışı geliştireceğini de göreceğiz. Büyük ihtimalle seçim ve delege sisteminde de bazı değişiklikler gündeme gelecektir. Bu karar, Türk siyaseti açısından önemli bir dönüm noktasıdır. Çünkü siyaset kisvesi altında ahlaksızlığın meşrulaştırılmasının önüne geçilmiştir. Ahlaksızlık hiçbir şekilde siyaset zırhının arkasına saklanamaz. Tam tersine siyaset, ahlaklı ve dürüst insanların işi olmalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin böyle bir tartışmanın ve iddiaların içine sürüklenmiş olması üzücüdür. Ancak hem parti delegasyonunun tavrı hem de yargının verdiği bu emsal karar, siyasetin yeniden temiz ve ilkeli bir zemine oturması açısından önemli bir adım olmuştur. Ekrem İmamoğlu ve çevresinin Türk siyasetini kirlettiğini düşünen kesimler açısından da bu karar, siyasetin yeniden toparlanması adına önemli bir gelişme olarak değerlendirilmektedir” ifadelerini kullandı.


 

 MAHKEME YALNIZCA İDDİALARLA KARAR VERMEZ”

Bağımsız Türk yargısının verdiği kararın hayatın olağan akışıyla uyumlu olduğunu belirten Dr. Av. Candaş Gürol, “Olması gereken oldu. Neticede bir mahkeme; davacının ve davalının iddialarını, cevap dilekçelerini ve sunulan delilleri inceleyip tarafları dinledikten sonra değerlendirmesini yaptı ve kararını verdi. Elbette gerekçeli kararı da göreceğiz. Şu an kısa karar kamuoyuna yansımış durumda ve mahkemenin “mutlak butlan” yönünde hüküm verdi.  Sonuç itibarıyla ortada bir mahkeme kararı var ve buna saygı göstermek gerekir. Yargılama sürecinin büyük ölçüde açık şekilde yürütüldüğünü basına yansıyan bilgilerden de takip ettik. Süreçte, delegelerin cep telefonu ve nakit para gibi çeşitli yollarla etkilenmeye çalışıldığına dair iddialar gündeme geldi. Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verecek delegelerin yönlendirildiği ve buna ilişkin ciddi deliller bulunduğu öne sürülüyor. Bunun yanında belediyelerle ilgili de oldukça vahim iddialar var. Ben siyasi kimlikle değil, hukukçu gözüyle değerlendirdiğimde; belediyeler hakkında ortaya atılan yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının, teknik takip kayıtları, telefon dinlemeleri, tanık ve gizli tanık beyanları ile etkin pişmanlıktan yararlanan kişilerin ifadeleriyle desteklendiğinin konuşulduğunu görüyorum. Bu nedenle, mahkemenin verdiği kararın hayatın olağan akışıyla uyumlu bulunduğunu düşünüyorum. Ancak unutulmamalı ki mahkeme yalnızca iddialara dayanarak karar vermez. CHP tarafının da avukatları savunmalarını yaptı, delillerini sundu ve tüm süreç hukuk çerçevesinde değerlendirildi. Buna rağmen mahkeme mevcut kararı verdi. Toplumun uzun yıllar sonra CHP’ye önemli ölçüde teveccüh gösterdiği ve birçok belediyeyi yönetme sorumluluğunu verdiği bir dönemde, bunun muhalefet açısından tarihi bir fırsat olduğu açıktı” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE'NİN BEKASI İÇİN TESCİLLİ BİR ZAFER

Söz konusu kararın siyasi tarihimiz için büyük bir değişimin habercisi olduğunu kaydeden Dr. Tunç Taşbaş, “Cumhuriyetin ilanından beri devletin her türlü imkanından yararlanarak devasa bir entelektüel birikim ve kurumsal hafıza oluşturmuş olan CHP, ne yazık ki uzun süredir demokrasimize yük haline gelmiş bir yapıya dönüştürülmüştü. Bu köklü yapıyı, sırf kendi menfaatleri için türlü siyasi oyunlarla ele geçiren, amacına ulaşmak için kaset komplolarından delege borsalarına kadar her yolu mübah gören bir müteahhit kliğinin varlığına şahit olduk. Partiyi adeta "kullanmasını bilene altın yumurtlayan bir tavuk" gibi gören bu şebekenin, kirli ilişkileri sebebiyle nihayet yargı önünde hesap vererek tasfiye edilmesi, siyasi tarihimiz adına çok büyük bir dönüm noktasıdır. Bugün etrafımızdaki coğrafya tam anlamıyla bir ateş çemberiyken, içeride istikrarı dinamitlemeye çalışmak açık bir milli güvenlik tehdididir. Kendi usulsüzlüklerini, akçeli işlerini ve kirlerini örtbas etmek amacıyla her seferinde adeta "bütün tuşlara birden basarak" sokak çağrıları yapan, iç karışıklık çıkartmak için ajitasyonlara sarılan bir zihniyetle karşı karşıyaydık. Her sıkıştıklarında Batı’dan destek dilenen, sokak çağrısı yapan bu yönetimin tasfiyesi, yalnızca sıradan bir parti içi değişim değil; Türkiye'nin bekası ve milli güvenliği için tescilli bir zaferdir” ifadelerini kullandı.


 

HUKUKA UYGUN BİR KARAR

Konuyu gazetemize değerlendiren Av. Harun Akdere ise “Bildiğiniz üzere, CHP’de Özgür Özel’in genel başkan seçildiği kurultay sürecinde çeşitli tartışmalar yaşanmıştı. Bu tartışmaların merkezinde ise, Ekrem İmamoğlu ve çevresinin sağladığı finansmanla bazı delegelerin etkilenip yönlendirildiğine ilişkin iddialar yer alıyordu. Kamuoyuna yansıyan iddialara göre; bazı delegelerin para, hediye telefon, iş vaadi ve benzeri çeşitli menfaatlerle yönlendirildiği öne sürüldü. Hatta bu süreçte farklı ortamlarda yapılan görüşmeler ve pazarlıklar da uzun süre gündemde kaldı. Bu nedenle, söz konusu kurultayın iptaline ilişkin beklentiler zaten oluşmuştu ve bugün gelinen noktada hukuka uygun bir kararın ortaya çıktığı değerlendiriliyor. Açık konuşmak gerekirse, önümüzdeki süreçte özellikle Ekrem İmamoğlu çevresinin siyasi ve mali gücünün ne ölçüde devam ettiğini görmüş olacağız. Soruşturma ve yargılama süreçlerinde örgüte ait olduğu iddia edilen bazı mal varlıklarına el konulduğu biliniyor. Ancak bu yapının saklanabilmiş başka bir mali kaynağı ya da organizasyon kapasitesi olup olmadığı da zaman içinde ortaya çıkacaktır. Ayrıca yeniden benzer şekilde delege yapılanmaları kurulup kurulamayacağı, parti içi dengelerin nasıl şekilleneceği ve CHP’nin yeni dönemde nasıl bir yapılanmaya gideceği de Türk siyaseti açısından dikkatle takip edilecek başlıklar arasında yer alıyor” dedi.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23