• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’ndan önemli açıklamalar! “Terörsüz Türkiye süreci uzarsa tıkanma riski doğacaktır”

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Meclis’te Parlamento muhabirleriyle bir araya gelerek gündeme ilişkin değerlendirmeler yaptı. Toplantının ardından Yapıcıoğlu, Akit'e özel açıklamalarda bulundu.

HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin olarak PKK'dan kaynaklanan terör sorunu ve Kürt meselesinin birbirinden ayrılmasının gerektiğini söyledi. Süreçle alakalı bir tıkanıklık olduğunu kaydeden Yapıcıoğlu, "Süreç uzarsa tıkanma riski o zaman doğacaktır Mümkün olan en yakın şekilde bu sorunları çözmek gerekiyor. Şiddet sorunu ile Kürt meselesini birbirinden ayırmak lazım" dedi. Gerçekten silah bırakılıp bırakılmadığına dair durumun netleşmediğini kaydeden Zekeriya Yapıcıoğlu, "Bize göre sorun tek boyutlu değil Türkiye'nin mutlaka halletmesi gereken bir şiddet sorunu var. Bir de bir asrı aşkın süredir Kürt meselesi vardır. İkisi birbirinin bağımsızdır birbirinin sonucu değildir. Bize göre her ikisi de çözülmeli bu bir tercih değil sorumluluk. Başından beri sürece destek verdik" diye konuştu.


 

“FAİLİ MEÇHULLER UCU NEREYE GİDERSE GİTSİN ÇÖZÜLMELİ”

Şüpheli ölümlere ilişkin başlatılan yeni soruşturma sürecine ilişkin görüşlerini aktaran Yapıcıoğlu, Gülistan Doku cinayeti için, "Ucu nereye giderse gitsin çözülmeli" derken, Rojin Kabaiş cinayeti için de "Ümit ediyoruz ki bu olay da bütün yönleriyle aydınlatılır" ifadelerini kullandı.

"BİR TEK ÇOCUK ÖLECEĞİNE 100 KÖPEK ÖLSÜN!”


 

Başıboş sokak köpeklerine ilişkin sorunun çözülmediğini ifade eden Yapıcıoğlu, "Bir tek çocuk öleceğine 100 köpek ölsün. Sorun hayvanların kendisi değildir. Sorun hayvanların doğru yerde tutulmamasıdır. Sorun hayvanlarla insanlarını eşit görülmesidir. Tüm hayvanlar bir insan etmez. İnsan sağlığını öncelemek bütün hayvanların itlaf edilmesini istemek değil bu ikisini birbirine karıştırmayalım" dedi.

“SEÇİMLERİN 2027 SONBAHARINDA YAPILACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM”

Yapıcıoğlu, bir soru üzerine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için Meclisin erken seçim kararı alması gerektiğini hatırlatarak, seçimlerin 2027 sonbaharında yapılacağını düşündüğünü söyledi.  Cumhurbaşkanı adaylarının kim olacağını ve Cumhur İttifakı ile yola devam edip etmeyeceklerini soran gazetecilere Yapıcıoğlu, “Adayımız henüz belli değil. Çünkü henüz adaylar belli değil. Biz hala Cumhur İttifakı’nın bileşenleri arasındayız” yanıtını verdi.


 

HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin olarak PKK'dan kaynaklanan terör sorunu ve Kürt meselesinin birbirinden ayrılmasının gerektiğini söyledi. Süreçle alakalı bir tıkanıklık olduğunu kaydeden Yapıcıoğlu, "Süreç uzarsa tıkanma riski o zaman doğacaktır Mümkün olan en yakın şekilde bu sorunları çözmek gerekiyor. Şiddet sorunu ile Kürt meselesini birbirinden ayırmak lazım" dedi. Gerçekten silah bırakılıp bırakılmadığına dair durumun netleşmediğini kaydeden Zekeriya Yapıcıoğlu, "Bize göre sorun tek boyutlu değil Türkiye'nin mutlaka halletmesi gereken bir şiddet sorunu var. Bir de bir asrı aşkın süredir Kürt meselesi vardır. İkisi birbirinin bağımsızdır birbirinin sonucu değildir. Bize göre her ikisi de çözülmeli bu bir tercih değil sorumluluk. Başından beri sürece destek verdik" diye konuştu.


 

“MUTABAKATLA YENİ BİR ANAYASAYA TÜRKİYE'NİN İHTİYACI VAR”

Yeni anayasa tartışmasına ilişkin olarak da Yapıcıoğlu, "İkinci yüzyıla kendi iç barışını sağlamış iç cepheyi tahkim etmiş bir şekilde girmek zorundayız. Bütün sorunlarımızı halkın meşru taleplerini karşılayacak şekilde toplumsal mutabakatla yeni bir anayasaya Türkiye'nin ihtiyacı var. Birileri yeni anayasa gündeme geldikçe meclisin anayasa yapamayacağını değişiklik yapabileceğini söylüyor. Meclis’in kendi hakkına yetkisine sahip çıkması lazım" dedi.


 

İSRAİL VATANDAŞLARININ VATANDAŞLIKTAN ÇIKARILMASI TEKLİFİ

HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu,  yaklaşık iki yıl önce İsrail saflarında soykırıma katılan çifte vatandaşların vatandaşlıktan çıkarılmasına yönelik Meclise verdikleri kanun teklifinin akıbetinin sorulması üzerine ise, “HÜDA PAR olarak iki yıl önce soykırıma katılan çifte vatandaşların vatandaşlıktan çıkarılması için kanun teklifi verdik. Tüm partilere de gerek teklifin hazırlanması gerekse Genel Kurul gündemine alınması konusunda teklifte bulunduk. Ancak bizim teklifimizden sonra 100’ün üzerinde teklif Genel Kurul gündemine alınıp kanunlaşmasına rağmen bizim teklifimiz hala bekliyor” açıklamasında bulundu.


 

AKİT'E ÖZEL AÇIKLAMALAR

Başkan Yapıcıoğlu, basın mensuplarıyla yaptığı toplantının ardından Akit'e özel açıklamalarda bulundu.


 

Yapıcıoğlu'nun açıklamalarının satırbaşları şöyle:

Bir Kürt meselesi var. Özellikle cumhuriyetin ilk yıllarında alevlenen, inkar, asimilasyon politikalarıyla alevlenen, çok ciddi, devasa bir soruna dönüştü. Şu anda o yıllardaki pozisyonda değiliz. Elbette ki ciddi adımlar atıldı. Özellikle AK Parti iktidarında, son 20 yıllık dönemde bayağı bir mesafe alındı. Fakat halen daha atılması gereken adımlar vardır. Biz iki meseleyi (Kürt sorunu ve şiddet) birbirinden ayırıyoruz. İkisinin sosyolojisi ve çözüm yolları birbirinden farklıdır. Bunlar birbirine karıştırılırsa ikisi de çözümsüz kalıyor.


 

MALAZGİRT RUHU BİZİ BİRLEŞTİRECEK

Kürt meselesinin çözümüne kendi önerilerimizi getirdik. Bu meselenin çözümünün en sağlam temeli, Malazgirt ruhudur. Bizi Malazgirt’te bir araya getiren şey ney ise, bugün de bir araya getirecek olan odur. Bu da ortak inancımızdı. İslami bir şuur ile, ümmet şuuru ile, Türk ile Kürt birlikte meydanda Bizans’ı yenilgiye uğrattı. 1915’te Çanakkale’de yine birlikte ümmet şuuruyla düşmanı durdurdu. Kurtuluş savaşında birlikteydi, cumhuriyeti birlikte kurdu. Öyleyse bizi bir arada tutan ortak inancımızdır. Farklılıklarımız bizim zenginliklerimizdir. Biz ortak zemini ıskalayarak bu sorunu çözemeyiz. Kardeş olduğumuzu bilerek ama kardeşliğin sadece edebiyatını yapmak suretiyle değil, hukukunu teslim ederek bu sorunu çözmeliyiz. Yoksa etrafımız ateş çemberi.


 

İÇ KARGAŞA ÇIKARIYORLAR

Bu ateşi tutuşturan, bu fitne ateşini tutuşturanlar iç karışıklıklarla fitneyi körüklemeye çalışıyorlar. Bu son İsrail ve Amerika’nın İran saldırısıyla bunu gördük. İç kargaşa ile kendisine alan açmaya çalışıyor. Buna fırsat vermemeliyiz. Bunlar bize bir uyarıdır. Artık silahlar devreden çıksın. Ayrıca herkes şunu da görsün ki cumhuriyetin ilk yıllarındaki asimilasyon gibi politikalar çözüm olmadı. Kardeşlik hukuku şart.


 

ÖCALAN’A STATÜ TARTIŞMASI

Önceki çözüm sürecinde yaşananlar, Amerika’nın verdiği sözler, girdiği angajmanlar kafada bazı soru işaretleri bıraktı. Bu son dönemde de Amerika ve İsrail’in yaptığı açılamalar, attıkları bazı adımlar, kafalarda soru işaretleri oluşturmuş olabilir. Bu nedenle süreç biraz yavaşlamış olabilir. Ama süreç işlemeli, devam etmeli. Ama şiddet sorunu ile Kürt sorunu mutlaka birbirinden ayrılarak, kardeşlik temeli çerçevesinde adımlar atılmalı.


 

Sayın Bahçeli’nin yapmış olduğu açıklamalar kendi içerisinde tutarlılık arz ediyor. Başından beri bir çizgisi var ve bu çizgiyi devam ettiriyor. Bu statüyle ilgili de… MHP’nin komisyona sunmuş olduğu rapor ve Bahçeli’nin önceki açıklamaları bütün olarak değerlendirildiğinde, işin sorun yönüne bakan bir öneridir. Evet bir şiddet sorunu vardır ve silah devreden çıkmalıdır. Ama bunu kiminle konuşacaksınız, bunu kim sağlayacak? Sayın Bahçeli Ekim ayında yaptığı açıklamada ne demişti, eğer örgütü lağvedecekse gelsin bunu Meclis’te haykırsın diye çağrıda bulunmuştu. Şimdi de silahları bırakmama gibi bir pozisyon oluşunca, yine sayın bahçeli, statü mü istiyor, o zaman bu işin koordinatörü olsun, dedi. Benim oradan çıkardığım anlam budur. Bu silah bırakma ve şiddeti tamamen sona erdirme, silahlı bir yapı olmaktan siyasi bir yapı olma sürecini koordine etsin, diye anlıyorum. Bu başka bir yere çekilirse yanlış olur. Nedir yanlış olma şartı, eğer bizim mesele dediğimiz, bir asrı aşan süredir devam eden Kürt meselesinin çözümü noktasında, bu çözümü koordine etsin, biz tüm Kürtler adına onunla konuşalım, diyorlarsa bu yanlıştır. Zira milyonlarca Kürt ne Abdullah Öcalan’ı temsilci kabul eder ne de fikirlerini benimser. Dolayısıyla eğer bu anlamdaysa, külliyen yanlıştır. Fakat dediğim gibi, ben böyle anlamıyorum. Silahsızlandırma ve siyasi boyuta çekme için kendi örgütünü koordine etsin, diye anlıyorum.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Hamdi

Yahudi vatandaşı vatandaşlıktan çıkaralımda peki yurt dışında ömrünü geçirmiş belli bir mevki kazanmış bizim vatandaşlarımızada aynı eylemi gerçekleştirirseler buna hazırmıyız sizce daha akıllıca bir çözüm bulunmalı

kardeş

Allah cc razı olsun. Sayın YAPICIOĞLU
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23