• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Hizb-ut Tahrir mağdurları bu bayram da kavuşamadı!

Anayasa Mahkemesi’nin terör örgütü olmadığı kararına rağmen tutuklulukları devam eden Hizb-ut Tahrir mağdurları ve aileleri, bu bayram da sevdiklerine kavuşamadı. Hizb-ut Tahrir üyesi olduğu gerekçesiyle Bursa H tipi cezaevinde tutuklu bulunan Makine Mühendisi Bekir Kurtuluş’un iki çocuk annesi eşi Sevgül Kurtuluş, yaşadıkları acı dolu günleri Akit’e anlattı: “Kim bilir bu kaçıncı ayrı bayram. Pandemi yüzünden kızlarım babaları ile görüş yapamadı; cezaevlerinin ziyaretçi sayısının 1 kişi ile sınırlandırılması yüzünden. Bayram için 2 kişiye çıkarıldı sayı. Peki ben hangisine ‘sen gelme!’ diyeyim. Ya da, ‘siz girin ben kalayım’ mı diyeyim?”

Yeniakit Publisher
2020-08-02 09:30:00 -
Hizb-ut Tahrir mağdurları bu bayram da kavuşamadı!

Anayasa Mahkemesi (AYM), Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Hizb-ut Tahrir raporu doğrultusunda, terör örgütü olmadığı kararını vermesinin ardından yaşanan mağduriyetler bitmek bilmiyor. Defalarca ailesinden uzak kalan iki çocuk babası Bekir Kurtuluş, bu bayramı da cezaevinde geçirmek zorunda kaldı.

Bursa H Tipi Kapalı Cezaevinde yatan Kurtuluş’un eşi Sevgül Kurtuluş, yaşadıkları dramı anlattı. 12 ve 15 yaşlarında iki kızı olan Kurtuluş, “Eşim Hizb-ut Tahrir davası sebebiyle defalarca gözaltı, tutuklama ve hapis cezalarına maruz kaldı. Kısaca özetlemek gerekirse; 2001’de 16.5 ay (2 günlük nişanlı iken) 2004’te 15 gün (1.5 aylık evli iken) 2005’te gözaltı (Ben 7 aylık hamile iken) 2005’te eve baskın (ki doğum yaptığım gece idi) 2011’de 6.5 ay tutuklu (sabah 5’te eve baskın) 2013’te (2011 davasının cezası 2 yıl cezaevi) 29 Haziran  2020’de de 2005 yılındaki cezasının gelmesiyle yeniden tutuklandı. Bir bayramı daha ayrı geçiriyoruz. Bizler yine, yeniden, bir kez daha cezaevi yollarındayız. Bu ayrı geçirdiğimiz kim bilir kaçıncı bayramımız.”

Hangisine sen gelme diyeyim

“Üstelik pandemi yüzünden kızların babaları ile görüş bile yapamadı; cezaevlerinin ziyaretçi sayısını 1 kişi ile sınırlandırmaları yüzünden. Şimdi bayram için 2 kişiye çıkarıldı sayı. Kızlarımdan hangisini götüreyim, hangisine ‘sen gelme!’ diyeyim ya da ‘siz girin ben kalayım’ mı diyeyim? Bize bu yaşatılanlar hayat düzenimizi altüst etti. Ne zaman hayatımızı yoluna koysak ve toparlanmaya başlasak bir gece baskını, bir gözaltı ve tutuklanma ile bütün düzenimiz altüst oluyor. Eşim, çocuklarının en güzel dönemlerine şahit olamadı. İki kızım da okula başladıklarında babaları yanlarında değildi. Yaşıtları babalarının ellerinden tutup parklara, tatillere giderken bizim çocuklarımız cezaevi yollarında, kapılarında 10 dk. babalarını cam ardında görmek ya da 1 saat sarılıp hasret gidermek için bekledi” sözleriyle çektikleri sıkıntıları aktardı.

Sayısız proje sahibi

Eşinin 20 yıllık tecrübeli bir makine mühendisi olduğunu anlatan Sevgül Kurtuluş şöyle devam etti; “4 dil biliyor. Bursa’daki otomotiv fabrikalarında sayısız projesi var. İşini gerçekten severek yapan ve ümmete faydalı olmak için çırpınan biri. Çok iyi bir eş ve harika bir babadır. Eğitime çok önem verir. Bunun için elinden geleni yapar. Üniversitedeki gençlere de verdiği sayısız eğitim semineri vardır. Ama maalesef böyle değerli, kıymetli insanlar bugün cezaevlerinde ve üstelik hiçbir şiddet unsuru olmadığı hâlde sözde, ‘terör örgütü’ üyeliğinden şu an cezaevinde yatıyor. Hizb-ut Tahrir, kurulduğu 1953 yılından beri ne Türkiye ne de diğer İslâm beldeleri ve çalışma yaptığı diğer ülkelerde asla şiddete bulaşmamıştır.”

Ceza kesenler bugün hapiste

“Hizb-ut Tahrir, İslâmi siyasi bir partidir. Cebir ve şiddete ilkesel olarak temelden karşıdır. Çünkü nebevi metoda göre toplumun fikir ve siyasetle değişeceğine inanır. Buna rağmen brifing yargısı, ‘FETÖ”cü hâkim ve savcılar tarafından Hizb-ut Tahrir mensuplarına, düşman hukuk kuralına dahi uymayan, niyet okumaya dayalı binlerce yıllık hapis cezaları verildi, verilmeye de devam ediyor. Bu niyet okuma yaklaşımı ile toplumun her ferdi potansiyel suçlu olarak görülüp mahkûm edilebilir. Daha önce verilen kararlar hâlâ devam ediyor. 2001 yılından beri Hizb-ut Tahrir davalarında 500’e yakın kişiye 1800 yıldan fazla cezalar kesildi. Bu cezaları kesen hâkimler, bu cezaları talep eden savcılar, bu operasyonları yapan polislerin çoğu ya FETÖ’den tutuklu ya firari ya da görevden alındı.”

Müslümanlara gelince kör, sağır, dilsiz oluyorlar

“Şu anda da AYM’nin Hizb-ut Tahrir ile ilgili ‘Terör örgütü vasfı taşımıyor’ kararı ile yeniden yargılaması yapılan kardeşlerimiz beraat ediyor ve cezaevinde olanlar tahliye ediliyor. Ama her ne hikmetse bazı yerel mahkemeler İstanbul, Bursa ve Konya gibi AYM’nin Hizb-ut Tahrir ile ilgili verdiği bu hak ihlali kararını görmezden geliyor ve AYM’nin bu kararına direniyor. Daha dün AYM’nin bir kararı ile Ergenekon, Balyoz ve Şike davalarını beraat ettirip bir de tazminat ödetenler, söz konusu masum Müslümanlar olunca kör, sağır ve dilsiz oluyor. Beklentimiz af değil, haksız yere vurulan “terörist” damgasının ortadan kaldırılması ve mağduriyetlerin giderilmesidir.”

Geç gelen adalet adalet değildir

“Bütün İslâmi davaların; Sivas mağdurları, 28 Şubat ve Hizb-ut Tahrir mağdur aileleri olarak istediğimiz cezaların iptali ve yeniden yargılama yoluna gidilmesidir. Bu mağduriyetlerin giderilmesi için çok geç olsa da bir adım atılıp daha hukuki bir kararın verilmesi için gereklidir. 15 Temmuz darbe kalkışması sonrası yargı ve emniyet içerisinde açığa çıkan veri ve birtakım kişilerin beyanları, bu dosyalardan uzun yıllar ceza alan ve yatan mağdurların dosyalarının yeniden incelenmeyi hak ettiklerini açıkça göstermektedir. Ve unutulmamalıdır ki geç gelen adalet, adalet değildir! Duyarlılığınızdan ötürü de Allah sizlerden razı olsun.”


Yeni Akit Gazetesi
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

geçen gün be de kulağıma takılan hilafeti savunan bir sloganı yazacaktım bunların sloganıdır diyerek vaz geçtim! hizbuttahrir ne ayaktır bilemiyorum! ne tip bir hilafeti savunduklarını da bilmiyorum! ama hilafet sike sike gelecek! anayasaya tc devletinin dini allah katında hak din olan islam'dır ibaresi de eklenecek! ibare yazdım ibneyi çağrıştırıyor diye hapishanede ırzına geçilen cübbeli ahmetyan alınmasın! patrikhanenin bir kısmını sinegog haline getirme projem de sürüyor! trde o kadar rum var mı ki o arazi öyle işgal altında!
  • Yanıtla

fetösavar

bu fetö belası bir süre daha başımızda...
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı