Helal ve tayyib ürün talebi öncelikle müslümanın olmazsa olmaz imani bir meselesidir
GİMDES Başkanı Dr. Hüseyin Kami Büyüközer'den önemli açıklamalar.
Helal ve Tayyib gıdanın imani boyutuyla ele alınması çok önemlidir. Çünkü gıda sektörü her devirde rantın, rekabetin ön planda seyrettiği bir sektördür. Helal gıda meselesi de rantların kurbanı olmamalıdır. Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki; Helal ve Tayyib Yaşam Sistemi ihtiyacı, Müslümanların (hatta bütün insanların)en kutsal tüketici haklarıdır. Bu hak onların olmazsa olmazı ve imani bir meselesidir. Bu hassasiyetlere dikkat edilmeden yapılacak sertifikalandırma, doğrudan doğruya, bu temel hakları çiğneme ve ticari hesaplar için bu temel hakkı istismar etme manasına gelmektedir. İki milyar İslam ümmetinin üzerine çullanmış olan Batı güdümlü İslam karşıtı ekonomik, kültürel, siyasi ve askeri hegomanyadan kurtulabilmemiz için topyekün mücadele edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bunun için de hem parasal yönden, hem nesillerimizin sağlığı yönünden, hem de inançlarımız yönünden başta gıdalarımız olmak üzere ilaç ve kozmetik ürünlerinde çeşitli vasıtalarla Batının MODERNİTE adı altında bize empoze edilmeye çalışılan başta yabancı yaşam tarzı ve beslenme biçimine karşı Helal ve Tayyib yaşam tarzına geçerek Helal ve Tayyib sertifikalı ürün talebimizde ısrar etmemiz gerekmektedir. Yaşadığımız bu zaman diliminde, dünyanın çeşitli yörelerinde, azınlıkta ya da çoğunlukta yaşayan Müslümanlara, ihtiyaçları için sunulan gıda, kozmetik ve sağlık ürünlerinin üretiminde kullanılan maddelerin ve uygulanan üretim işlemlerinin karmaşık olması ve İslami isteklere uygunluklarının tartışılır olması gerçeği karşısında, toplumun dinî inanç ve sağlığının güvence altına alınması keyfiyeti önemli bir sorun olarak ortaya çıkmıştır.