• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

"Hedefimiz, 2 TL'ye 20 Bin Çeşit, 70 Milyon Kitabı Okuyucuyla Buluşturmak"

Yeniakit Publisher
2014-05-19 11:15:00 - 2019-02-01 12:06:16
"Hedefimiz, 2 TL'ye 20 Bin Çeşit, 70 Milyon Kitabı Okuyucuyla Buluşturmak"

ucuzkitapal.com sahibi Ömer Doğan: "Hedefimiz, 2 TL'ye 20 Bin Çeşit, 70 Milyon Kitabı Okuyucuyla Buluşturmak"

-Buraya gelene kadar hayatınızdan kesitlerle başlayalım...

Aslen Gaziantepliyim ve yaşamımın ilk devreleri olan ilk, orta ve lise öğrenimimi yine Gaziantep'te tamamladım. Endüstri meslek lisesi mezunuyum ancak üniversite öğrenimine hak kazanmış olmama rağmen, zamanın getirdiği maddi anlamdaki olumsuzluklar sebebiyle okul hayatıma son vermek zorunda kaldım. 

Lise yıllarında okul birincisiydim ancak o merhalede okulda kalıyordum. Zira bunun sebebi ise gündüz öğrenim süreci devam ederken, ders saatinin bitiminden sonra aynı okulda ücretli personel olarak çalışıyordum. Aileme yük olan bir birey değil, ailemin yükünü hafifleten bir birey olmak adına mücadeleme sürdürdüm ve tam 3 yıl boyunca okulda kalmaya devam ettim. 

Kutsal kitabımız Kur'an'da bile Allah Necm Suresi 39. ayette şöyle buyurur;

"Bilsin ki insan için kendi çalışmasından daha iyi bir şey yoktur"

Dolayısı ile çalışma azmini bırakmadım ve bir çok mesleki dalda girişimlerim oldu. Öğrencilik yıllarında ne kadar zorluk çeksem dahi bu benim aslında mücadele azmi olarak kazanım haline gelmiştir. 

Daha sonra askerlik mesleğine olan hayranlığım sebebiyle orduya katılma kararı aldım ve sınavlarda başarılı olarak askerlik mesleğine dahil oldum. Nitekim disiplinli, intizami ve  düzenli çalışma prensiplerini hayatımın her merhalesinde uygulayan biriyim. 

Batı'da şark görevimi tamamladıktan sonra Doğu'ya dahil oldum ancak ilerleyen süreçte 28 Şubat sonrası mecburi olarak çok sevdiğim askerlik mesleğinden ayrılmak zorunda kaldım. Fakat bu dönem bana çok şey kazandırdı zira okuduğum kitaplar arasında kişisel gelişim ile ilgili olanlar hayata bakış açımın genişlemesine, daha muasır bir düşünce tarzı ile hayata bakmama vesile oldu. Müspet davranışın ne olması gerektiğini, her doğrunun her yerde konuşulmaması gerektiğini öğrendim. 

Fakat asıl mücadelem askerlik mesleğine veda ettikten sonra başladı diyebilirim. Hani Mü'minin suresi 60. ayette buyrulur ya "dua edip isteyin ki karşılığını vereyim" diye, bu inançla bende helal rızkımı kazanmak adına bana yol göstermesi için dua ettim. 

Çok şükür küçük bir bakkal dükkanı açabilme fırsatı buldum ancak sadece mahalle bakkalı olarak nitelemek bir nevi doğru olmayabilir. Zira klasik bakkal ürünlerinin yanı sıra aklınıza gelebilecek her şeyi bulunduruyordum. 

Kitaplara olan aşkımdan ötürü, ürünlerim arasına kitapları da koydum ve ilgi görmesinin ardından çevredeki okullarda fizibilite çalışması yaptım ve okullardan çocukların öğrenim kitapları listelerini alarak piyasadan kitapları toplamak suretiyle getirip müşterilere takdim ettim. Tabi bu hususta da farklı stratejiler uyguladım örneğin müşteri potansiyeli kazanmak adına ellerindeki eski kitapları ücret mukabilinde aldım ve bu durum iyi bir ivme kazandırdı diyebilirim. 

Bir geceyarısı evime dönerken bir kitapçının önündeki kalabalık dikkatimi çekti ve aklımda "kitap bu kadar mı ehemmiyetli?" sorusu cereyan etti. 1998-1999 yıllarında ders kitapları hakikaten değerli idi ve bulunması oldukça zordu. 

Bende elimdeki eski kitapları kitapçılara vererek sirkülasyon sağlamayı düşündüm ancak bendeki kitapları alan olmadı. Fakat rızık kapısı kapanmadıkça her zaman umut vardır ve öyle de oldu. İstanbul'da Eyüpoğlu camii yanında kutu içerisinde paketli halde kitaplar ile beklerken ve aslında ne yapacağımı kurgulamaya çalışırken bir iki kişi kitap sordu ve kitapları böylelikle satmaya başladım ve bunu sergileme usulüyle satmak takip etti. 

Bir kitap aşığı olarak yıllardan beri hayal ettiğim bir idealim vardı. "Kitapları satabileceğim bir firmam olsun ve insanların ilmine faydam dokunsun" Bu hayalim güneydoğuda en çetin zamanlarda askerlik mesleğini icra ederken dağlarda operasyonlarda zihnimde cereyan ederdi ve beni inanılmaz motive ederdi. O zamanlarda dua olarak dilediğim bu hayal, bugün siz de şahitsiniz ki şükürler olsun gerçekleşti. 

-İnternette kitap satışıyla tanışmanız nasıl oldu?

1999-2000 yıllarında tedarik-satış sratejisi ile yürüttüğüm ticari faaliyetim 2001 yılından sonra yerleşik bir dükkan olarak devam etti. Türkiye çapında ikinci el kitapları topluyor ve sonrasında müşterilerime sunuyordum. Bu iş beni oldukça mutlu ediyordu zira atıl durumda olan bir çok kitabı topluma kazandırmanın hazzını yaşıyordum. 

Fakat daha sonra devletin uyguladığı bir eğitim kanunu ile ders kitapları ücretsiz verilmeye başlayınca bu durum beni oldukça zora soktu. Yaklaşık olarak 10 ton kadar kitabı geri dönüşüme kazandırmak için itlaf edilmeye tahsis ettik yani deyim yerindeyse çöpe attık. 

O yıllar interneti yeni yeni keşfettiğimiz, öğrendiğimiz yıllardı ve o yıllara göre çok yeni ve taze olan bilgisayar üzerinden bağlanılan bu ağ sistemi ve bu teknoloji beni çok etkiledi. İlerleyen yıllarda bu teknolojinin yaygınlaşacağını öngörerek internet ortamında sanal bir katalog hazırladım. Bir yıl süren uğraşların sonucunda 2 bine yakın kitabı envanterimize katmış olduk. 

Fakat müşterilerin dikkatini çekmek öyle kolay olmadı elbette. 1 yıl kadar sonra yani 2007 yılında ilk siparişimiz İstanbul'dan geldi. İnternet mecrasındaki bu ilk sipariş bizi ziyadesiyle mutlu etti zira o mutluluğun tarifi olmaz sanırım. 

2008 yılı KPSS yılı idi ve bu süreçte öğrenci kardeşlerimizin sınavlara zamanında hazırlanabilmesi adına gelen siparişleri bir kuruş dahi almadan ivedilikle adreslerine gönderdik. Nitekim takdir edersiniz ki şimdiki gibi ne kapıda ödeme sistemi, ne kredi kartı sistemi bir çoğunun internet üzerinde uygulanabilir bir sistemi yoktu. Asla paramı alırmıyım, bu insanlara güvenilir mi sorusunun zihnimde tezahür etmesine izin vermedim zira önce ben güvenilir olmalıydım. 

Bir anekdotu size aktarayım; 

2009 yılıydı, telefonumuza ulaşan bir müşterimiz bizden KPSS ile ilgili kitaplar aldığını ve ancak fırsatı olduğunu beyan ederek şöyle diyordu "hocam ben sizden KPSS kitapları aldım. 14 lira kadar tutmuştu. KPSS'yi kazandım. Sizden Allah razı olsun. Para durumum müsait olmadığı için yatıramamıştım. Şimdi paranı yatırıyorum. Hakkını helal et."

Bu durum ziyadesiyle motivasyonumuzu, ve işimizdeki azmimizi artırdığı gibi doğru yolda olduğumuzunda bir göstergesi oldu. Fakat geçen süreç bize yeni şeyler öğretti. Örneğin internet üzerinden kitap satmanın ne kadar zor olduğunun farkına vardık. Nitekim hangi kitabın ne zaman isteneceği bilinmediği ve yalancı konumuna düşmemek adına stoğunuzda ister istemez kitap bulundurmak zorundasınız. Dolayısı ile bu durum ürün tedariği konusunda müşteri pespektifinden iyi bir durum gibi gözükse de ciddi bir maddi külfeti de beraberinde getirdiği aşikardır. 

-İstanbul'a nasıl geldiniz?

İstanbul'a ilk gelişim 2009 yılında oldu ve ilk gelişim ziyaret ve piyasa araştırması olarak geçti. Önemli izlenimler kazandım ve bireysel yoğunluğun olduğunu gördükten sonra da kendime yeni bir ideal belirledim. Bu idealimin tezahürü olarak  "Eğer sende Fatih Sultan Mehmed Han'ın torunu isen bu kitap piyasasının binde birini fethet. Bu insanlara hizmet et" diyerek kendimi telkin ediyordum. 

Her ne kadar olumsuz düşüncelerde bir yandan zihnimden geçse de, bu kadar borcu kaldıramazsın, yapamazsın, başaramazsın, ailene zarar verirsin gibi düşünceler hasıl olsa da, pozitif düşünmeyi tercih ettim ve "Sen dürüst ve erdem sahibi olmalısın, doğru yoldasın, çalışırsan kazanır, kazanırsan borç yükünden kurtulursun" telkini ile kendimi azimlendirdim. 

Mümin Sekman isimli yazarın "Ataleti Yenmek" isimli kitabında şöyle diyordu; " Bir şeyi yapmanız gerektiğini biliyorsunuz, onu niçin yapmanız gerektiğini de biliyorsunuz. İsterseniz nasıl yapacağınızı da biliyorsunu. Yapmamakla neler kaybettiğinizi ve yaparsanız neler kazancağınızı da biliyorsunuz. Ama yine de hiçbir şey yapmıyorsunuz. Sizi durduran nedir? Atalet"

Bu kitap ciddi manada hayatıma önemli şeyler kazandırdı ve deyim yerindeyse bakış açımı genişletti. İşte İstanbul'un benim ticari hayatıma yeni bir çığır açacağı fikrine o zaman kapıldım ve bu inanışım beni başarıya ulaştırdı. 2009 yılında uçakla İstanbul'a geldim ve şükür ki halen burada, azimle mücadelemizi sürdürüyoruz. 

-Yaptığınız kampanya ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Evveliyatında sektöre ikinci el kitap satışı ile girdik, Gaziantep halkı o dönemlerde yoğun iş hayatındanmıdır ekonomik zorluklardan mıdır bilmiyorum ama yeteri kadar satış seviyesine ulaşamadık. Bir kampanya başlattık, çok dip fiyatlarla kitapları sunarsak okumak şevklerini artırabileceğimizi düşündük ve "2 TL'ye Binlerce Kitap" kampanyasını başlattık. 

Bunun için yayınevleri ile yoğun görüşmelerinin ardından hem depolarda duran atıl durumda fakat önemli olan kitapları peşinen satın alarak müşterilerimize 2 TL'ye sunduk. Bu durum aynı zamanda yayınevlerine de önemli bir kapı açıyor zira liste fiyatlarının yüksek olması sebebiyle satmakta zorlandıkları kitapların yükünden kurtulduktan sonra yeni projelere de adım atma fırsatı buluyorlar. 

Kampanyamız bir kesimi hedef alan değil her kesime hitap eden ve her çeşit kitabın da bulunduğu geniş bir kitap yelpazesinden oluşuyor. Ancak bu durumu olumsuzlaştırmaya çalışan art niyetlerle de karşılaşsak da inancımızdan asla vazgeçmedik. 

Aslını söylemek gerekirse yıllarca ders kitapları satarak ticari hayatımızı sürdürdük fakat bir zaman sonra kitap piyasasında önemli bir yere haiz olunca kültür kitaplarını soran müşterilerimiz karşısında boynumuz bükük kalıyordu. Bir zaman sonra kültür kitaplarını da satmaya başlamanın ardından kendimize önemli bir hedef belirledik. Hedefimiz 20 bin çeşit, 70 milyon kitabı 2 TL'ye müşterilerimize ulaştırmak. 

-Kampanyaya dair tepkiler nasıl?

2TL kampanyamızda güzel bir mantık ve matematik var. İnsanıma uygun fiyatla kitap satıyorum. Kampanyayla ilgili 13 tane merhale sıraladım. Mesela insanlar birden fazla kitap alabiliyorlar. Ama hâlâ bir ön yargı ve korku var. Hiçbir şey olmasa dahi belirli bir zihniyetle bizi suçlanabiliyoruz. Yani şu kitabı satıyorsun şucusun, bu kitabı satıyorsun bucusun gibi... 

Benim için bu önde, bu arkada, bu ortada değil. Yayınevlerinden alabildiğim kitaplar ne ise onları 2 TL'ye satıyorum. Biz yayınevleri ile okuyucu arasında bir köprüyüz.  Biz insanların okumalarını istiyoruz. Okuyan bir bilinç diğerini anlar. Kampanyada en vurucu sözü şurada söylüyoruz. "Farkı fark etmek için, farkında olmak lazım" Slogan bu... Farkın farkında değilsen nasıl fark edeceksin? 

-Peki bu kampanya da umduğunuzu yakalayabildiniz mi?

Elhamdülillah epey bir ivme kazandık. Endişem şu: Potansiyeli kaldıramayıp altında ezilmek. Bu yüzden var olanı en güzel şekilde karşı tarafa göstererek büyümeliyiz. İkinci önemli bir husus ise; hâlâ keşfedilmemiş olmamız. Keşfedilmeden insanlar nasıl bilecek, nasıl anlayacak. 

-Kendinizi nasıl keşfettirdiniz?

Şu ana kadar hizmet kalitemizle keşfettirdik. İkincisi ucuzluğumla, üçüncü dürüstlüğümle, dördüncüsü samimiyetimle... Ucuzkitapal.com'a binlerce kişi takip etmiş, görüyoruz...

-Taklitçileriniz var mı?

Aslında kampanyaya iki yıl önce başladık. 5 aydır bir ivmelenme yaşıyoruz. Ancak şöyle bir durum da var; Yaklaşık 8 aydır Türkiye'nin en büyük firmaları "ucuzkitap al" diye sitemizin adıyla reklam veriyorlar. Utanmasa yanına "com'u" da koyacaklar bu elbetteki hoş bir durum değil. Aylarca bununla mücadele ettim. Adımla reklam verip bir şekilde müşterimi çalıyorlar. 

-2 yıl önce bu seviyeye geleceğinizi düşündünüz mü?

Hala keşfedilmedik. Eğer bunu büyük bir firma yapmış olsa bir günde bütün deposu boşalır. Koca İstanbul'da şaşaalı bir yerde mağazanızın olması başka, kenar semtte olması bambaşka. İnsan internette 2 TL'yi görünce bir antipati de oluşturuyor. Korsan kitap düşünceleri oluyor haliyle... Fakat kitaplarımızın hepsi orjinal bandrollü Kültür Bakanlığı ölçülerine uyan kitaplar. Zira hepsi yayınevlerinden özenle seçilmiş kitaplar. İnternette kitap satıyorsunuz; hakimi de, savcısı da kitap alıyor. Yapabilir misiniz böyle bir şey? 

-20 bin çeşide ulaşmak ne kadar sürer?

Ben iki yıl diyorum. Çeyreğini hallettik çok şükür. Daha büyük bir yere geçmemiz gerekiyor. Çünkü kitapları stoklu çalışmak zorundasınız. 2 TL'ye kitap satmak hakikaten akla tezat bir durum. Bazen düşünmüyor değilim; ya şunun fiyatını 5 lira yapayım, 4 lira yapayım. Kendimizle mücadele ediyoruz bu anlamda. Ancak idealimiz en uygun fiyatı müşteriye sunmak ise 2 TL kampanyasını sürdüreceğiz.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23