• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Hayra çağıran bir toplum

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
Hayra çağıran bir toplum

İyilik, İslam dininin getirdiği hayat tarzına, görgü kurallarına uygun olan söz ve davranışlardır. Buna uygun olmayanlar da kötülüktür.

Başka bir deyimle Kur’an ve sünnete uygun düşen şeye iyilik; Allah’ın râzı olmadığı, inkâr edilmiş, haram ve günah olan şeye de kötülük denilir.

Peygamberlerin gönderiliş amacı, kötülüğü ortadan kaldırmak, adalet ve iyiliği tesis etmektir.

Yüce Allah, “Kalk ve insanları uyar...” (Müddessir 74/2) ayetini indirdiğinde uyku ve rahatı kaçan Efendimizin, eşi Hatice’ye (r.anha), “Ey Hatice, benim için uyku ve istirahat zamanı geçti..” buyurduğu vakidir.

Lokman (a.s.) şöyle buyurur: “Yavrucuğum; namazını îtinâ ile kıl, iyi olanı emret, kötü olana karşı koy, başına gelene sabret! İşte bunlar, kararlılık gerektiren işlerdendir.” (Lokmân 31/17)

Yüce Allah Peygamberimize ve onun şahsından ümmetine şöyle hitap ediyor: “Sen af yolunu tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir” (Araf, 7/199)
Rabbimiz kurtuluşa eren Müminlerin özelliklerini Kur’an’da sıkça zikreder. Onlardan birini de şöyle haber verir: “Sizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü men eden bir topluluk bulunsun.” (Âl-i İmrân 3/104)


 

Ki bu vasfıyla ümmeti Muhammed (s.a.s.), en hayırlı ümmet olarak nitelendiriliyor. “Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men edersiniz.” (Âl-i İmrân 3/110) buyruluyor.

İyiliğe çağrı, kötülüğe mani olma görevini peygamberimiz (s.a.s.) imanla alakalandırarak şöyle buyurur: “Sizden biriniz, bir kötülüğü gördüğü zaman onu eli ile düzeltsin; buna gücü yetmezse dili ile düzeltsin; buna da gücü yetmezse kalbi ile buğz etsin. Bu son uygulama imanın en zayıfıdır.” (Müslim, İman; Nesâi, İman)
İyiliğin hâkim ve yaygınlık kazanması, kötülüğün de bertaraf edilmesi, zararının önüne geçilmesi ancak böyle icra edilebilir.

Dolayısıyla Allah’a ve resûlüne, ahiret gününe iman eden bir müslüman, karşılaştığı kötülük karşısında duyarsız kalamaz. İyiliği de sadece kendi nefsinde yaşamakla yetinemez. Zira dokunulmayan, engel olunmayan kötülük yarın en yakınımıza kadar gelecektir hatta evimizin içine bile dâhil olacak.


 

Nitekim bu lakayt, umursamaz davranışlar bizden önceki ümmetlerin, helak sebepleri oldu. Allah’ın yasaklarını çiğneyenler olduğunda diğerleri sessiz kaldı. Derken Allah iyi, kötü demeden hepsini birlikte helak etti.

Hz. Ebu Bekir (r.a.) : “Ey insanlar! Sizler şu âyeti okuyor ve fakat yanlış anlıyorsunuz: “Ey iman edenler, siz kendinize bakın. Doğru yolda iseniz sapıtan kimse size zarar veremez” (Maide 5/105). Biz Peygamber (s.a.s.)’in: “İnsanlar, zâlimi görüp elinden tutmazlarsa, Allah’ın, hepsine ulaşacak umumî bir belâ göndermesi yakındır” dediğini işittik.” Keza ben, Resûlullah (s.a.s.)’ın: “İçlerinde kötülükler işlenen bir cemiyet, bu kötülükleri bertaraf edecek güçte olduğu halde, seyirci kalır, müdâhale etmezse, Allah’ın hepsini saran umumî bir belâ göndermesi yakındır” dediğini işittim.” (Ebu Davud, Melahim; Tirmizi, Fiten)

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23