Hâkim, savcı sayısı şişiyor hantallık bitmiyor

Son 10 yılda yargıya yapılan yatırımlar ivme kazanmasına rağmen, verilen tartışmalı kararlar ve bürünülen hantal yapı 'Yeni Türkiye'yi geriye götürüyor.

08 Aralık 2018 Cumartesi 13:06
Hâkim, savcı sayısı şişiyor hantallık bitmiyor

Türkiye’de yargıya yapılan yatırım her geçen yıl artarken adalet mekanizması hem tartışmalı kararları hem de hantal yapısıyla SOS vermeye devam ediyor. Son 10 yılda 229 adalet sarayının faaliyete geçirildiği, adli yargıda mahkeme sayısının 3 binden 6 bine çıkarıldığı, yargıç sayısının 2 katına yükseltildiği Türkiye’de, hakim başına düşen dava sayısında azalma olmasına rağmen dosyaların karara bağlanma oranının gerilediği belirlendi.

Rakamlar hantallığı ortaya koyuyor

Son günlerde “Atatürk ilah değildir” diyen üniversiteliye kelepçe takan, Ergenekon’u aklayan, ‘And’ tartışmasını alevlendiren, Hüda Parlı siyasetçilere kumpas davasında mahkumiyet kararı veren, sansasyonel kararlarla kamuoyunda infiale neden olan yargı mekanizması, tüm imkanların seferber edilmesine rağmen skandal çehresinden ve hantal yapısından kurtarılamıyor. AK Parti döneminde özellikle fiziki şartlar bakımından çağ atlayan adalet sisteminin nereden nereye geldiğini rakamlar net bir şekilde ortaya koyuyor.

Sayı artıyor ama...

Adalet Bakanlığı verileri, AK Parti Hükümeti’nin iş başına geldiği 2002 yılından itibaren adalet yatırımlarının kat be kat artırılmasına rağmen hantal işleyişin kırılamadığını gösteriyor. Türkiye’de son 10 yılda dünya çapında 229 Adliye Sarayı açıldı. 2002 yılında adli yargıda 3 bin 581 olan mahkeme sayısı bugün itibariyle 6 bin 201’e; idari yargıda 146 olan mahkeme sayısı 178’e yükseltildi. Mahkeme sayılarındaki artış adli yargıda yüzde 73, idari yargıda yüzde 22 oranında oldu. Fiziki şartların artırılmasının yanı sıra hakim ve savcı sayıları da büyük oranda yükseldi. Savcı sayısı 10 yılda 2 bin 688’den 4 bin 859’a, hakim sayısı 6 bin 405’ten 11 bin 530’a çıkarıldı. Buna paralel olarak hakim başına düşen dava sayısı düştü. Bakanlık verilerine göre 2003 yılında hakim başına düşen dava sayısı 818 iken bu sayının 2016’da 725’lere kadar düşmesi sağlandı.

Dosyaları bitmiyor

İktidar üzerine düşeni yaparak teknik şartları olabilecek en iyi seviyeye getirmesine rağmen yargıçlar aynı başarıyı gösteremedi. 2004 yılına oranla mahkemeye gelen davaların karara bağlanma oranı yüzde 10’a varan oranda geriledi. 2004’te yüzde 64,5 olan dosya karara bağlanma oranı, 2012’ye kadar yüzde 63,8 seviyesindeyken bu yıldan itibaren; 2013’te yüzde 62,9’a, 2014’te 63,2’ye, 2015’te 62,2’ye, 2016’da ise yüzde 57,6’ya geriledi.

İmkanlar artarken hantallığın azalacağı yerde artış göstermesi, adalet mekanizmasındaki sorunu rakamlar bazında da görünür kılıyor.

Haber Tarihi: 08 Aralık 2018 Cumartesi 13:06

YORUM YAZ

  • yuukselyuuksel2 gün önce
    yargı (ne demekse yar gı) 3 ay yaz tatili yapıyor ne alaka adliyelerde "saray" yazıyorne alaka
  • emiremir2 gün önce
    yine hangi karar hosuna gitmedi ...
  • veli dedeoğluveli dedeoğlu2 gün önce
    basit tek tapu davasındanyedi yıldır bekliyoruz mahkemeler ve hukuk sistemiölmüş ağlayan dürüst vatandaş.
  • KayamanKayaman2 gün önce
    Memlekette iki turlu HAkim,savci ve avukat var, Bu gunku adiyla ya FETO - PKK ci yada KEMALIST. Hakkiyla kanunu hukuku uygulayan kalmadi. Yeni Allah,din,ahlak ve memeleket askiyla yetisecek nesile kadar bunlarin derdini cekecegiz.
  • ÖzhünÖzhün2 gün önce
    Ortaçağ Türkiyesi bu.Çok ararsınız eski sistemi.Çünkü yeni be yaptıysanız ekinizde patladı
  • Şeref KazanŞeref Kazan2 gün önce
    ALLAH cc benim vergilerimden AdaletDevletden maaş alan adalet mensuplarının gırtlağına giden tek kuruşum varsa Herzaman duamdır ALLAH cc o gırtlağa lanet etsin soyuna lanet etsin Ülkemde ADALETİ katladenadalet mensuplarına soylarına idarecilerineLANET OLSUN
  • halil45halil452 gün önce
    hükümet, bu vurdum duymaz hakimler ve savcilara care bulsun isten atsin, ak partiyi biticecekler
  • A. ÖzA. Öz2 gün önce
    ARPALARI AZ GELİYOR HAKİMLERİN AYLIK 20 BİN TL MAAŞ VERİN BİR KÖŞK EMİRLERİNE MERCEDES ARABAŞOFÖRÜYLEVERİN BELKİ O ZAMAN İŞLERİ DAHADA HIZLANDIRIP REKOR KIRARLAR. chpkk nın arka bahçesi bu fatoşçu hakimlersayesinde50 senedir haklı haksız , haksız haklı oluyordu davalarda. tabii parası olan haksızda olsa işi götürüyordu. ispatımı davacı olarak açmış olduğum davada , 2006/723 nolu dosya çağlayan adliyesi 3, fikri ve sınai hakl. hukuk mhk. yargıtay aşamasıda bitmiş fatoşçular kazandı. dosya arşivde tabii yok etmedilerse. dosyanın tüm fotokopileride bende.avukat , bilirkişi , hakim paslaşmasıyla nasıl gol atılır okuyun. bilirkişi bile davalıların avukatıyla aynı müessesede görevli çıktı , gerekçe tesadüfmüş.ona rağmen davalılar kazandı. işte rezalet okuyun öğrenin.Ben davacı A.öz
  • asiasi3 gün önce
    Ergenokoncü balyozcü deyip bir sürü mağdur insan oluşturdunuz; şimdide fetöcü deyip yine onbinlerce aileyi mağdur ve perişan ettiniz. Allah ınızdan bulun! Allah belanızı versinnn... Amin.
  • Mesut SarpMesut Sarp3 gün önce
    Güzel argümanlarla güclendirilmis bir makale.Ehli Sünnet alimi Alpaslan Kuytul Hocayıda konu etmediniz? Yargıtay’da “8. Ceza Dairesi mi yoksa Danıştay’da da “8. Daire” mi yoksa bir başka yer mi kararı verdi bilmiyorum. Ancak bildiğim şu ki İslam Ehli Sünnet alimi Alpaslan Kuytul Hoca acilan FETÖ ve PKK davalarından beraat etmesine ragmen 11 aydan bu yana tek başına tecrit hapsinde. Tecrit hapisleri büyük bir psikolojik baskı ve zulmdür. Uluslar arası alanda tasvip edilmeyen bir hapis türüdür. Alpaslan Kuytul Hocanın ne bir şiddet ne de bir ekonomik kurumlaşma çağrısı veya eylemine ben rastlamadım. Bu din aliminin mahkemesi neticeleninceye kadar serbest bırakılması, acıktan görülmesi Hakkani olacaktır.Madem ki, bir kötülük, bir haksızlık görüldüğünde onun el ile, olmazsa dil ile önlenmesi, o da olmazsa kalben o işe karşı olmakla mukabele edilmesi Peygamberimizin bir emridir. O zaman Allah Rızası icin Alpaslan Kuytul Hocanında mağduriyetini kaleme alalım, dillendirelim. Hatta yetkili alimlerimiz şöyle açıklar: Münkeri yani kötülüğü el ile men etmek devletin ve diğer yetkililerin vazifesidir. Dil ile men etmek ise alimlerin, yani bu konuda bilgi sahibi olan kişilerin vazifesidir. Tüm Diyanet görevlilerinin maaşlarının saglam olmasına ragmen bu konuda suskunluklarıda cok manidar!
  • Karamanlı Karamanlı 3 gün önce
    Birileri adalet diye yürürken gülüyordunuz, hain, ipi dışarda diyor, var diye iddia ediyordunuz. Şimdi grafiklerle rakamlarla şekil yapmışsınız. Milletin senelerdir dediğine yeni geliyorsunuz.

Günün Karikatürü

10 Aralık 2018