THY- Banjul

Gözyaşı tıkanıklığı nedir?

Gözyaşı tıkanıklığı nedir? Nasıl tedavi edilir?

13 Temmuz 2018 Cuma 16:37
Gözyaşı tıkanıklığı nedir?

Gözde sulanma, iltihaplanma, gözyaşı kesesi bölgesinde şişlik, apse gibi belirtilerle ortaya çıkan gözyaşı kanal tıkanıklığı, göz sağlığını tehdit eden hastalıkların başında geliyor. Kanal tıkanıklığının çoğunlukla düşük düzeyde ama kalıcı enfeksiyonlarla kendini gösterdiğini ifade eden Dünyagöz Ataköy’den Dr. Akın Banaz “Hastalığı yüzde 95 oranında başarı oranı sağlayan dakriyosistorinostomi (DSR) adlı ameliyat tekniğiyle tedavi edebiliyoruz” diye konuştu.

Gözyaşı, içerdiği enzimlerle gözün normal işlevini yerine getirmesi için oksijen transferinde önemli rol oynar. Tuzlu bir sıvı olan gözyaşı, toz, bakteri vb. yabancı cisimcikleri yanağa ya da gözyaşı kanalı yoluyla buruna sürükler. Enfeksiyonlara karşı direnç oluşturma görevine sahip olan gözyaşı, bir tıkanıklık sebebiyle “gözyaşı kanalı” vasıtasıyla göz çevresinden vaktinde ayrılamazsa, gözlerimiz dış etkenlere karşı savunmasız kalabilir.    

EN SIK BEBEKLER VE ORTA YAŞLI KADINLARDA GÖRÜLÜYOR

Gözde sulanmaya ve enfeksiyonlara neden olan  “gözyaşı kanal tıkanıklığının” en sık gözyaşı kanalının burunla kesiştiği noktada meydana geldiğini belirten Dünyagöz Etiler’den Dr. Akın Banaz, hastalığın nadiren de olsa gözyaşı kanalının üst kısımlarında görülebileceğini ifade etti. Gözyaşı kanalı tıkanıklığının en sık ilk bir yaştaki bebeklerde, orta yaş ve sonrası kadınlarda, burun yapısı eğri olan bireylerde, uzun süren burun enfeksiyonu ve alerjiler yaşayan kişilerde görüldüğünü ifade eden Dr. Banaz, hastalığın erkeklere kıyasla kadınları daha çok tehdit ettiğine dikkat çekti.

Erişkinlerde gözyaşı kanal tıkanıklığının büyük ölçüde sebepsiz olduğunu söyleyen Dr. Banaz, burun kırıkları ve burun içi hastalıkları sonrasında da hastalığın oluşabileceğini aktardı.

KALICI ENFEKSİYON RİSKİ OLUŞTURUYOR

Gözyaşı kanal tıkanıklığının “gözde sulanma”, “gözyaşı kesesi bölgesinde şişlik”, “gözde iltihaplanma”, “apse” gibi belirtilerle ortaya çıkabileceğinin altını çizen Dr. Banaz, oluşabilecek enfeksiyon tehlikesiyle ilgili şunları söyledi:

“Kanal tıkanıklığında akım kesildiği zaman mikropların üreyeceği bir ortam oluşur. Buna bağlı olarak çoğunlukla düşük düzeyde ama kalıcı enfeksiyonlar kendini göstermeye başlar. Fakat bazı dönemlerde enfeksiyon apse haline gelebilir. Buna bağlı olarak çok ağrılı şişlik ortaya çıkabilir.”  

BAŞLICA TEDAVİSİ AMELİYAT

Kanal tıkanıklığının çoğunlukla gözyaşı kanalının alt ucunda burun ile birleştiği yerde geliştiğini söyleyen Dr. Banaz, hastalığın başlıca tedavisinin ameliyat olduğunun altını çizdi. Göz cerrahların en sık yüzde 95 oranında başarı oranı sağlayan “dakriyosistorinostomi” (DSR) adlı ameliyat tekniğini tercih ettiğini vurgulayan Dr. Banaz, çok eskiden beri uygulanan tedaviyi şu sözlerle anlattı:

“Tedavide kanalın tıkanık olan bölümü açılmaz. Bunun yerine gözyaşı kesesiyle burun arasında tıkanıklığın bulunduğu bölge bypass edilerek hemen üstte yeni kanal açılır. Buradaki en önemli nokta açılan yeni kanalın vücut iyileşmesiyle tıkanmamasıdır. Çünkü vücut ameliyatla açılan yeni kanalı kapamaya çalışır. Bu risk ameliyatı takip eden 3-6 ay arasında vardır. Ancak 6 ayı geçen vakalarda kanal tıkanma riski ortadan kalkar. Cerrahi müdahalenin mutlaka kanalın yeniden tıkanmayacak şekilde yapılması gerekir.”

DİĞER YÖNTEMLERE BAARI ŞANSI AZ

Erişkinlerde ayrıca silikon tüp yerleştirme ve sondalama yöntemlerinden de tedavide faydalanıldığını işaret eden Dr. Banaz, ancak bu tedavilerin başarı oranının düşük olduğunu ve sadece bazı seçilmiş olgularda uygulanabildiğini sözlerine ekledi.

Haber Tarihi: 13 Temmuz 2018 Cuma 16:37

YORUM YAZ

  • KerimKerim20 gün önce
    Jandarma uzman erbas nasil basvurabilirim acaba basvuru formunu bulamadim

Günün Karikatürü

20 Kasım 2018