Hekimlerimiz ülkemizin en değerli aydınlarının önde gelenleri. Onları ilaç şirketlerinin kıskacından ancak kendi vicdanları kurtarabilir.
Mide sıkıntılarına karşı çare ilaçları olarak bilinen ve çok yaygın olarak kullanılan "proton pompası inhibitörleri" (PPİ)'nin kronik böbrek yetersizliğine yol açabilecekleri anlaşıldı. PPİ, daha önce de “akut böbrek hasarı” ve “akut interstisyel nefrit” adı verilen böbrek hastalıklarına sebep olarak açıklanmıştı.
Damar sertliğinin sebep ve gidişinin incelendiği, çalışmanın 10.482 katılımcısı üzerinde gerçekleştirilen analizlerde, PPI kullananlarda kronik böbrek yetersizliği gelişme riskinin % 20-50 daha fazla olduğu ortaya çıktı.
Araştırmacılar bu sonuçları, PPİ'nin kronik böbrek yetersizliği için önemli bir risk olduğuna işaret ediyor.
Onun yerine tavsiyeleri ise, H2 blokeri olarak bilinen ilaçlar.
2,5 kattan 8 kata
Kronik böbrek yetersizliği gelişen 24.149 kişi üzerinde yapılan bir diğer araştırmada hastaların dörtte birinin PPİ tedavisi gördükleri ve bunlarda erken ölüm riskinin neredeyse bu ilaçların uzun süreli kullanımı, mide kanseri riskini neredeyse 2,5 kat arttırıyor.
Bu risk, dünyanın yarısından fazlasının taşıdığı Helicobacter pylori isimli bir bakteriyle ilişkilendiriliyor. Helicobacter pylori, genellikle zararsız olsa da bazı insanlarda mide kanserine sebep olduğu görüldü. Dahası, PPI'nin sık ve uzun süreli kullanımı, kanserin daha kolay ilerlemesine sebep oluyor.
Günlük PPI kullanımı kanser riskini 4.55 kat, 3 yıldan fazla kullanım ise, 8 kat arttırıyor.
Bu çok vahim bir sonuç!
Gelgelelim PPI’ler dünya sağlık örgütü tarafından hazırlanan güvenilir ilaçlar listesinde ön sırada yer alıyor.. Hatta bazı batı ülkelerinde marketlerden de temin edilebilmekte...
Bu ilaçlar midede asit üretimini azaltarak etki ediyorlar. Yerinde kullanıldıklarında gerçekten faydalı bu ilaç grubu ne yazık ki hem doktorlar tarafından “gereksiz” yere yazılıyor ve hem de halk tarafından konu komşu tavsiyesiyle içiliyor. Bu ilaçların adının “mide koruyucuya” çıkması, her midesi yanana verilmesi bu yanlışı en güzel ortaya koyan deliller.
Üçte ikisi gereksiz yere yazılıyor
Halbuki ilaçların “reflü özofajiti” ve “mide ülseri” gibi hastalıklarda kullanılması gerekiyor. Araştırmalar, PPİ'nin üçte ikisinin gereksiz kullanıldığını ortaya koyuyor.
Kronik böbrek yetersizliği bizde de son senelerde müthiş bir artış içinde.
Böbrekler de iflas ediyor
Artık neredeyse her semtte bir diyaliz merkezi var ve peşpeşe yenileri açılıyor.
Kronik böbrek yetersizliğindeki artışta diyabet ve hipertansiyondaki artışın da rolü olduğuna hiç şüphe yok ama başka faktörlerin etkisini de göz ardı etmemek gerekir.
Ülkemizde eczanelerde çeşitli firmalar tarafından üretilen PPİ ihtiva eden 125 ilaç olması bu ilaçların ne kadar revaçta olduğunun açık bir göstergesidir.
AMAN DOKTOR, CANIM DOKTOR!
Vatandaşı komşu tavsiyesiyle ilaç almaktan vazgeçirmek kadar doktorlara da sorumluluk düşüyor. Onları, ilaç şirketlerinin tavsiye elemanlarının kuşatması dışına çıkarmak gerekiyor. Bunu kim yapacak? Elbette hekimlerin kendi vicdanları.. "Nasıl olsa büyük kısmını devlet ödüyor; yazarsam vatandaşın doktorluğuma güveni artıyor! Yazmazsam, ne biçim doktor bir ilaç bile yazmadı diye homurdanıyor.." tarzındaki düşüncesinin üstesinden hekimin ancak vicdanı gelebilir..