• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Gen yapısına göre beslenme devrindeyiz

Yeniakit Publisher
2018-11-07 16:30:00 -
Gen yapısına göre beslenme devrindeyiz

Kişisel “nutrigenetik analizler” sayesinde, insanlar artık kendi ihtiyaçlarına ve risk gruplarına göre beslenebilecek.

Yapılan testler sayesinde, kişiler genetik incelemelerinin sonuçlarına göre özel bir beslenme ve yaşam modeline sahip olacaklar. Hastalık riskleri azalacak, insan ömrü uzayacak...

Basit bir test, hayatınız boyunca kalp, diyabet, kanser, kemik erimesi gibi hastalıklardan korunmak için nasıl beslenmeniz gerektiğini ortaya çıkaracak. Yaklaşık 10 yıl önce Türkiye Üniversitelerinde de ilk adımı atılan bu yöntemin adı: nutri-genetik.

Tıbbın gelişmesi sürecinde teşhis ve tedavi yöntemleri, araştırmalara dayanarak ortaya konmuştur. Bugün artık genetik özelliklerimiz ve yaşam tarzımızın bizleri birbirimizden farklılaştırdığını biliyoruz. Tek beden herkese uymuyor.

İnsan geni üzerine yapılan araştırmalarda; insan DNA'sında yer alan yaklaşık 25 bin genin dizilimi ortaya bütün detaylarıyla konunca, nutri-genetik bilimi de ağırlıklı olarak son dört-beş yıl içinde gelişti.

Genetik yapımız bizi bazı hastalıklara karşı yatkın kılabiliyor.

Hastalıkların bir kısmı doğrudan çevreden geliyor. Bulaşıcı hastalıklar gibi. Bunda genetik yapımızın rolü son derece sınırlı.

Bazı hastalıklar ise, tamamen genetik yapımızdan kaynaklanıyor.

Mesela kalp sağlığımızla ilgili genler var. Eğer biz beslenmemize dikkat eder, aldığımız folik asit miktarını artırır yani yeşil yapraklı sebzelerde bulunan B grubu vitamini bol alırsak, kalp krizi riskimiz azalmış olacak.

Bir genetik özellik yanlış bir beslenme tarzı alışkanlığı ile bir araya gelince, hastalık riskini ortaya çıkarır.

Kalp hastalıkları, diyabet (şeker hastalığı), kanser, osteoporoz (kemik erimesi) gibi, orta yaşın üzerinde gelişme riski yüksek olan hastalıklar nutri-genetik bilimi açısından büyük önem taşıyor.

Bu devirde artık her kişi kendi genetik yapısına uygun olarak bir beslenme şeklini öğrenmek isteyecek.

Zaten konunun en önemli noktası da bu. Genel geçer diyetler bünyesel farklılıkları dikkate almadığı için sağlığımız açısından zararlı olabiliyor. Halbuki kişisel nutri-genetik analiz testi yaptıran her kişi böyle uluorta diyetlere yönelmeyecek, ihtiyacı olanı uygulayacak.

Tedavinin uygulanacağı kişinin genetik yapıları ve hayat tarzları analiz ediliyor önce..

Çünki herkesin beslenmesi, alması gereken karbonhidrat, yağ, protein miktarı, genetik yapısı doğrultusunda farklılık gösterir. Bireylerin vitamin- mineral, besin destekleri, ihtiyaçları da birbirinden farklıdır.

Obezitede de genetik yapının rolü tartışılmaz bir gerçek... Her tedavinin olduğu gibi, obezite tedavisi de kişiye özel olmalıdır. Mesela bazı kişiler besinlerden aldıkları enerjinin büyük bir miktarını vücudunda depolar. Buna ‘tutumlu gen hipotezi’ deniyor. Genel geçer bir uygulama olarak herkese günde 400 mcg folik asit önerilir. Oysaki kişinin genetik yapısı göz önünde bulundurulduğunda bu miktar çok farklı olabilir. MTHFR (Metilen Tetra Hidrofolat Redüktaz) geni yavaş çalışan birine 400 mcg folik asit verilirse kalp krizi riski artar. Bu geni hızlı çalışan birine 800 mcg folik asit verilirse kişinin kolon kanseri riskini artırmış olur..

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23