FETÖ firarisi Harun Tokak anlattı! Örgüt üyeleri 1971'de tutuklanan Gülen ile nasıl irtibat kurdu?
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
15 Temmuz'da FETÖ'nün yayın organında bir yazı kaleme alan firari Harun Tokak, FETÖ elebaşısı Fetullah Gülen ile cezaevindeyken nasıl irtibat kurduklarını anlattı.
Yeniakit.com.tr
İsveç'ten iadesi istenen FETÖ'cü Harun Tokak, hain darbe girişiminin 6. yıldönümünde teröristbaşı Fetullah Gülen'i övdüğü yazısında, örgüt üyelerinin Gülen hapisteyken onunla nasıl iletişime geçtiklerini anlattı.
FETÖ elebaşısının tutuklu olduğu yılları yazan Tokak, "1971 muhtırasında Hocafendi babamla birlikte tutuklandılar. Hocaefendi’nin tutuklandığını duyan Ramiz Hoca evladını görmek için Erzurum’dan kalkıp geldi. Oğlunu görmek, bir şeyler yapabilmek, hapisten kurtarmak istiyordu." dedi.
'Özel tasarımlı sapları ile haberleşme görevi de görüyordu'
"30 cm çapında üç katlı sefer tasları yaptırdım ve Ramiz Hoca ile hemen her gün hapishaneye yemek taşımaya başladık." ifadesini kullanan Tokak, Gülen'in yazdığı notları sefer tasının gizli bölmesinde saklayarak cezaevinden dışarı çıkarttıklarını anlattı:
Sefer tasının birini yetmişindeki Ramiz Hoca birini de ben taşıyordum. Narlıdere’de nizamiye garajına arabayı bırakıp sefer tasları ile her gün, güneş altında 1,5 kilometrelik tozlu yolu terlerimizi sile sile, dura-yürüye hapishaneye ulaşıyorduk. Ben küçük olduğum için sefer tasının altı bazen yerde sürünüyordu. Oldukça zayıf ve yaşlı olan Ramiz Hoca da taşımakta bir hayli zorlanıyordu. Sefer taslarının görevi sadece yemek taşımak değildi.
Onlar aynı zamanda özel tasarımlı sapları ile haberleşme görevi de görüyordu. Her gün eve geldiğimizde o özel bölmeler açılıyordu. Yine bir gün eve geldiğimizde annemle birlikte o özel bölmeyi açtık. Sair günler küçük küçük kâğıt parçaları çıkarken o gün bir tomar kâğıt çıktı. Sayfalar ağlamaya hazır gözyaşı bulutları gibiydi, sırılsıklamdı. Yazanın gözyaşları saklı inciler gibi serpilmişti satırlara, sayfalara... Ortalıktan ses-seda çekildikten sonra annemle birlikte başladık okumaya...