Felâketler Allah’tan da zaferler bizden mi?
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın verdiği eski bir fetvayı çarpıtarak saldırıya geçen azgın azınlığa gazeteci Yazar Mehmet Göktaş’tan cevap geldi.
YENİ AKİT ANKARA
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın verdiği eski bir fetvayı çarpıtarak ekonomi üzerinden saldırıya geçen azgın azınlığa gazeteci Yazar Mehmet Göktaş’tan cevap gecikmedi.
"Bir Müslüman olarak Nebevî ölçülere göre düşündüğümüzde her türlü başarı ve zaferin gelip Allah’a dayandığını görüp itiraf etmek durumundayız" diyen Mehmet Göktaş yazısı şöyle:
"Gündem yine Diyanet. İslam’ın “Rızkı genişletenin de daraltanın da Allah (cc) olduğu” ilkesini dile getirdiği yayınları gündem yapılarak malum güruhun saldırısına uğramış, her ne kadar tatmin edici açıklaması yapılmış olsa da saldırı son bulmuş değil."
"Çaresizliğimizden olsun, acizliğimizden olsun başımıza gelen olumsuzlukları “Allah’tan geldi” diye Rabbimize yüklüyoruz da, başarılarımızı niçin kendimize mal ediyoruz veya Rabbimize çok az bir hisse veriyoruz?"
"Bir Müslüman olarak Nebevî ölçülere göre düşündüğümüzde her türlü başarı ve zaferin gelip Allah’a dayandığını görüp itiraf etmek durumundayız.
Dünyevi hâkimiyetin zirve noktasına ulaşan Hz. Süleyman bütün bunları “hâzâ min fazlı rabbî – bu Rabbimin bana bir lütfu ve ihsanıdır” buyurmuştur.
Ondan önce Yusuf Aleyhisselam başta Mısır’ın egemenliği olmak üzere kendisine bütün bu güzellikleri verenin Rabbi olduğunu dile getirmiştir (12/101)
Peygamber Efendimiz (s.a.v) ise kendisine ve ümmetine lütfedilen bütün güzelliklerin ve fetihlerin Rabbine ait olduğunu ifade etmiş ve hiçbir zaman unutmamıştır."