• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Evlatlarımızı tevhidi bakışla yetiştirelim

Eğitimciler, 7 yıllık aradan sonra 1-3 Aralık tarihlerinde toplanacak 20’nci Milli Eğitim Şûrası’nda, Batıcı tarzda ve seküler anlayışla kurgulanan mevcut eğitim sisteminde köklü değişiklikler yapılması, ilköğretim ve ortaöğretim ders kitaplarının müfredatlarının milletin mukaddesatı gözetilerek yeniden hazırlanması konusunda önemli uyarılar yaptı.

Yeniakit Publisher
2021-11-29 18:19:00 -
Evlatlarımızı tevhidi bakışla yetiştirelim

Seçmeli derslerde uygulanan kota zorunluluğu, toplumun temel dinamikleri gözetilmeden hazırlanan ders kitapları, ateist fikirlerin empoze edildiği müfredatlar, Müslüman Anadolu’nun kimyasına uymayan eğitim modelleri genç dimağları zehirliyor. 7 yıl sonra toplanacak 20’nci Milli Eğitim Şûrası öncesi önemli uyarılarda bulunan eğitimci ve akademisyenler, “Nesli kaybediyoruz, ıslahat yetmez inkılâp yapılmalı” çağrısında bulundular...

Mevcut eğitim çatıştırıyor

Eğitimci Prof. Dr. Adem Tatlı: “Milletlerin geleceği, gençlerinin aldığı eğitim şekliyle doğrudan alakalıdır. Bir asırdan fazla bir süredir gençlerimize verilen eğitim, insanı konuşan hayvan olarak tarif eden batıdaki felsefi düşünceye göre şekillenmiştir. Bu eğitim sisteminde ateizmi esas alan pozitif felsefenin prensiplerine göre bir yaratıcı devreden çıkarılmakta, bütün kâinatın hadiseleri tabiata, sebeplere ve tesadüfe verilmektedir. İşte böyle bir eğitim, gençlerin büyük bir kısmını ailesinin ve milletinin ahlaki değer hükümleriyle çatışmaya sevk etmektedir. Eğitimin hedefi ve gayesi de, insanın istidat ve kabiliyetlerinin inkişafıyla dünya ve ahiret mutluluğunu sağlamak, toplumun refah ve huzurunu temin etmek olmalıdır. Bir gencin kendisini yaratan ve her an ona nimetlerini ikram eden sonsuz ilim, irade, merhamet ve kudret sahibi birisinin varlığını bilmesi, onu düşünce ve davranışlarında ölçülü olmaya sevk edecektir. Bunun yolu ve metodu da, onlara Tevhidî düşünce ışığında ahlaka dayalı bir eğitimin verilmesiyle mümkündür. Böyle bir eğitim felsefesi ve düşüncesi bu milletin bin yıllık geçmişinde uygulaya geldiği bir eğitim sistemidir.”

LGBTİ’den öğretmen mi olur?

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Naki Erdemir: “Türkiye Cumhuriyeti bağımsız ve güçlü bir devlet olarak ilelebet yaşayacaksa; eğitim - öğretim sisteminden kaynaklanan sorunların tespiti, tam bağımsız bir milli eğitim olması, mevcut müfredatın evrensel değerler ile yerel değerlerimizin harmanlandığı bir müfredatla yenilenmesi, eğitim fakültelerinin ideal eğitimciler yetiştirecek bir yapıya dönüştürülmesi, okul, aile, öğrenci, öğretmen iletişim ve işbirliğinin gelişimi için iyileştirici faaliyetlerin belirlenmesi gerekir. Öğretmen adayının adam yaralama veya öldürme olayından dolayı hüküm giymemiş, herhangi bir ahlâksızlığa adı karışmamış olması önemlidir. Dolayısıyla adli sicilinin temiz ve güzel ahlâk sahibi olduğunun bilinmesi, bunun da belgesinin ibraz edilmesi, yazılı ve sözlü bir şekilde yapılacak sınavlardan başarılı olması gerekir. LGBTİ ve versiyonları da asla öğretmen yapılmamalıdır. Öğretmen adayının yeni nesilleri yetiştirmesi ve yetiştirdiği bireylere rol-model olması bakımından bunlar oldukça önemli ve gerekli bir şarttır.”

Öğrenci merkezli saçmalığı

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğr. Üy. Doç. Dr. Bayram Özer: “Öğrenci merkezli eğitim hem öğretmenler tarafında hem de öğrenciler açısından bir saçmalığa dönüşmüş durumda. Öğrenciler keyfine göre okula giderek, keyfine göre derse girerek, hatta keyfi istemezse sınava bile girmediği halde sınıfı ve dersi geçse de böyle bir sistemde insan yetişmez. Böyle bir öğrenci merkezli eğitim yerine tamamen öğretmen merkezli eğitim çok daha iyidir. Öğrenci merkezli eğitimin, dersin gruplar halinde ve sırayla öğrenciler tarafından kâğıttan kitaptan ya da akıllı tahtadan okunması, proje adı altında öğrenciye ödev vererek öğrencinin de bu ödevi velisine yaptırması ya da satın alması, öğrencilere eğitimi ücretsiz yapmak, kitapları ücretsiz dağıtmak şeklinde uygulanması hiç mi hiç doğru değildir. Burada yazdığım hizmetler yanlış olduğu için söylemiyorum ama bunları yapınca her şeyi yaptım zannetmek yanlıştır diyorum. Çünkü eğitim disiplin ve ciddiyet isteyen bir iştir. O halde eğitimde ciddiyeti, disiplini, sıkı çalışmayı, öğretmene saygı ve hürmeti geri getirmediğimiz, başarılı, istekli, çalışkan ve hedefleri olan öğrencileri bulup özellikle yetiştirmediğimiz sürece eğitimden beklediğimiz faydayı elde etmek oldukça zor.”

Kadim kültür baz alınmalı

Eğitimci Yazar Adnan Kalkan: “Mevcut eğitim sisteminde pozitivizm ve seküler anlayış gereği gerek ders kitapları gerekse öğretim aşamalarında sadece akla hitap edilerek kalp ve ruh ihmal edilmektedir. Oysa insan sadece biyo-psiko-sosyal bir varlık değildir. Aynı zamanda duygusal ve ruhsal bir varlıktır. Eğitim sadece akla değil duygulara kalbe ve ruha hitap edecek şekilde yeniden düzenlenmelidir. Bilgi düzeyinde verilen bir eğitim mühendisler, doktorlar, öğretmenler yetiştirse de hissiz, duygusuz, huzursuz ve sorumluluk duygusundan yoksun, diğergamlığı bilmeyen, empati kuramayan bireyler yetiştirecektir. Bizim inanç kadim kültürümüzde ise akıl, kalp ve ruh yani ilim, irfan ve hikmet bir bütün olarak verilir. Bu da gerek patolojik gerekse psikolojik açıdan sağlam ve sağlıklı bir neslin yetişmesine vesile olur. Eğitim şurasında milli eğitim’in köklerinin batıdan değil nice medeniyetler kurmuş kendi kadim kültürümüzden ve inanç değerlerimizden alınması üzerine çalışmalar yapılmalıdır.”

Öğretmen bizi anlatmalı

Eğitimci Yazar Prof. Dr. Halit Ertuğrul: “Milli Eğitim Şûrası nedeniyle eğitim sistemimizin yeniden tartışıldığı şu günlerde, ben de üç önemli anekdotla katılmak istedim. Birincisi; ünlü eğitimci Nizam-ül Mülk’ün şu tespitleridir: “Kitaplar bize ‘biz’i anlatmalıdır. Okul ise ‘biz’i yaşatmalıdır. Öğretmenler de ‘biz ’den biri olmalıdır.. İkincisi ise; Bediüzzaman’ın eğitim felsefesi konusundaki şu özlü görüşüdür; ‘Aklın nuru fen ilimleridir, kalbin nuru din ilimleridir. İkisi birleşince hakikat ortaya çıkar. Bir kişiye yalnızca fen ilimleri verilirse inkâr ve şüphe, yalınızca din ilimleri verilirse de taassup ve saplantı oluşur.’ Tıpkı bugün okullarımızda bir yanda din adına dine muhalefetin öte yanda da ateizmin ve deizmin endişe edecek boyutlara ulaşması gibi. Üçüncüsü de; bir gurup Japon eğitimcisiyle görüşmemizden. Kendilerine bugünkü Japon başarısının hikâyesini sormuştuk. Verdikleri cevap çok önemliydi: “İkinci dünya savaşının ağır yenilgisiyle kendimize geldik ve biz olmaya karar verdik. Batının bilimini ve tekniğini kendi şartlarımıza uyarladık ve kendi kültürümüz ve değerlerimizle de kenetlendik. Bütün müfredat programlarımızı da buna göre yazdık. Şimdi ülkemizde her öğretmen kendimizi anlatır, her öğrenci kendimiz gibi olmak için çalışır.”

Değerler eğitimi verilmeli

ASÜ Eğitim Fakültesi Prof. Dr. Süleyman Yılmaz: “Eğitimin ana unsurlarından birisi eğitimcilerdir. Eğitimciler mesleki anlamda donanımlı oldukları gibi vicdanlı da olabilmelidir. Vicdan özveri ve fedakârlığı gerektirir. Öğretmenin itibarlı olması sistemin iyi işlediğinin bir göstergesidir. Öğretmene verilen değer, medeniyetimizin bekasının teminatı olacaktır. Evde başlayacak değer eğitimi okuldaki rol model ve etkinliklerle pekiştirilmelidir. Sosyal etkinlikler, öğrencilerin akademik başarısının yanı sıra sosyal hayatta yer edinebilme, farkındalık süreçlerini geliştirebilmek için oldukça önemlidir.”

Karma eğitim başarısız oldu

Eğitimci Yazar Ali Erkan Kavaklı: “Karma eğitim, 68 kuşağı ve feminist akımın toplumda kadın-erkek eşitliğini sağlama projesi idi. Bir proje 20 yılda netice vermelidir. 1968’lerde uygulamaya konan proje toplumda kadın - erkek eşitliğini sağlamadı ve başarısız oldu. Çünkü karma eğitim, erkek ve kızların farklı yaratılış ve yetenekte olduklarını dikkate almadı. Almanya, İngiltere ve ABD’de yapılan araştırmalar, karma eğitimin toplumda kadın-erkek eşitliğini sağlamadığı kızlara da erkeklere de zarar verdiğini ortaya koydu. Bu eğitim modeli, yaratılıştan getirilen yetenekleri dikkate almıyor. Karma sınıflarda sosyal ve sözel derslerde erkekler, kızlarla yarışamıyor, zarar görüyor zira kızların beyinlerinin sözel bölümü erkeklerden % 11 daha büyük. Karma sınıflarda stres var. Öğrenci alay edilmesi korkusuyla anlamadığı konuyu rahatça soramıyor. Karma eğitim cinsel tacizlere yol açıyor. Milli Eğitim Bakanlığı bu ideolojik bakış açısından kurtulmalı, çocuğuna ayrı eğitim aldırmak isteyen velilere ilkokuldan üniversiteye kadar imkân hazırlamalı.”

Amaç tutarlı nesiller olmalı

Eğitim Bilimci Doç. Dr. Cihat Yaşaroğlu: “Müfredat ya da öğretim programı, öğrencilerin okullarda gördükleri derslerin amaçlarını, muhtevasını, temel çerçevesini belirlemektedir. Müfredat hazırlanırken sadece ‘bilgi’ odaklı amaçlara yer verilmez. Aynı zamanda duygu ve davranışı da kapsayacak şekilde kazanımları ve bakış açısını da ihtiva eder. Bütüncül bir bakış açısıyla müfredatlar incelendiğinde kişiliğin inşasına doğrudan katkı sağlamaktadır. Geliştirilen öğretim programları, bu genel amaçlara ulaştıracak şekilde özel amaçlar ve kazanımlar ihtiva eder. Öğretim programlarına uygun bir biçimde yazılması zorunluluğu olan ders kitapları da daha detaylı bir şekilde bu değerlerin öğrenciye ulaşmasına hizmet eder. Son olarak sınıf içerisinde öğretmen, müfredatı uygulamaya koyarak değerlerin öğrenciler tarafından kazanılmasına gayret gösterir. Pratikte müfredatın öğrencide ‘hayat bulması’ bu şekildedir.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

LEVENT OYTUN

Esas yapacağınız şey evlatları hırsız arsız ve yolsuz yetiştirmemektir. Ahlaksız olduktan kul hakkını hem de utanmadan yedikten sonra inancından kime ne? Dini eğitim verip ahlak eğitimi vermeyecekseniz kalsın.

ufuk

Müfredatı türkiye devleti yapmıyor dolayısı ile yukarıda yazdıklarınızın hepsi boş ve anlamsın 1950 yılına kadar ingiltere sonrasında ABD'ye devretmiştir halen abd ankara eğitim ateşesi ve genelkurmay eğitim ateşesi talim terbiye kurulunun birer üyesidir lakin talim terbiye kurulunun web sayfasına girin iki ismi de göremezsiniz nerede bağımsız TÜRKİYE ?
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23