Star Gazetesi sahibi Ethem Sancak, Doğan medyayı ve köşe yazarlarını eleştirdi. Sancak, Aydın Doğan'ı televizyonda tartışmaya davet etti.
ES Medya Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak 24 TV'de Bıçak Sırtı programında Ersoy Dede'nin sorularını yanıtladı.
Murat Sancak'a yapılan saldırıyı değerlendiren Ethem Sancak, "Hayli zamandır Örtülü ve açık olarak tehditler alıyorduk. Gerçekten son haftalarda özellikle Star Medya Grubu'na menfur saldırılar oldu. Önce bütün çalışanlarımızı hedeflediler. Sonra da çok saygın bir yöneticimize, Star Medya Grubu Başkanı'na, Murat Sancak'ın canına kastettiler. Sebebini soracak olursanız, halkın güzel bir deyimi var: Görünen köy kılavuz istemez. Aslında bunu herkes algılıyor. Çok güzel ve veciz bir şekilde izah etti Sayın Cumhurbaşkanımız." açıklamasını yaptı.
EMRİ PATRONDAN ALIYORLAR
Hürriyet yazarı Ahmet Hakan ve Ertuğrul Özkök'le yaşadıkları polemiğe Sancak, "Ertuğrul ile öyle tanışıyoruz ki, bana "Senin bu yazarların seni okutamıyor, beni al okutayım" diyecek kadar tanıyorum kendisini.
Biz solculuk yaparken o Paris'teydi. Daha sonraki zamanlarda daha çok muhabbetimiz oldu. Ahmet Hakan ile pek tanışmıyoruz. Bir keresinde bir program gerekçesiyle uzun bir muhabbetimiz oldu. Bir keresinde, bizim magazin muhabirlerimiz peşine takıldı beni aradı "Ya Ethem ağabey kurtar" beni dedi.
Patronlarından icazet almasa, bana küstahça saldırma cesaretinde bulunamazlardı. Demek ki patronlarından alıyorlar." açıklamasını yaptı.
CNN'E GİTMEM HAKAN'IN PROGRAMINA KATILMAM
Sancak sözlerine şöyle devam etti: Beni kaynağımı soruyorlar. Bu tür aptalca çamur atmalarca beni karalamaya çalışıyorlar. Ben en şeffaf girişimciyim. Çok şükür şeffaflığı seven biriyim. İşimin de hiçbir kuruşunu bu milletten gizli tutmadım. Her şey açık. Medyaya harcadığım paralar da belli. Kuruş kuruş hesabı verilebilir. Ben ve benim üzerimden saygın yöneticileri Aydın Doğan gelsin, hani 24'e gelmez, ben de CNN'ye gitmem. Habertürk'te Fatih Altaylı var fatih moderatörlük yapsın, ben servetimin kaynağını açıklayayım, ama o da açıklasın. İsterse Oğuz Haksever'e gidelim. Bana her şeyi sorsun. Ahmet Hakan ya da Şirin Payzın'ın yürüttüğü programa gitmem.
AYDIN DOĞAN'LA TARAFSIZ BİR KANALA ÇIKALIM, HERKES SERVETİNİN KAYNAĞINI AÇIKLASIN
Buradan söyleyeyim. Aydın Doğan gelsin, hadi 24'e gelmez. Ben de CNN'e gitmem. Ama Habertürk'te Fatih Altaylı var. Saygın bir gazetecidir. Onun programına çıkalım. Fatih moderatörlük yapsın. Ben servetimin kaynağını açıklayayım. Ama Aydın Doğan da servetinin kaynağını açıklasın.
İstiyorsa Oğuz Haksever'e gidelim. NTV'ye gidelim. Hani tarafsız sahaya gidelim. Karşılıklı oturalım, o kalemşörleri üzerinden bana yönelttiği soruların hepsini sorsun. Ben de bazı şeyler sorayım. Bu millet görsün. Türkiye'nin hangi medya patronu nereden nereye gelmiş? Hangi varidatı harcıyor ve medyayı kullanarak hangi servetleri yapmış?
Buraya gelmez Aydın Bey. Haklı da. Ben de mesela Ahmet Hakan'ın yönettiği veya Şirin Payzın'ın yönettiği bir programa gitmem. Patron güdümlülerin yanında özgür bir tartışma alanı olmaz. Ama Habertürk - Fatih Altaylı. Ona çıkalım.
Ha şunu diyebilir "ya Fatih Altaylı eskiden benimle çalışmıştı, bana bir husumeti var, çok objektif olamaz". E o zaman Oğuz Haksever'e çıkalım. Oğuz saygın bir gazetecidir. Oğuz dilediğini sorsun, biz de birbirimize soralım.
Ben ona sorayım:
Milliyet nasıl el değiştirdi? Neyin pahasına el değiştirdi? Hürriyet neyin pahasına el değiştirdi?
O da sorsun: Türk Medya'yı nasıl aldıın?
Çağırayım ben Çukurova'yı temsilen Osman Berkmen'i anlatsın. Hangi paralarla aldım? Neyi üstlenerek aldım? Aldığım kişi işte.
Aydın Bey de istiyorsa, Erol Simavi'yi çağırsın. Veya Karacan ailesini çağırsın. Bu medya kuruluşları nasıl el değiştirdi?
Ben çağırayım Fettah'ı. İşi devrettiğim ve sonradan geri aldığım arkadaşımı.
Çağıralım, Star Gazetesi'ni o gün aldığımız TMSF yöneticilerini. Otursunlar.
Bu sürede bu medyaya ne harcadım? Ve bunun kaynakları neydi? Bunları ortaya dökelim.
Hatta önceden bir hazırlık yapalım. Hani denetim kuruluşları var ya, çok uluslu denetim kuruluşları. Onlardan bağımsız denetçiler davet edelim. Hepimizin geçmişine baksın. Ne kadar para harcadım ben medyaya ve nereden geldi bunlar? O ne kadar harcadı ve nereden geldi?
Bunları oturalım konuşalım. Aydın Bey de benim nereden geldiğimi bilir, ben de Aydın Bey'in nereden geldiğini biliyorum. Hani hep siyasetçilere çağrı yapıyorlar ya, gelin stüdyomuzda birbirinizi anlatın diyorlar. Basın patronları da gelsin. Biz de bir kamu görevi yapıyoruz siyasetçiler gibi. Basın bir kamu görevidir. "Dördüncü kuvvet" mi diyorlar basına, "beşinci kuvvet" mi? Halkın haber alma hakkını girişime çevirerek oradan para kazanmaya çalışıyoruz. O zaman bizim de şeffaf olmamız lazım.
OTURDUĞUM EVİ AYDIN DOĞAN'DAN SATIN ALDIM
Oturalım, neyimiz var, nasıl edindik bunları? Mesela benim oturduğum bir evim var ben evi Aydın Doğan'dan satın aldım. Beni o evi kaça aldığımı biliyor. Kendisinden aldım. Yani hukukumuz o kadar iç içeydi. O gün de gerekli kolaylığı yaptı bana, indirim yaptı. İlişkimiz öyleydi, birbirimizi çok severdik. O da bunu söylerdi.
AYDIN DOĞAN'A ZAMAN ZAMAN DERDİM Kİ...
Anadolu'dan gelmiş, otomotiv piyasasına girmiş, orada bir takım sıkıntılar çekmiş, oradan da buralar gelmiş bir Anadolu girişimcisi olarak saygı duyardım. Zaman zaman da söylerdim."Kendini koru, başka rüzgarlara ne olur alet olma. Büyük bir girişimcisin, belli bir yere geldin" derdim. Yani affına sığınarak ve o günkü ilişkilerimize binaen.
BU YAYINLAR PKK'YI AKLAMA GİRİŞİMLERİ
Yani Aydın Bey beni biliyor, ben de az çok kendisini biliyorum. Kalemşörleri üzerinden bana kara çalıp beni itibarsızlaştırmayı bir tarafa bıraksın. Bunlar Anadolu mertliğine sığan yaklaşımlar değil. Çamur at izi kalsın, itibarsızlaştırma, işte "kendi kendine suikast yapmış, kendi kendini vurdurmuş, yok polisle bir olmuş mizansen yapmış..."
Bunların amacı ne? Bunlar PKK'yı aklama girişimleri. Buradan söylüyorum. Murat Sancak'ın kurşunlanmasından neredeyse 3 hafta önce, Türkiye Cumhuriyeti'nin istihbaratı beni uyardı. Dedi ki "KCK halk ayaklanması çağrısıyla beraber, kendilerine engel gördüğü Ethem Sancak'ı da hedefe koymuş, kendine dikkat et" dedi. Açık. Sonradan suikast gerçekleşti.
MLKP STAR'A KONULAN BOMBAYI ÜSTLENMİŞTİ
Ha bu suikastı kim yaptı, çıkacak o. Yapılış tarzından, kullanılan silahın cinsinden, kullanılan mermiden çıkar. Ama "kendi kendine yapmıştır, bu adi sıradan bir olaydır" söylemi Doğan Grubu'ndan dillendirildiği zaman bu kimin suçunu örter? Belli. Bir ay önce MLKP bombayı üstlenmiş. Onu da mı biz kendi kendimize koyduk? Onu da öyle söylediler.