Eşini öldürdüğü iddiasıyla yargılanan sanık: "Bir anlık öfke ile olay meydana geldi"
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Eşi Fatma Günegül'ü öldürdüğü iddiasıyla yargılanan Yücel Günegül öldürme kastını reddetti; mahkeme tutukluluğu sürdürüp duruşmayı tanıklar için erteledi.
Samsun'un Canik ilçesi Hacınaipli Mahallesi'ndeki köy evinde 25 Eylül 2025'te eşi Fatma Günegül'ü (41) boğarak ve yüzüne kupa ile vurarak öldürdüğü iddiasıyla hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen tutuklu sanık Yücel Günegül'ün (49) yargılanmasına Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinde başlandı. Sanık, 4 çocuk annesi eşini öldürme kastının olmadığını savunarak "Bir anlık öfke ile olay meydana geldi. Çok çok pişmanım" dedi.
İlk duruşmanın sonunda mahkeme heyeti, Günegül'ün tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı tanıkların dinlenmesi için ileri bir tarihe erteledi.
İlkadım ilçesi Rasathane Mahallesi'nde oturan Yücel Günegül ile 25 yıllık eşi Fatma Günegül arasında, kıskançlık ve aldatılma iddiaları nedeniyle uzun süredir sorun yaşandığı öğrenildi. Çift arasında daha önce de şiddet olaylarının meydana geldiği, Günegül'ün 9 Nisan 2025'te eşini bıçakla omzundan yaraladığı, boğazını sıktığı ve darp ettiği gerekçesiyle tutuklandığı, daha sonra yargılama sırasında tahliye edildiği belirtildi.
25 Eylül 2025'te Günegül'ün eşine "Hadi kalk gidelim köye doğru, sürprizim var sana, güzel yerlere götüreceğim seni" diyerek birlikte dışarı çıktıkları ve Canik ilçesindeki köy evlerine gittikleri öğrenildi. Gecenin ilerleyen saatlerinde çift arasında aldatılma iddiaları nedeniyle yeniden tartışma çıktığı belirtildi. İddiaya göre Yücel Günegül, eşinin başını duvara vurup yere yatırdıktan sonra bir eliyle boğazını sıktı, diğer eliyle de seramik kahve kupasıyla yüzüne defalarca vurdu. Evin balkonunda meydana gelen olayda Fatma Günegül hayatını kaybetti. Eşinin üzerine yorgan örten Günegül, aracıyla Asarcık ilçesi istikametine yola çıktı.
Gece saatlerinde Asarcık İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, alkollü araç kullandığı gerekçesiyle Günegül'ü durdurdu; görevlilere direnmesi üzerine hakkında işlem yapıldı. Gözaltına alınan Günegül, adli rapor için götürüldüğü Asarcık Devlet Hastanesi'nde ayakkabısında kan izi fark edilince kontrol edildi, çoraplarında da kan lekeleri bulundu. Sorgusunda önce ayağına çivi battığını söylediği, ardından eşinin başını duvara vurduğunu ve boğduğunu itiraf ettiği belirtildi. İhbar üzerine köy evine giden Canik İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Fatma Günegül'ü ölü buldu.
Cumhuriyet savcılığının hazırladığı iddianamede sanık hakkında "eşe karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İddianameyi kabul eden Samsun 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kapatılması üzerine dosya, Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesine nakledildi.
Sanık kupayla vurduğunu reddetti
Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık, olay günü kızı Selma ile eşinin tartıştığını gördüğünü, kavganın büyümemesi için eşine sürpriz yapmak istediğini söyledi. Köy evinin balkonunda kahve içtikleri sırada eşinin telefonla mesajlaştığını, ona "Beni aldatıyorsun, neden böyle yapıyorsun?" dediğini aktardı.
Eşinin karşılık vermesiyle tartışmanın büyüdüğünü söyleyen Günegül, şu savunmayı yaptı: "Ben de tokat attım. Tokat atınca bana saldırdı, saçlarımı tuttu. Karşılıklı boğuşurken kafasını balkondaki mermer taşına vurdu. Eşimi bayıldı sandım. İpi bağlayarak intihara kalkıştım. Eşimin kahvesi kupa bardaktı, ben yüzüne vurmadım. Benim elimde cam bardak vardı. Ben intihar teşebbüsünden önce kız kardeşimi aradım, 'Yengenle kavga ettik, siz ambulans çağırın' dedim. Bu konunun araştırılmasını istiyorum. Maktul boğuşurken dengesini kaybetti. Bir anlık öfke ile olay meydana geldi. Pişmanım, adaletinize sığınıyorum."
Olay günü 2 bira içtiğini ancak alkollü olmadığını savunan sanık, "Gerekirse elektronik kelepçe, ev hapsi uygulansın" sözleriyle tahliyesini istedi.
Kızı babasından şikayetçi olmadı
Duruşmada tanık olarak dinlenen çiftin kızı Selma Yenigün, babasından şikayetçi olmadığını ve babasının olayları doğru anlattığını söyledi. Annesinin daha önce Mersin'e gittiğini, orada Mustafa isimli bir şahıstan söz ettiğini anlatan Yenigün, annesini Mersin'e kendisinin götürdüğünü belirtti: "Annem bana kadın sığınma evine gideceğini söyledi. Annem ile babamın ona yaptırdığı altınları bozdurup birlikte Mersin'e gittik. Ben geri döndüm. Annem bir hafta sonra beni arayarak Mustafa isimli şahıstan bahsetti ve 'Ben yapamadım, kadın sığınma evine gideceğim' dedi."
Annesinin 2-3 gün sığınma evinde kaldığını, ardından babasına "beni seviyorsan, beni al" dediğini ve babasının onu Mersin'den aldığını aktaran Yenigün, olay günü annesiyle yemek yapma konusunda tartıştıklarını, babasının "Yemek yapmanıza gerek yok, sana sürprizim var" diyerek annesini yemeğe götürmek istediğini anlattı. Babasının annesini istemeyerek öldürdüğüne emin olduğunu savunan Yenigün, "Babam zaten annemi defalarca affetti. Tahliye olmasını istiyorum" diye konuştu.
Avukatı tahliye istedi
Sanık avukatı Ertan Avcı ise müvekkilinin eşini öldürme kastıyla hareket etmediğini savundu. Maktulün sosyal medya üzerinden başka kişilerle görüştüğünü iddia eden Avcı, müvekkilinin 4 çocuğu ve torunu bulunduğunu, ailesini bir arada tutmak istediğini söyledi. Müvekkilinin eşiyle birlikte köy evine giderken sigara ve kahve almasının öldürme kastıyla hareket etmediğini gösterdiğini savunan Avcı, "Müvekkilimin öldürme kastı ile hareket etmediği ortada" dedi. Olayın istemeyerek meydana geldiğini öne süren Avcı, müvekkilinin tahliye edilmesini talep etti.