• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Esed’in hedefi İdlib’de etnik temizlik

Yeniakit Publisher
2019-08-27 12:25:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Esed’in hedefi İdlib’de etnik temizlik

Türk gözetleme noktaları ve konvoylarının taciz edilmesi hamlesinin rastgele bir olay olmadığını vurgulayan Dr. Can Kasapoğlu, Suriye rejiminin bütün bir Astana sürecini tehlikeye attığına dikkat çekti. Operasyon alanında konuşlandırılmış rejim kuvvetlerinin mezhep temelli sınıflandırma ile yapılan bir havuzdan seçildiğini hatırlatan Kasapoğlu, İdlib’de rejim tarafından etnik bir temizlik ihtimalinin yüksek olduğunu söyledi.

Analiz: Dr. Can Kasapoğlu

(İstanbul merkezli bağımsız düşünce kuruluşu EDAM’ın Güvenlik ve Savunma Çalışmaları Programının direktörü)

Suriye Arap Hava Kuvvetleri 19 Ağustos 2019 tarihinde, Suriye’nin kuzeybatısında Morik’teki gözlem noktasına doğru intikal halinde olan bir Türk askeri konvoyunu hedef aldı. Baas rejiminin pervasız bir provokasyon olan ve Türk konvoyunu durdurma maksadı taşıyan bu saldırgan hamlesi, angajman kurallarının dışına çıkan bir askeri birlik veya disiplinsiz paramiliter gruplar tarafından gerçekleştirilmediği gibi, rastgele bir olay da değildi.

Bahse konu provokasyon, özü itibarıyla, Suriye Arap Silahlı Kuvvetlerinin çok yakında insani bir felakete yol açabilecek olan İdlib’deki genel taarruzunun bir parçası. Ayrıca, Esed güçlerinin ileri konuşlu Türk birliklerini taciz etmeyi sürdürdüğü bu ortamda Astana barış süreci, kaderinin tayin edileceği çok ciddi bir sınavdan geçiyor. Han Şeyhun’u yakın bir zamanda ele geçiren Baas rejim güçleri, buradan muhtemelen M5 karayolundaki bir başka kritik yerleşim olan kuzeydeki Maaratü’n-Nu’man’a doğru ilerlemeyi hedefleyecektir. Bir süredir devam eden Rus hava bombardımanları da bu yerleşimi çevreleyen alanlara odaklanmış durumda. Bu arada, esas plana göre Morik’teki gözlem görevi için ilerleyen Türk konvoyu, Han Şeyhun’la Maaratü’n-Nu’man’ın tam ortasında bulunan Heş köyünün etrafında geçici olarak savunma pozisyonu aldı. Bu nedenle, Suriye Arap Silahlı Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilecek pervasız bir taarruz veya kontrolsüz ateş açılması gibi hamleler şiddet sarmalının giderek artmasına neden olabilir.

Morik’teki Türk gözetleme noktası, gözümüzü ayırmamamız gereken, taktik öneme sahip diğer bir parlama noktası. Gözetleme noktasında bulunan Türk birliği şu ana kadar herhangi bir saldırıya uğramamış olsa dahi, ikmal hattını açık tutmak şu anda Türkiye için ciddi bir mesele.

İdlib’de yeni bir insani kriz başlayabilir

Uluslararası toplum, rejimin kontrolsüz bir şekilde İdlib’i zorlamasının, Suriye savaşının en büyük felaketlerinden birini tetikleme ihtimali olduğu gerçeğini kavramalı. Operasyon alanında konuşlandırılmış rejim kuvvetlerini oluşturan birliklerin, mezhep temelli sınıflandırma yapılan bir havuzdan seçildiği akılda tutulmalıdır. Bu birlikleri komuta edenler ise, sicillerinde çok sayıda savaş suçu bulunan sertlik yanlısı generaller. Netice olarak, yaklaşmakta olan rejim taarruzu milyonlarca insanı yerinden edebilir. Ve bu ihtimal sadece Türkleri değil, Batılıları da endişelendirmeli, zira Türkiye yeni bir toplu göç dalgasını kaldıramaz.

Astana süreci tehlikede

Baas rejiminin Morik’te bir emsal ortaya koymaya ve sonra da bunu İdlib’in etrafını saran bütün Türk askeri birliklerine -hatta bundan çok daha iddialı bir şekilde Suriye geneline- teşmil etmeye niyetli göründüğü bugünlerde, Ankara, Suriye Arap Silahlı Kuvvetlerine çok yakında sert bir cevap vermek zorunda kalabilir. Jeopolitik olarak, Türk Hükümeti, Esed’in güçlerinin Türk birliklerini kuşatmasına, sonra da onları geri çekilmeye zorlamasına izin veremez. Baas rejimi, gözetleme noktalarını doğrudan ya da dolaylı biçimde test etmeye kalkışacak olursa, Ankara çok sert bir mukabelede bulunmak zorunda kalacaktır. Suriye Arap Silahlı Kuvvetlerinin Türk birliğine yönelik tehlikeli teşebbüsü, Baas rejiminin Ankara’yı askeri bir mukabeleye zorladığı bu ortamda Astana sürecine ciddi zararlar verebilir. Türk yönetimi konuyla ilgili Moskova ile teması önceleyen, soğukkanlı bir yaklaşımı benimsedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya gezisi sonrasında daha net bir durum değerlendirmesi yapmak mümkün olacak.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23