Ertuğrul Özkök dansözlüğü ile övündü! 'Sözcü Genel Yayın Yönetmeni Yılmaz'ı da dansöz' ilan etti
28 Şubat'ın medya tetikçilerinden Ertuğrul Özkök, kovulduğu Hürriyet'te genel yayın yönetmeni iken 20 yıl boyunca dansözlük yaptığını söylemişti. Gelen eleştirilere cevap veren Özkök, Sözcü Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz'ı da dansöz ilan ederek, kendisine dansöz eleştirisi yapılmasından gocunmadığını ifade etti.
Yeniakit.com.tr
35 yıl çalıştığı Hürriyet'te, 28 Şubat darbesi sürecinde attığı manşetlerle darbenin medya tetikçiliği görevini üstlenen "dansöz" Ertuğrul Özkök, eşinin adına gönderme yaparak "Tansu'ya Mektuplar" başlığı ile yazdığı yazılarına devam ediyor.
Metin Yılmaz'ı da dansöz ilan etti!
Özkök son yazısında, "Çok rahatlıkla dansözlük yaptım diyebiliyorum, bu gocunacak bir şey değil benim için." sözlerine gelen eleştirilere cevap verirken, Sözcü Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz'ı "dansöz" ilan ederek, Yılmaz'ı takdir ettiğini söyledi.
"Büyük bir gazeteyi yönetmek için insanın dansöz olması gerekir." diyerek dansözlüğü ile övünen Özkök, "Ben dansözüm de Sözcü Gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni nedir diye düşündünüz mü hiç?" diye sordu.
Çizilen dansöz karikatürü ile övündü
Ertuğrul Özkök, Öznur Kalender'in kendisini dansöz olarak çizdiği karikatürle ilgili de, "Gırgır ve Çarşaf dergilerinin kapağında rahmetli Süleyman Demirel’i ve Turgut Özal’ı dansöz olarak gösteren onlarca karikatürü de bulunduğu için, bu küçük müzede benimkinin de bulunması hoşuma gider" dedi.
Kendisini "dansözlük" üzerinden eleştirenlere cevap verirken Sözcü Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz'ı öne sürerek, Yılmaz'ın da "dansöz" olduğunu ifade eden Özkök, şunları söyledi:
Ben dansözüm de Uğur Dündar'ı yönetebilen biri değil mi? Ben diyorum ki; büyük bir gazeteyi yönetmek için insanın dansöz olması gerekir. Hadi bu kelimeye alışamayacaksınız, 'Dans yeteneğine sahip olması gerekir' diyeyim. Ve gelin şöyle küçük bir medya turu yapalım. Ben dansözüm de Sözcü gazetesinin genel yayın yönetmeni nedir diye düşündünüz mü hiç?
Efsane gazeteci Uğur Dündar’ın hakkedilmiş egosunu yönetmek kolay bir iş midir sanıyorsunuz… Yılmaz Özdil’le Emin Çölaşan’ı, Ruhat Mengi’yi aynı gazetede birer sayfa ara ile idare etmek… Ve bütün bunlara haksız suçlamalarla yurtdışında yaşamak zorunda kalan bir patronunun duygularını yönetmek için harcanan çabayı da eklerseniz… Evet bal gibi dansöz olmak lazım.
Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni'nin de "dansöz" olduğunu belirten Ertuğrul Özkök, şöyle devam etti:
Cumhuriyet'te Alev Coşkun'un merkeziyetçiliğini yönetmek. Ya Cumhuriyet Gazetesi… Onun genel yayın yönetmeni daha mı az dansözdür sanıyorsunuz… Alev Coşkun’un mutlak merkeziyetçi iradesi ile Emre Kongar’ın, Orhan Bursalı’nın, Ali Sirmen’in, Mustafa Balbay’ın Mine Kırıkkanat’ın, herbiri"ni, köşelerinde eyaletleşmiş beyliklikerini bir arada tutmak. Anti Amerikancılıkta Perinçek’le aynı cephede olup da, siyasette farklı cephelerde oturmak… Kolay bir iş mi sanıyorsunuz…O nedenle başta Hasan Cemal olmak üzere Cumhuriyet’in bütün genel yayın yönetmenlerini hep taktir ettim.
